İçinde evaz olan 20 kelime var. İçerisinde EVAZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında evaz olan kelimeler listesine ya da sonu evaz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

LEVAZIMATÇILIK

12 Harfli Kelimeler

LEVAZIMCILIK

11 Harfli Kelimeler

LEVAZIMATÇI, MÜTEVAZILIK

9 Harfli Kelimeler

ADİLCEVAZ, LEVAZIMAT, LEVAZIMCI, MÜTEVAZİN, NEVAZİŞLİ, TEVAZUSUZ

8 Harfli Kelimeler

MÜTEVAZI, MÜTEVAZİ, TEVAZULU

7 Harfli Kelimeler

LEVAZIM, NEVAZİL, NEVAZİŞ, TEVAZÜN

6 Harfli Kelimeler

TEVAZU

5 Harfli Kelimeler

CEVAZ, EVAZE

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Evaz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A E V Z

3 Harfli Kelimeler

EZA, VAZ

2 Harfli Kelimeler

AV, AZ, EV, VE, ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LEVAZIMATÇILIK

  1. [isim] Levazımatçının yaptığı iş
LEVAZIMCILIK

  1. [isim] Levazımcının görevi
    • "İyi asker olmayan Cemal Paşa, mükemmel levazımcılık yapıyor." (Falih Rıfkı Atay)
LEVAZIMATÇI

  1. [isim] Levazımat satan veya alan kimse
  2. Öleni gömmek için gerekli malzemeyi satan kimse
    • "Levazımatçı dükkânının önünden geçerken gördüğü içeriden sızan ışığa bakılırsa Athan daha dükkândan çıkmamış olabilirdi…" (Bahadır Yenişehirlioğlu)
MÜTEVAZILIK

  1. [isim] Bakınız alçak gönüllülük
LEVAZIMAT

Kelime Kökeni: Arapça levāzimāt

  1. [isim, eskimiş] Gerekenler, lazım olan şeyler
    • "Çamaşırlarını, elbiselerini, bütün eşya ve levazımatını da İngiltere'den getirtti." (Refik Halit Karay)
  2. [askerlik] Askerî araç gereçlerin tümü
ADİLCEVAZ

  1. [isim] Bitlis iline bağlı ilçelerden biri
TEVAZUSUZ

  1. [sıfat] Alçak gönüllü olmayan
MÜTEVAZİN

Kelime Kökeni: Arapça mutevāzin

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız oranlı
NEVAZİŞLİ

  1. [sıfat] İçinde iltifat bulunan gönül alan; nüvazişli
LEVAZIMCI

  1. [isim] Levazım sınıfından olan kimse
MÜTEVAZI

Kelime Kökeni: Arapça mutevāżiʿ

  1. [sıfat] Bakınız alçak gönüllü
    • "Sakin, mütevazı ve kalabalıktan kaçan ruhunu incitmemek için onu, birkaç kişi ile sırtımda ebedî makamına ben götürdüm." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Bakınız gösterişsiz
    • "Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı." (Sâmiha Ayverdi)
TEVAZULU

  1. [sıfat] Bakınız alçak gönüllü
    • "Onu herkes işinin ehli, uysal ve tevazulu bir adam telakki ediyordu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
MÜTEVAZİ

Kelime Kökeni: Arapça mutevāzī

  1. [sıfat, eskimiş] Birbirine paralel olan
  2. [matematik] Bakınız paralel
TEVAZÜN

Kelime Kökeni: Arapça tevāzun

  1. [isim, eskimiş] Birbirine denk olma, dengede bulunma
LEVAZIM

Kelime Kökeni: Arapça levāzim

  1. [isim] Değişik iş kollarında gerekli olan şeyler, araç ve gereçler
    • "Anadolu şehirleri, kasabaları, köyleri harıl harıl levazım gönderdiler." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Gerekli araç ve gereçleri sağlayan büro
    • "Hayri Efendi ayakta bekledi, müsteşar kâğıdı okudu, levazım müdürü ile konuştu." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [askerlik] Ordunun geri hizmetinde ihtiyacı olan bütün malzeme veya bu malzemeyi sağlayan bölüm
    • "Sağlık, levazım gibi geri hizmetlerde çalıştırılıyor, sedye, karavana taşıyorduk." (Necati Cumalı)
NEVAZİŞ

Kelime Kökeni: Farsça nevāziş

  1. [isim, eskimiş] İltifat, gönül alma, okşama; nüvaziş
    • "Vaktiyle en tatlı iltifatları, en sıcak nevazişleri ondan işittim." (Orhan Seyfi Orhon)
NEVAZİL

Kelime Kökeni: Arapça nevāzil

  1. [isim, eskimiş, tıp] Bakınız nezle
    • "Sabah erkenden ayaza çıkarsan nevazil olursun..." (Burhan Felek)
TEVAZU

Kelime Kökeni: Arapça tevāżuʿ

  1. [isim] Bakınız alçak gönüllülük
    • "Bilhassa tevazusu ile herkesin hürmet ve muhabbetini kazanmıştı." (Necip Fazıl Kısakürek)
CEVAZ

Kelime Kökeni: Arapça cevāz

  1. [isim, eskimiş] Bakınız izin
EVAZE

Kelime Kökeni: Fransızca évasé

  1. [sıfat] Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
    • "Evaze etek."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü