İçinde etme olan 9 harfli 160 kelime var. İçerisinde ETME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında etme olan kelimeler listesine ya da sonu etme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Etme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EMET, ETME
3 Harfli Kelimeler
MET, TEM
2 Harfli Kelimeler
EM, ET, ME, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAZMETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça hażm + Türkçe etmek
-
[-i]
Bakınız sindirmek
-
[mecaz]
Hoşa gitmeyen bir davranışı karşılıksız bırakmak, içine atmak
-
Herhangi bir olay veya duruma katlanmak, dayanmak, sabretmek
- "Zannediyorum ki bu acıyı hazmedemeyeceğim."
-
[-i]
Bakınız sindirmek
- GADRETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ġadr + Türkçe etmek
-
[-e, eskimiş]
Haksızlık etmek
-
[-e, eskimiş]
Haksızlık etmek
- SÖYLETMEK
-
-
[-e, -i]
Söylemesine yol açmak
- "Söylettiklerinin, bize çağrıştırdıklarının hep yeni şeyler olmasını özlüyorum."
-
Söylemek zorunda bırakmak, itiraf ettirmek
- "Öldüreceği, laf söyleteceği adamı diri diri fırına kor, gözünün önünde yakardı."
-
[-e, -i]
Söylemesine yol açmak
- RECMETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça recm + Türkçe etmek
-
[-i]
Taşa tutmak, taşa tutarak öldürmek
-
[-i]
Taşa tutmak, taşa tutarak öldürmek
- BAHSETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça baḥs̱ + Türkçe etmek
-
[-den]
Bir konu üzerinde söz söylemek, konuşmak
- "Annesine eziyet ettiğine inandığı babasından fazla bahsetmek istemediğini sezdim."
-
[-den]
Bir konu üzerinde söz söylemek, konuşmak
- KİRLETMEK
-
-
[-i]
Kirli duruma getirmek
- "Madenî kol düğmeleri bunları yeşilimtırak bir leke ile kirletirdi."
-
Küçük veya büyük abdestini yapmak; pislemek
- "Çocuk altını kirletmiş."
-
[mecaz]
Bakınız lekelemek
- "Böyle bir şüphe insanı kirletir."
-
[-i]
Kirli duruma getirmek
- RESMETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça resm + Türkçe etmek
-
[-i]
Bir şeyin resmini çizmek
-
[mecaz]
İz yapmak, işlemek, nakşetmek
-
[-i]
Bir şeyin resmini çizmek
- ZEHRETMEK
-
Kelime Kökeni: Farsça zehr + Türkçe etmek
-
[-i]
Tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, bunaltmak, acı vermek, sıkmak, üzmek
- "Hayatımın sonuna kadar böyle her günümü zehredemem."
-
[-i]
Tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, bunaltmak, acı vermek, sıkmak, üzmek
- YÜKLETMEK
-
-
[-e, -i]
Yükleme işini yaptırmak
- "Boyuna kolumu çekip hep kabahati bana yükletiyor."
-
[-e, -i]
Yükleme işini yaptırmak
- HİSSETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥiss + Türkçe etmek
-
[-i]
Bakınız duymak
- "Hançer saplanmış gibi keskin bir sızı hissetmişti kasıklarında."
-
Bir şeyden etkilenmek, duymak
-
Bir şeyi sezmek, farkına varmak, anlamak
- "Bu yıkılışın ona geldiğini hep hissediyorduk."
-
[mecaz]
Saymak, addetmek
- "Ömürleri boyunca hep kendilerini başkalarından sorumlu hissetmiş ve ancak böyle ayakta kalabilmiş insanlardan biriydi."
-
[-i]
Bakınız duymak
- HAYRETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫayr + Türkçe etmek
-
[-e]
Yararı olmak
- "… herkes ‘rüşvet ve zulümle toplanmış mal kime hayretmiş ki ona hayredecek! Oh olsun!’ diyecektir."
-
[-e]
Yararı olmak
- SESLETMEK
-
-
[-i]
Sesleme işini yaptırmak
-
[-i]
Sesleme işini yaptırmak
- CELBETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça celb + Türkçe etmek
-
[-i]
Kendi üzerine çekmek
- "Sonra memnuniyetimi celbetmek için olacak bir türkü çağırmaya başladı."
-
Getirtmek, davet etmek, çağırtmak
- "Bu kumpanyaların biri dört beş oyun verdikten sonra bey bir gece direktörü huzuruna celbetmiş."
-
[-i]
Kendi üzerine çekmek
- NASBETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça naṣb + Türkçe etmek
-
[-e, -i, eskimiş]
Bakınız atamak
-
[-e, -i, eskimiş]
Bakınız atamak
- GÜRLETMEK
-
-
[-i]
Gürlemesine sebep olmak
- "Onlardan öğrenir uğuldamayı / Gökleri gürleten sert fırtınalar"
-
[-i]
Gürlemesine sebep olmak
- YÜZLETMEK
-
-
[-i]
Yüzleme işini yaptırmak
-
[-i]
Yüzleme işini yaptırmak
- TİTRETMEK
-
-
[-i]
Titremesine yol açmak
- "Ellerini büsbütün titretiyordu."
-
[mecaz]
Korku salmak
-
[-i]
Titremesine yol açmak
- DARBETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḍarb + Türkçe etmek
-
[-i]
Vurmak, çarpmak
-
Para basmak
-
[matematik]
Bakınız çarpmak
-
[-i]
Vurmak, çarpmak
- EYERLETME
-
-
[isim]
Eyerletmek işi
-
[isim]
Eyerletmek işi
- DİNLETMEK
-
-
[-e, -i]
Dinlemesini sağlamak, söz geçirmek
- "Terli terli su içme diye o kadar söyledim, dinletemedim."
-
[-e, -i]
Dinlemesini sağlamak, söz geçirmek