İçinde etme olan 9 harfli 160 kelime var. İçerisinde ETME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında etme olan kelimeler listesine ya da sonu etme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Etme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E M T

4 Harfli Kelimeler

EMET, ETME

3 Harfli Kelimeler

MET, TEM

2 Harfli Kelimeler

EM, ET, ME, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAZMETMEK

Kelime Kökeni: Arapça hażm + Türkçe etmek

  1. [-i] Bakınız sindirmek
  2. [mecaz] Hoşa gitmeyen bir davranışı karşılıksız bırakmak, içine atmak
  3. Herhangi bir olay veya duruma katlanmak, dayanmak, sabretmek
    • "Zannediyorum ki bu acıyı hazmedemeyeceğim." (Reşat Nuri Güntekin)
GADRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ġadr + Türkçe etmek

  1. [-e, eskimiş] Haksızlık etmek
SÖYLETMEK

  1. [-e, -i] Söylemesine yol açmak
    • "Söylettiklerinin, bize çağrıştırdıklarının hep yeni şeyler olmasını özlüyorum." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Söylemek zorunda bırakmak, itiraf ettirmek
    • "Öldüreceği, laf söyleteceği adamı diri diri fırına kor, gözünün önünde yakardı." (Ömer Seyfettin)
RECMETMEK

Kelime Kökeni: Arapça recm + Türkçe etmek

  1. [-i] Taşa tutmak, taşa tutarak öldürmek
BAHSETMEK

Kelime Kökeni: Arapça baḥs̱ + Türkçe etmek

  1. [-den] Bir konu üzerinde söz söylemek, konuşmak
    • "Annesine eziyet ettiğine inandığı babasından fazla bahsetmek istemediğini sezdim." (Ahmet Kabaklı)
KİRLETMEK

  1. [-i] Kirli duruma getirmek
    • "Madenî kol düğmeleri bunları yeşilimtırak bir leke ile kirletirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Küçük veya büyük abdestini yapmak; pislemek
    • "Çocuk altını kirletmiş."
  3. [mecaz] Bakınız lekelemek
    • "Böyle bir şüphe insanı kirletir."
RESMETMEK

Kelime Kökeni: Arapça resm + Türkçe etmek

  1. [-i] Bir şeyin resmini çizmek
  2. [mecaz] İz yapmak, işlemek, nakşetmek
ZEHRETMEK

Kelime Kökeni: Farsça zehr + Türkçe etmek

  1. [-i] Tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, bunaltmak, acı vermek, sıkmak, üzmek
    • "Hayatımın sonuna kadar böyle her günümü zehredemem." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
YÜKLETMEK

  1. [-e, -i] Yükleme işini yaptırmak
    • "Boyuna kolumu çekip hep kabahati bana yükletiyor." (Sermet Muhtar Alus)
HİSSETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḥiss + Türkçe etmek

  1. [-i] Bakınız duymak
    • "Hançer saplanmış gibi keskin bir sızı hissetmişti kasıklarında." (Ayşe Kulin)
  2. Bir şeyden etkilenmek, duymak
  3. Bir şeyi sezmek, farkına varmak, anlamak
    • "Bu yıkılışın ona geldiğini hep hissediyorduk." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [mecaz] Saymak, addetmek
    • "Ömürleri boyunca hep kendilerini başkalarından sorumlu hissetmiş ve ancak böyle ayakta kalabilmiş insanlardan biriydi." (Elif Şafak)
HAYRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḫayr + Türkçe etmek

  1. [-e] Yararı olmak
    • "… herkes ‘rüşvet ve zulümle toplanmış mal kime hayretmiş ki ona hayredecek! Oh olsun!’ diyecektir." (Nahid Sırrı Örik)
SESLETMEK

  1. [-i] Sesleme işini yaptırmak
CELBETMEK

Kelime Kökeni: Arapça celb + Türkçe etmek

  1. [-i] Kendi üzerine çekmek
    • "Sonra memnuniyetimi celbetmek için olacak bir türkü çağırmaya başladı." (Refik Halit Karay)
  2. Getirtmek, davet etmek, çağırtmak
    • "Bu kumpanyaların biri dört beş oyun verdikten sonra bey bir gece direktörü huzuruna celbetmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
NASBETMEK

Kelime Kökeni: Arapça naṣb + Türkçe etmek

  1. [-e, -i, eskimiş] Bakınız atamak
GÜRLETMEK

  1. [-i] Gürlemesine sebep olmak
    • "Onlardan öğrenir uğuldamayı / Gökleri gürleten sert fırtınalar" (Enis Behiç Koryürek)
YÜZLETMEK

  1. [-i] Yüzleme işini yaptırmak
TİTRETMEK

  1. [-i] Titremesine yol açmak
    • "Ellerini büsbütün titretiyordu." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Korku salmak
DARBETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḍarb + Türkçe etmek

  1. [-i] Vurmak, çarpmak
  2. Para basmak
  3. [matematik] Bakınız çarpmak
EYERLETME

  1. [isim] Eyerletmek işi
DİNLETMEK

  1. [-e, -i] Dinlemesini sağlamak, söz geçirmek
    • "Terli terli su içme diye o kadar söyledim, dinletemedim." (Çetin Altan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü