İçinde etme olan 9 harfli 160 kelime var. İçerisinde ETME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında etme olan kelimeler listesine ya da Sonu etme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E M T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EMET, ETME
3 Harfli Kelimeler
MET, TEM
2 Harfli Kelimeler
EM, ET, ME, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAMDETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-e]
Tanrı'ya şükretmek
- "Ben hiç şikâyet etmem hâlimizden. Her zaman Allah'a hamdederim." (Necati Cumalı)
-
[-e]
Tanrı'ya şükretmek
- KİRLETMEK
-
-
[-i]
Kirli duruma getirmek, pisletmek
- "Madenî kol düğmeleri bunları yeşilimtırak bir leke ile kirletirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Küçük veya büyük abdestini yapmak, pislemek
- "Çocuk altını kirletmiş."
-
Kadının ırzına geçmek, namusuna zarar vermek
-
Namusuna, onuruna zarar verecek bir suç yüklemek, lekelemek
- "Böyle bir şüphe insanı kirletir."
-
[-i]
Kirli duruma getirmek, pisletmek
- ATEŞLETME
-
-
[isim]
Ateşletmek işi
-
[isim]
Ateşletmek işi
- GASBETMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi zorla, izinsiz almak
-
[-i]
Bir şeyi zorla, izinsiz almak
- NEMLETMEK
-
-
[-i]
Nemli duruma getirmek
-
[-i]
Nemli duruma getirmek
- DERCETMEK
-
-
[-i]
Almak, toplamak
-
Kaydetmek
- "Bir deftere birçok manzumelerimi dercetmiştim." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[-i]
Almak, toplamak
- İLERLETME
-
-
[isim]
İlerletmek işi
-
[isim]
İlerletmek işi
- EŞELETMEK
- ...
- HALLETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak
-
Yoluna koymak, olumlu sonuca bağlamak
- "Bakınız, tesadüf bunu ne kadar güzel düşünüp halletti." (Memduh Şevket Esendal)
-
Bir cismi bir sıvı içinde eritmek
-
Çözmek
-
Cinsel ilişki kurmak
-
Bir yemeği yenecek duruma getirmek
-
[-i]
Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak
- SÖYLETMEK
-
-
[-i]
Söylemesine yol açmak
-
Söylemek zorunda bırakmak, itiraf ettirmek
- "Öldüreceği, laf söyleteceği adamı diri diri fırına kor, gözünün önünde yakardı." (Ömer Seyfettin)
-
[-i]
Söylemesine yol açmak
- HASRETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Bir şeyin bütününü birine, bir şeye ayırmak, vermek
- "Yaşını başını almıştı, kocası başta herkes ona artık vaktini ibadete hasretmek zamanı geldiğini, daha doğrusu ahireti düşünmek saati çaldığını ima ediyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[-i]
Bir şeyin bütününü birine, bir şeye ayırmak, vermek
- İNCELETME
-
-
[isim]
İnceletmek işi
-
[isim]
İnceletmek işi
- ZEMMETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Yermek, kınamak, kötülemek, çekiştirmek
-
[-i]
Yermek, kınamak, kötülemek, çekiştirmek
- SEYRETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak
- "Kitapçı vitrinlerinde kendi eserlerini gördükçe durup hayran hayran seyrediyor." (Haldun Taner)
- "Sen şimdi curcunayı seyret!"
-
[-i]
Bir olaya karışmadan bakmak
- "Rabia biraz şaşkın, salapuryada arkadaş olduğu çocuklu tazenin kocasıyla buluşmasını seyrediyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
Eğlenmek, görmek, öğrenmek vb. için bakmak, izlemek
- "Televizyon seyretmek."
-
Taşıt, ilerlemek, yol almak
-
Hastalık sürmek, devam etmek
-
Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak
- HİSSETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Fiziksel bir uyarıyı duymak
- "Ben öyle dalmış düşünürken, omuzumda bir el hissettim." (Haldun Taner)
-
Bir şeyden etkilenmek, duymak
-
Sezmek, farkına varmak, anlamak
- "Bu yıkılışın ona geldiğini hep hissediyorduk." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-i]
Fiziksel bir uyarıyı duymak
- ÖZÜMSETME
-
-
[isim]
Özümsetmek işi
-
[isim]
Özümsetmek işi
- GADRETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-e]
Haksızlık etmek
-
[-e]
Haksızlık etmek
- BELLETMEN
-
-
[isim]
Eğitim kurumlarında etütleri denetleyen kimse, belletici
-
[isim]
Eğitim kurumlarında etütleri denetleyen kimse, belletici
- İKİLETMEK
-
-
[-i]
İkileme işini yaptırmak
-
[-i]
İkileme işini yaptırmak
- SÜSLETMEK
-
-
[-i]
Süsleme işini yaptırmak
-
[-i]
Süsleme işini yaptırmak