İçinde etli olan 8 harfli 51 kelime var. İçerisinde ETLİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında etli olan kelimeler listesine ya da Sonu etli ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E L T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ELİT, ELTİ, ETİL, ETLİ, LİET
3 Harfli Kelimeler
ETİ, İLE, TEL
2 Harfli Kelimeler
EL, ET, İL, İT, LE, TE, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOKETLİK
-
-
[isim]
Koket olma durumu
- "Sesi yine tatlılaşıyor, kıyafetine, tavırlarına bir koketlik geliyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Koket olma durumu
- SAADETLİ
-
-
[sıfat]
Mutlu
-
[isim]
Osmanlı döneminde korgeneral ile albay arasındaki rütbeli subaylara ve bu derecedeki vezirlere verilen unvan
-
[sıfat]
Mutlu
- KUVVETLİ
-
-
[sıfat]
Gücü çok olan, zorlu, şiddetli
- "Güneşin en yüksek, rüzgârın en kuvvetli olduğu an kavga azıyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Sağlam, dayanıklı olan
- "Beyaz şayaklar giymiş, kuvvetli gürbüz yüzü, ensesi güneşten yanmış sporcu." (Ömer Seyfettin)
-
Görevini iyi yapan, keskin
- "Kuvvetli gözleri var."
-
Çok etkileyici
- "En kuvvetli inatlar ve zulmetler bile artık mukavemet edemiyor." (Ömer Seyfettin)
-
Saygın, nüfuzlu
-
Üstün
-
Etkili
- "İkinci gün sıtmadan şüphelendik, kuvvetli dozda kinin verdik." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Gücü çok olan, zorlu, şiddetli
- MANŞETLİ
- ...
- KASVETLİ
-
-
[sıfat]
İç sıkıcı, sıkıntılı
- "Eski mahalle çok kasvetli, loş bir mahalle idi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
İç sıkıcı, sıkıntılı
- ASALETLİ
-
-
[sıfat]
Soylu
-
[sıfat]
Soylu
- HİKMETLİ
-
-
[sıfat]
Bilgece olan
- "Hikmetli sözler."
-
[sıfat]
Bilgece olan
- SEPETLİK
-
-
[sıfat]
Sepet yapmaya elverişli olan
- "Sepetlik saz."
-
[isim]
Yapılarda çıkıntı
-
[isim]
Göbek çevresindeki karın bölgesi
-
[sıfat]
Sepet yapmaya elverişli olan
- İSABETLİ
-
-
[sıfat]
Yerine düşmüş, yerinde, uygun
- "İsabetli bir karar aldılar."
-
[sıfat]
Yerine düşmüş, yerinde, uygun
- ZAHMETLİ
-
-
[sıfat]
Zahmetle yapılan, yorucu, sıkıntılı, eziyetli, güç
- "Hepsinde, zahmetli bir oyundan henüz çıkmış mektep çocuklarının sevinçli yorgunluğu vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Sıkıntı veren
- "Sıcaktan, zahmetli yollarda yürümekten yorulmuştu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[sıfat]
Zahmetle yapılan, yorucu, sıkıntılı, eziyetli, güç
- ETİKETLİ
-
-
[sıfat]
Etiketi olan
-
Protokole uygun (davranış)
-
[sıfat]
Etiketi olan
- ŞİDDETLİ
-
-
[sıfat]
Etkisi çok olan, zorlu
- "Bir aralık rahmetli babam şiddetli bir romatizmaya tutulmuştu." (Falih Rıfkı Atay)
-
Hızlı
- "Şiddetli yağmurun damlaları camı dövüyordu." (Reşat Enis)
-
Aşırı
- "Şiddetli geçimsizlik."
-
[sıfat]
Etkisi çok olan, zorlu
- KASKETLİ
-
-
[sıfat]
Kasketi olan
- "Bu rıhtım boyunca birtakım mavi gömlekli, siyah kasketli hamallar yukarıya doğru bağırıyorlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Kasketi olan
- ADALETLİ
-
-
[sıfat]
Adil
- "Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alır." (Anayasa)
-
[sıfat]
Adil
- AZAMETLİ
-
-
[sıfat]
Ulu, çok büyük
-
Gururlu
-
Görkemli, heybetli
-
Debdebeli
-
Çalımlı, kurumlu
- "Hatta biraz da azametli, kibirli muamelesi bana epeyce garip görünmüştü doğrusu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Ulu, çok büyük
- KIYMETLİ
-
-
[sıfat]
Değerli
- "Zamanımızda kıymetli şeylerin muhafazası güçleşti." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Değerli
- HİDDETLİ
-
-
[sıfat]
Kızgın, öfkeli
- "Nihayet kocası onun hiddetli olduğunu hissetti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Kızgın, öfkeli
- HÜRMETLİ
-
-
[sıfat]
Saygılı
-
Oldukça büyük, okkalı
- "Direk gibi bir boynu, hürmetli bir göğsü vardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Saygılı
- KUDRETLİ
-
-
[sıfat]
Gücü olan, güçlü
- "İnsan değil miyiz, kudretliyi çekemez, düşmüş olanı, bize benzediği için severiz." (Haldun Taner)
-
Başarılı, üstün
- "Celal Bey'in kudretli çalışması onu dünyanın her tarafında tanıtmıştır." (Etem İzzet Benice)
-
[sıfat]
Gücü olan, güçlü
- AHRETLİK
-
-
[isim]
Besleme kız, beslek
-
Ahiret kardeşi olan kadınlardan her biri
- "Yerine oturmadı; ahretlik teyzenin getirdiği çayı da ayakta içiyordu." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Öbür dünyada karşılığını görme umuduyla yapılan (iş veya iyilik)
-
[isim]
Besleme kız, beslek