İçinde etl olan 8 harfli 63 kelime var. İçerisinde ETL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında etl olan kelimeler listesine ya da Sonu etl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E L T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TEL
2 Harfli Kelimeler
EL, ET, LE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BARETLİK
- ...
- HASRETLİ
-
-
[sıfat]
Hasreti olan, özlemli
- "İstanbul'un binlerce yüreği böyle bir inmenin hasretlisiydi." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Hasreti olan, özlemli
- ŞEHVETLİ
-
-
[sıfat]
Cinsel isteği olan, kösnül
- "Kadını âdeta şehvetli ve anormal bir zevkle, değil erkek hatta kızlar bile seyrediyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
Aşırı isteği olan
-
[sıfat]
Cinsel isteği olan, kösnül
- ETLENMEK
-
-
[nsz]
Şişmanlamak, semirmek
- "Kısarak boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş bir hanım var." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Şişmanlamak, semirmek
- HEYBETLİ
-
-
[sıfat]
Görünüşü korku ve saygı uyandıran
- "Heybetli adam."
-
Büyük, ulu, azametli
- "Biz onların yorgun ve durgun bile olsa düzgün ve heybetli hâllerini görüyorduk." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Görünüşü korku ve saygı uyandıran
- SAADETLE
-
-
[zarf]
"Güle güle" anlamında esenleme sözü
-
[zarf]
"Güle güle" anlamında esenleme sözü
- KASVETLİ
-
-
[sıfat]
İç sıkıcı, sıkıntılı
- "Eski mahalle çok kasvetli, loş bir mahalle idi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
İç sıkıcı, sıkıntılı
- AFİYETLE
-
-
ağız tadıyla, keyifle
- "Allah daha ziyade afiyet versin." (Necati Cumalı)
- "Cezveyi sürüyor, fincana boşaltıyor, kahveyi afiyetle içiyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
ağız tadıyla, keyifle
- AHRETLİK
-
-
[isim]
Besleme kız, beslek
-
Ahiret kardeşi olan kadınlardan her biri
- "Yerine oturmadı; ahretlik teyzenin getirdiği çayı da ayakta içiyordu." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Öbür dünyada karşılığını görme umuduyla yapılan (iş veya iyilik)
-
[isim]
Besleme kız, beslek
- ZAHMETLİ
-
-
[sıfat]
Zahmetle yapılan, yorucu, sıkıntılı, eziyetli, güç
- "Hepsinde, zahmetli bir oyundan henüz çıkmış mektep çocuklarının sevinçli yorgunluğu vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Sıkıntı veren
- "Sıcaktan, zahmetli yollarda yürümekten yorulmuştu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[sıfat]
Zahmetle yapılan, yorucu, sıkıntılı, eziyetli, güç
- HÜRMETLİ
-
-
[sıfat]
Saygılı
-
Oldukça büyük, okkalı
- "Direk gibi bir boynu, hürmetli bir göğsü vardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Saygılı
- HİKMETLİ
-
-
[sıfat]
Bilgece olan
- "Hikmetli sözler."
-
[sıfat]
Bilgece olan
- KUDRETLİ
-
-
[sıfat]
Gücü olan, güçlü
- "İnsan değil miyiz, kudretliyi çekemez, düşmüş olanı, bize benzediği için severiz." (Haldun Taner)
-
Başarılı, üstün
- "Celal Bey'in kudretli çalışması onu dünyanın her tarafında tanıtmıştır." (Etem İzzet Benice)
-
[sıfat]
Gücü olan, güçlü
- HİDDETLİ
-
-
[sıfat]
Kızgın, öfkeli
- "Nihayet kocası onun hiddetli olduğunu hissetti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Kızgın, öfkeli
- EVETLEME
-
-
[isim]
Evetlemek işi veya durumu
-
[isim]
Evetlemek işi veya durumu
- RAĞBETLİ
-
-
[sıfat]
İstek gören, rağbet gören, rağbet edilen
-
[sıfat]
İstek gören, rağbet gören, rağbet edilen
- DEVLETLİ
-
-
[sıfat]
Mutluluk ve refah içinde olan (kimse)
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda paşa, vezir vb. devlet adamlarına verilen unvan
-
[sıfat]
Mutluluk ve refah içinde olan (kimse)
- MANŞETLİ
- ...
- GAYRETLİ
-
-
[sıfat]
Çalışkan, çaba gösteren
-
[sıfat]
Çalışkan, çaba gösteren
- MÜDDETLİ
-
-
[sıfat]
Süreli, süresi olan
-
[sıfat]
Süreli, süresi olan