İçinde eti olan 8 harfli 55 kelime var. İçerisinde ETİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eti olan kelimeler listesine ya da Sonu eti ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ETİ
2 Harfli Kelimeler
ET, İT, TE, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İLETİŞİM
-
-
[isim]
Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon
- "Falih Rıfkı Atay da düşünen ve iyi iletişim kuran bir insandı." (Refik Erduran)
-
Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon
- "Basın mensupları bağlı oldukları yayın kuruluşları ile iletişim hâlindeydiler." (Nazlı Eray)
-
[isim]
Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon
- MANYETİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan
-
[isim]
Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka
-
[sıfat]
Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan
- KİRLETİŞ
- ...
- YETİNGEN
-
-
[sıfat]
Kanaatkâr
-
[sıfat]
Kanaatkâr
- İLETİLİŞ
-
-
[isim]
İletilme işi veya biçimi
-
[isim]
İletilme işi veya biçimi
- BALIKETİ
-
-
[sıfat]
Balıketinde
-
[sıfat]
Balıketinde
- YETİŞMEK
-
-
[-e]
Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak
- "Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti." (Ömer Seyfettin)
-
Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak
- "Bu giysi yarına yetişmeli."
-
Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak
- "Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak
- "Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Değmek, uzanıp dokunabilmek
- "Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez."
-
Vakit bulmak, yapabilmek
- "Ben bu kadar işe yetişemem."
-
[nsz]
Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek
- "Bu para yetişir. Bu yemek hepimize yetişir."
-
Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak
- "Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm." (Peyami Safa)
-
[nsz]
Üremek, büyümek, olmak
- "Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-de]
Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek
- "İşte bu kadronun içinde yetişecektim ben." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek
-
Yardım etmek, yardımına koşmak
- "Tam o sırada talih imdadıma yetişti." (Refik Halit Karay)
-
[-e]
Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak
- YETİNMEK
-
-
[-le]
Bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek, kanaat etmek, iktifa etmek
- "Çaydan hazzetmez, sabah kahvaltılarında dahi kahveyle yetinir." (Atilla İlhan)
-
[-le]
Bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek, kanaat etmek, iktifa etmek
- ÇETİNLİK
-
-
[isim]
Çetin olma durumu, sertlik
-
[isim]
Çetin olma durumu, sertlik
- TÜKETİCİ
-
-
[isim]
Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse, yoğaltıcı, müstehlik, üretici karşıtı
- "Devlet tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır." (Anayasa)
-
[sıfat]
Bitiren, mahveden
-
[isim]
Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse, yoğaltıcı, müstehlik, üretici karşıtı
- GEVŞETİŞ
- ...
- ATLETİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılan bireysel sporların genel adı
-
[isim]
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılan bireysel sporların genel adı
- MANYETİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Mıknatıs özelliği olan doğal demir oksidi (Fe2O4)
-
[isim]
Mıknatıs özelliği olan doğal demir oksidi (Fe2O4)
- ETİKETLİ
-
-
[sıfat]
Etiketi olan
-
Protokole uygun (davranış)
-
[sıfat]
Etiketi olan
- GETİRTİŞ
- ...
- HERMETİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Yalıtımlı
-
[sıfat]
Yalıtımlı
- KOZMETİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Cildi ve saçları güzelleştirmeye, canlı tutmaya yarayan her türlü madde
-
[isim]
Cildi ve saçları güzelleştirmeye, canlı tutmaya yarayan her türlü madde
- FETİŞİST
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Fetişizmi uygulayan (kimse, görüş)
-
Fetişizme düşkün (kimse)
-
Fetişizmi uygulayan (kimse, görüş)
- DİNLETİŞ
- ...
- KÖRLETİŞ
-
-
[isim]
Körletme işi veya biçimi
-
[isim]
Körletme işi veya biçimi