İçinde eti olan 6 harfli 18 kelime var. İçerisinde ETİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eti olan kelimeler listesine ya da sonu eti ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Eti Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ETİ
2 Harfli Kelimeler
ET, İT, TE, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖĞRETİ
-
-
[isim, felsefe]
Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü; doktrin
-
Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü; doktrin
- "Öğretisini başkalarına iletebilmekten umudunu kestiği anlar bile oluyordu."
-
Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği; meslek, mezhep
-
Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü
-
[isim, felsefe]
Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü; doktrin
- AVDETİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿavdetī
-
[sıfat, din bilimi]
Bakınız dönme
-
[sıfat, din bilimi]
Bakınız dönme
- YETİME
-
Kelime Kökeni: Arapça yetįme
-
[isim]
Yetim olan kız
- "Adam bu yetime ile evlenmeyi düşünmediği gibi, başkasıyla evlendirip yabancıyı malına ortak kılmak da istememekte, yetimeyi ortada tutmaktadır."
-
[isim]
Yetim olan kız
- ETİBBA
-
Kelime Kökeni: Arapça eṭibbāʾ
-
[isim, eskimiş]
Hekimler
-
[isim, eskimiş]
Hekimler
- ETİKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca étiquette
-
[isim]
Bir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt
-
[mecaz]
Bakınız kimlik
- "Avrupa'da bir Şarklı etiketi altında seyahat etmenin ilk defa olarak bir faydasını gördüm."
-
[mecaz]
Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol
- "İki teklifsiz dost olmakla beraber Sevim'le Mükerrem etiketten ayrılmazlar, birbirlerine daima 'siz' derler."
-
[isim]
Bir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt
- POETİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca poétique
-
[sıfat]
Bir şairin sanat anlayışının açıklandığı metin
- "Her üçü de şiirde musikiyi gözetmiş, mükemmeliyet fikrine inanmış olsalar da aralarında şiir poetikaları açısından önemli farklar vardır."
-
[sıfat]
Bir şairin sanat anlayışının açıklandığı metin
- NETİCE
-
Kelime Kökeni: Arapça netīce
-
[isim]
Bakınız sonuç
- "Konferansın müspet bir neticeye iktiran etmemiş olduğu malumunuzdur."
-
[isim]
Bakınız sonuç
- EĞRETİ
-
-
[sıfat]
Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, bir şeyin yerine geçici olarak kullanılan
- "O gün için oraya eğreti olarak getirilmişe benziyordu."
-
İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan
- "Konuk kadının durgunluğu evdeki tedirginliktendi, iğne üstünde oturuyormuşçasına eğretiydi duruşu."
-
Bakınız takma
- "Eğreti diş. Eğreti bacak."
-
Belli belirsiz olan
-
Uyumsuz, yakışmamış
-
[zarf]
İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde
- "Ayakları karada ama eğreti duruyorlar rıhtım taşları üzerinde."
-
[zarf]
Bakınız üstünkörü
- "Her işi eğreti yapar oldun, her işi ucundan tutar oldun."
-
İleride geri alınmak üzere verilen şey
-
[sıfat]
Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, bir şeyin yerine geçici olarak kullanılan
- ASETİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca acétique
-
[sıfat, kimya]
Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan
-
[sıfat, kimya]
Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan
- İLETİM
-
-
[isim]
İletmek işi
-
[fizik]
İletken şeylerden ısı veya elektriğin geçmesi
-
[kimya, fizik]
Bakınız ısı yayımı
-
[isim]
İletmek işi
- ETİLEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca éthylène
-
[isim, kimya]
Yanıcı, renksiz, az kokulu, 0,97 yoğunluğunda karbon ve hidrojen birleşimi
-
[isim, kimya]
Yanıcı, renksiz, az kokulu, 0,97 yoğunluğunda karbon ve hidrojen birleşimi
- İLETİŞ
-
-
[isim]
İletmek işi
-
[isim]
İletmek işi
- RETİNA
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim, anatomi]
Bakınız ağ tabaka
-
[isim, anatomi]
Bakınız ağ tabaka
- GETİRİ
-
- ÜRETİM
-
-
[isim]
Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme; istihsal, prodüksiyon, tüketim karşıtı
- "Bu arada üç beş yazarın üretimi de araya kaynayıp gidiyor."
-
[isim]
Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme; istihsal, prodüksiyon, tüketim karşıtı
- VETİRE
-
Kelime Kökeni: Arapça vetīre
- ÜRETİŞ
-
-
[isim]
Üretmek işi
-
[isim]
Üretmek işi
- BETİLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız figüratif
-
[sıfat]
Bakınız figüratif