İçinde eten olan 8 harfli 17 kelime var. İçerisinde ETEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eten olan kelimeler listesine ya da sonu eten ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eten Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E N T

4 Harfli Kelimeler

ETEN

3 Harfli Kelimeler

NET, TEN

2 Harfli Kelimeler

EN, ET, NE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FÜCCETEN

Kelime Kökeni: Arapça fucʾeten

  1. [zarf] Ansızın ölerek
İLAVETEN

Kelime Kökeni: Arapça ʿilāveten

  1. [zarf] Ek olarak, ek yoluyla, ekleyerek
    • "Bunlara ilaveten çocukların getirilmesi için doktor, hemşire, seyyar karyola ve battaniye gönderilmesi konusunda çalışmalar da aralıksız devam eder." (Ali Kuzu)
ARİYETEN

Kelime Kökeni: Arapça ʿāriyeten

  1. [zarf, eskimiş] Eğreti olarak, ödünç olarak, geçici olarak
    • "Çamaşıra ariyeten dışarıdan adam da getiriyorlar." (Ercüment Ekrem Talu)
İZAFETEN

Kelime Kökeni: Arapça iżāfeten

  1. [zarf] Bir şeye veya kimseye bağlanarak, dayanarak, ilişki kurarak, mal edilerek
  2. Bir kimse adına saygı duyularak
İDARETEN

Kelime Kökeni: Arapça idāreten

  1. [zarf] Belli bir süre için, geçici olarak
    • "Üst üste yığılmış kutular, açılmamış koliler arasında üstünkörü bir yaşam, geçici ve idareten." (Elif Şafak)
EMANETEN

Kelime Kökeni: Arapça emāneten

  1. [zarf] Emanet olarak
CÜMLETEN

Kelime Kökeni: Arapça cumleten

  1. [zarf] Bakınız hep birden
    • "Söyleneni duymazdan gelip, kolyeyi Mehtap'ın eline tutuşturup döndüm ustayı selamladım başımla ve sonra öbürlerini cümleten." (Emine Işınsu)
NİSPETEN

Kelime Kökeni: Arapça nisbeten

  1. [zarf] Bir dereceye kadar, oldukça
    • "İki üç dakika hafif ve tatlı bir sersemlik içinde kaldım, sükûtun lezzetini nispeten tenha olan bu sokakta yudum yudum içmiştim." (Kenan Hulûsi Koray)
  2. [edat] Bakınız oranla
    • "Evde otele nispeten daha rahat edecekti."
MADDETEN

Kelime Kökeni: Arapça māddeten

  1. [zarf] Maddi bakımdan, manen karşıtı
    • "Milletini maddeten ve manen yükseltmek istemeyen adam nasıl samimi Türkçü olabilir?" (Orhan Seyfi Orhon)
KETENCİK

  1. [isim, bitki bilimi] Deniz yosununun ince bir cinsi (Muscus arboreus)
  2. [bitki bilimi] Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki (Chamaelina sativa)
  3. Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ
ETENESİZ

  1. [sıfat] Etenesi olmayan
    • "Etenesiz memeli."
BELLETEN

  1. [isim] Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi
ASALETEN

Kelime Kökeni: Arapça aṣāleten

  1. [zarf] Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı
    • "Yeğeninin asaleten aşiret reisliğine seçilmesi münasebetiyle tebrik etti." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  2. Kendi adına hareket ederek
VEHLETEN

Kelime Kökeni: Arapça vehleten

  1. [zarf, eskimiş] İlk anda
  2. Bakınız ansızın
ACELETEN

Kelime Kökeni: Arapça ʿaceleten

  1. [zarf] Bakınız çabucak
HÜRMETEN

Kelime Kökeni: Arapça ḥurmeten

  1. [zarf] Saygı göstermek için
    • "Hürmeten yerinden doğrulup bağdaş kurdu." (İhsan Oktay Anar)
KERPETEN

Kelime Kökeni: Arapça kelbetān

  1. [isim] Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü