İçinde et olan 9 harfli 523 kelime var. İçerisinde ET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında et olan kelimeler listesine ya da Sonu et ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EZİYETSİZ
-
-
[sıfat]
Eziyet çekmeden yapılan, sıkıntısız, üzgüsüz
-
[sıfat]
Eziyet çekmeden yapılan, sıkıntısız, üzgüsüz
- SÜNNETLİK
-
-
[sıfat]
Sünnet için hazırlanmış olan
-
[sıfat]
Sünnet için hazırlanmış olan
- VELİNİMET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birine, etkisi yaşadıkça sürecek bir iyilik ve bağışta bulunan kimse
- "Velinimetlerinin bulunmadığı her mecliste kimseye söz bırakmayarak hep kendi konuşuyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Birine, etkisi yaşadıkça sürecek bir iyilik ve bağışta bulunan kimse
- BELLETİCİ
-
-
[isim]
Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci
-
[isim]
Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci
- EHEMMİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Önem
- "Bu işlerde yaşın ne ehemmiyeti olurmuş?" (Haldun Taner)
- "Randevu saatlerine ehemmiyet verir misiniz?" (Kemal Tahir)
-
[isim]
Önem
- EHLİYETLİ
-
-
[sıfat]
Yeterli
-
Ehliyeti olan
-
[sıfat]
Yeterli
- LEZZETSİZ
-
-
[sıfat]
Tadı güzel olmayan, tatsız
-
[sıfat]
Tadı güzel olmayan, tatsız
- TAZELETME
-
-
[isim]
Tazeletmek işi
-
[isim]
Tazeletmek işi
- MİNNETTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birinden gördüğü iyiliğe karşı kendini borçlu sayan, gönül borcu olan kimse, gönül borçlusu
- "Beni de aranıza aldığınıza minnettarım." (Haldun Taner)
- "Kendine minnettar kalan ahalinin elleri üzerinde geziyor." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Birinden gördüğü iyiliğe karşı kendini borçlu sayan, gönül borcu olan kimse, gönül borçlusu
- MUHALEFET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık
-
Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu
-
Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler
-
[isim]
Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık
- SURETİYLE
- ...
- KAFETERYA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta
- "O yeni kafeterya önünden yürümek isterseniz omzunuz duvara sürünür." (Necati Cumalı)
-
Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer
-
[isim]
Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta
- ROKETATAR
-
-
[isim]
Bazuka
-
[isim]
Bazuka
- FİŞLETMEK
-
-
[-i]
Fişleme işini yaptırmak
-
[-i]
Fişleme işini yaptırmak
- GÖZETİLME
-
-
[isim]
Gözetilmek işi
-
[isim]
Gözetilmek işi
- HAMDETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-e]
Tanrı'ya şükretmek
- "Ben hiç şikâyet etmem hâlimizden. Her zaman Allah'a hamdederim." (Necati Cumalı)
-
[-e]
Tanrı'ya şükretmek
- BASKETBOL
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 m yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu
-
[isim]
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 m yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu
- HAYATİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yaşama gücü, canlılık
-
[isim]
Yaşama gücü, canlılık
- KIYMETTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Değerli
- "O kıymettar elmaslar işte bu kadının hediyeleri idi." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[sıfat]
Değerli
- NEZRETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Adamak
-
[-i]
Adamak