İçinde et olan 8 harfli 511 kelime var. İçerisinde ET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında et olan kelimeler listesine ya da sonu et ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Et Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E T

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LÜPLETME

  1. [isim] Lüpletmek işi
AZAMETLİ

  1. [sıfat] Bakınız ulu
  2. Bakınız gururlu
    • "Kendisi gayet titiz, kibirli, azametli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar imiş." (Ahmet Rasim)
  3. Bakınız görkemli
    • "Hayvancağızlar, incecik ayakları üstünde bu azametli güzellik yükünü taşımak kendilerine ağır geliyor gibi bazen titremeye başlarlar." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Bakınız kurumlu (II)
HİZMETÇİ

  1. [isim] Hizmet gören kimse
  2. Belli bir ücretle ev işlerini yapmak için tutulan kadın işçi
    • "Arkasından kucağı paketlerle dolu hizmetçi kızla içeri giriyorlar." (Yusuf Ziya Ortaç)
İNLETMEK

  1. [-i] İnlemesine yol açmak
  2. [mecaz] Çok eziyet vermek, eziyet çektirmek
ETİMOLOG

Kelime Kökeni: Fransızca étymologue

  1. [isim] Bakınız köken bilimci
METİNSEL

  1. [sıfat] Metinle ilgili, metne ilişkin
  2. Metne dayalı
    • "Bu iç gerçeklik, kişisel olanın metinsel olana dönüşmesini zorunlu kılar." (Selim İleri)
HASETLİK

  1. [isim] Bakınız kıskançlık
    • "Fakat, hasetlik, hırs, aynı zamanda da ilerleyişin, üretimin bir dinamosu olduğu için, onun yenileceğini düşünmek biraz güç." (Adalet Ağaoğlu)
İZAFETEN

Kelime Kökeni: Arapça iżāfeten

  1. [zarf] Bir şeye veya kimseye bağlanarak, dayanarak, ilişki kurarak, mal edilerek
  2. Bir kimse adına saygı duyularak
CÜMLETEN

Kelime Kökeni: Arapça cumleten

  1. [zarf] Bakınız hep birden
    • "Söyleneni duymazdan gelip, kolyeyi Mehtap'ın eline tutuşturup döndüm ustayı selamladım başımla ve sonra öbürlerini cümleten." (Emine Işınsu)
SIRRETME

  1. [isim] Sırretmek işi
ETTİRGEN

  1. [sıfat] İşi başkasına yaptıran veya yapılmasına yol açan
BETİMSEL

  1. [sıfat] Bakınız betimlemeli
    • "Betimsel İlk Çağ bilimlerinden çok uzaktayız." (Melih Cevdet Anday)
SIHRİYET

Kelime Kökeni: Arapça ṣihriyyet

  1. [isim, eskimiş] Evlenme sonucu oluşan akrabalık
    • "Kendi yetiştirdiği evlatlığı, Kimya ile evlendirmek suretiyle bir nevi sıhriyet de tesis edebilmişti." (Asaf Halet Çelebi)
AHRETLİK

  1. [isim] Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri
    • "Yerine oturmadı, ahretlik teyzenin getirdiği çayı da ayakta içiyordu." (Tarık Buğra)
  2. [sıfat] Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılan (iş veya iyilik)
  3. Bakınız besleme
    • "Evinde anadan ve babadan kalma ihtiyar, emektar bir Arap aşçısından başka on yedi yaşında, tombul, beyaz, oynak bir ahretliği vardı." (Ömer Seyfettin)
ÖZETLEME

  1. [isim] Özetlemek işi
    • "Halk sanatçısı olduğuna inandığım bu aktörden alımladığımı özetlemeye çalışacağım." (Selim İleri)
ARİYETEN

Kelime Kökeni: Arapça ʿāriyeten

  1. [zarf, eskimiş] Eğreti olarak, ödünç olarak, geçici olarak
    • "Çamaşıra ariyeten dışarıdan adam da getiriyorlar." (Ercüment Ekrem Talu)
EZİYETLİ

  1. [sıfat] Eziyet çekerek yapılan; zahmetli
  2. Eziyet veren, eziyet çektiren; üzgülü
    • "Eziyetli adam."
KÖRLETME

  1. [isim] Körletmek işi
KOKETLİK

  1. [isim] Koket olma durumu
    • "Sesi yine tatlılaşıyor, kıyafetine, tavırlarına bir koketlik geliyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bakınız hoppalık
KAHRETME

  1. [isim] Kahretmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü