İçinde et olan 8 harfli 511 kelime var. İçerisinde ET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında et olan kelimeler listesine ya da Sonu et ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKDETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Yapmak
- "Hükûmet tarafından Belgrat'a dostluk muahedesini akdetmek için gönderilmiştim." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[-i]
Yapmak
- AZLETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Bir kişiyi görevinden almak, uzaklaştırmak
- "Beni bir daha devlet işlerinde kullanılmamak üzere azlettiler." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Bir kişiyi görevinden almak, uzaklaştırmak
- GEVŞETİŞ
- ...
- GÖZETMEN
-
-
[isim]
Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse, gözcü
-
Film çalışmalarında yapımcı adına filmin sanat, teknik ve para yönünü düzenleyen kimse
-
[isim]
Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse, gözcü
- KUŞETSİZ
-
-
[sıfat]
Kuşeti olmayan
- "Kuşetsiz vagon."
-
[sıfat]
Kuşeti olmayan
- METOTSUZ
-
-
[sıfat]
Yöntemsiz
-
[sıfat]
Yöntemsiz
- MEYLETME
-
-
[isim]
Meyletmek işi
-
[isim]
Meyletmek işi
- ÖĞRETMEK
-
-
[-i]
Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak
- "Böyle görünmesini öğretmişler, sağlam bir terbiye almış." (Refik Halit Karay)
-
Yetenek kazandırmak
-
Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak
- "Bir şeyi bir adama öğretmek için öğretenle öğrenen arasında mutlaka ruhi bir yakınlık lazımdır." (Burhan Felek)
-
[-i]
Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak
- KAYETMEK
- ...
- MÜCERRET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Soyut
- "Bir nevi mücerret şiir demek olan tekerlemeleri dinlemek ister." (Asaf Halet Çelebi)
-
Evlenmemiş, bekâr
- "Yavrum, gençsin, dilbersin, mücerretsin." (Sermet Muhtar Alus)
-
Katışık ve karışık olmayan
-
[isim]
Yalın durum
-
Soyut
-
[sıfat]
Soyut
- ZANNETME
-
-
[isim]
Zannetmek durumu
-
[isim]
Zannetmek durumu
- CÜRETSİZ
-
-
[sıfat]
Cüreti olmayan
- "Etrafınızda mahcup, cüretsiz, beceriksiz dolaşır." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[sıfat]
Cüreti olmayan
- DÜZLETME
-
-
[isim]
Düzeltmek işi
-
[isim]
Düzeltmek işi
- TÜKETİCİ
-
-
[isim]
Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse, yoğaltıcı, müstehlik, üretici karşıtı
- "Devlet tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır." (Anayasa)
-
[sıfat]
Bitiren, mahveden
-
[isim]
Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse, yoğaltıcı, müstehlik, üretici karşıtı
- KUTSİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kutsallık
-
[isim]
Kutsallık
- MÜDDETLİ
-
-
[sıfat]
Süreli, süresi olan
-
[sıfat]
Süreli, süresi olan
- REDDETME
-
-
[isim]
Reddetmek işi
-
[isim]
Reddetmek işi
- KASKETÇİ
-
-
[isim]
Kasket yapan veya satan kimse
-
[isim]
Kasket yapan veya satan kimse
- MEMLEKET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke
- "Memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler." (Atatürk)
-
Bir kimsenin doğup büyüdüğü yer, şehir, yurt
- "Memleket isterim / Ne başta dert ne gönülde hasret olsun." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
İklim ve üretim bakımından ele alınan bölge
- "Lübnan; portakal, turuncu, hurma ve muz memleketiydi." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke
- SEPETLİK
-
-
[sıfat]
Sepet yapmaya elverişli olan
- "Sepetlik saz."
-
[isim]
Yapılarda çıkıntı
-
[isim]
Göbek çevresindeki karın bölgesi
-
[sıfat]
Sepet yapmaya elverişli olan