İçinde et olan 7 harfli 383 kelime var. İçerisinde ET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında et olan kelimeler listesine ya da Sonu et ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAYALET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan cin, peri, hortlak vb. görüntüler
  2. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, görüntü
    • "Gözümün önünde durmaksızın geçen bir hayalet var." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Belli belirsiz görülen şey, gölge

MAHİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nitelik, vasıf, öz, asıl, esas, içyüz

METATEZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Göçüşme

SEFALET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı
    • "İnsan onu bir gördü mü evlerin, sokakların sefaletini unutur giderdi." (Tarık Buğra)

DİYABET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Şeker hastalığı, şeker

VASİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey
    • "Şimdiki hür Türkiye halkının yarınki hür Türkiye halkına vasiyeti işte budur." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Vasiyetname

METANET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Metin olma, dayanma, dayanıklılık, sağlamlık
    • "Kalbimde lüzumundan fazla metanet var." (Aka Gündüz)

GANİMET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Savaşta düşmandan zorla ele geçirilen mal
  2. Bir rastlantı sonucu ele geçen kazanç veya imkân
  3. Yağma sonrasında elde kalan mal, çalıntı

GÖZETME

  1. [isim] Gözetmek işi
    • "Yeryüzünde bir başına değilsiniz, başkalarının zevkini, hatırını da gözetmeniz gerekir." (Nurullah ataç)

PUSETÇİ

  1. [isim] Puset yapan, satan veya onaran kimse

NİYETLİ

  1. [sıfat] Niyeti olan, niyet eden
    • "En kuşkulu insanlar çoğu zaman en kötü niyetliler arasından çıkıyor." (Haldun Taner)
  2. Oruç tutmakta olan (kimse)

METİLİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Metan birleşimlerinin sıfatı
    • "Metilik alkol."

RİYAZET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nefsin isteklerini kırma
    • "Karargâhta âdeta bir manastır hayatının riyazeti içinde yaşıyorduk." (Halide Edip Adıvar)

TÜKETME

  1. [isim] Tüketmek işi

ETRAFLI

  1. [sıfat] Ayrıntılı, eksiksiz, kapsayıcı
  2. [zarf] Ayrıntılı, eksiksiz, kapsayıcı bir biçimde

ŞEBABET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gençlik
  2. Gençlik yılları

MAZERET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kendini veya başka birini özürlü göstermek için ileri sürülen sebep, özür, bahane
    • "Kabahatime mazeret, haklı sebep aramıyorum." (Aka Gündüz)
    • "Kendini gösterdiğine pişman olmuş gibi görünüyor, bir mazeret bulmaya çalışıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir şeyden kurtulmak veya kaçınmak için ileri sürülen gerekçe, bahane

VEKALET
...
DELALET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kılavuzluk, aracılık
    • "Hemşehrilerinden birinin delaletiyle, senet sahiplerinin her birini ayrı ayrı öğrendi." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. İz, işaret
    • "Meğer fazla süs zenginliğe değil, fukaralığa delalet edermiş." (Ahmet Haşim)

DİYANET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Din kurallarına tam bağlı olma durumu
  2. Din

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü