İçinde et olan 5 harfli 152 kelime var. İçerisinde ET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında et olan kelimeler listesine ya da sonu et ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Et Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E T

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LİNET

Kelime Kökeni: Arapça līnet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ishal
ŞOSET

Kelime Kökeni: Fransızca chausette

  1. [isim] Bakınız soket çorap
    • "Sadece boz renkte şoset çoraplı bir çift ayak kalmıştı geriye." (Mustafa Halit Umar)
PİKET

Kelime Kökeni: Fransızca piquet

  1. [isim] İki, üç veya dört kişi arasında ve otuz iki kâğıtla oynanan bir tür iskambil oyunu
ATLET

Kelime Kökeni: Fransızca athlète

  1. [isim] Bakınız fanila
  2. [spor] Atletizmle uğraşan kimse; atletizmci
    • "Yüz metreyi on saniyenin altında koşan aletler, bir koşmada mı başarıyorlar bu işi sanıyorsun yoksa?" (Demirtaş Ceyhun)
ÜCRET

Kelime Kökeni: Arapça ucret

  1. [isim, ekonomi] İş gücünün karşılığı olan para veya mal; ecir
    • "Ücret hizmet mukabilidir. Ne yapıyorsun ki sana para verelim?" (Nâzım Hikmet)
  2. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para
    • "Fiyatından daha yüksek bir ücretle satın aldı." (Peyami Safa)
DEMET

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Çiçek veya bitkilerin bir araya getirilip bağlanmış biçimi; bağ (I), bağlam
    • "Çiçeklikten bir demet maydanoz yolup geldi, sofradaki barbunya pilakisinin üstüne doğradı." (İnci Aral)
  2. Aynı şeyin bir küme oluşturacak tarzda bir araya gelmiş biçimi; deste
    • "Öyle fukara çocuklara rastlıyorduk ki bize demet demet kır çiçekleri hediye ediyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. [bitki bilimi] Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon
  4. [anatomi] Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu
  5. [fizik] Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu
KASET

Kelime Kökeni: Fransızca cassette

  1. [isim] İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu; kutucuk
    • "Bu kaset de bayram günü ses cihazına takılacak, karakterler de pleybek yapacaklardı." (Adem Saraç)
KENET

  1. [isim] İki sert cismi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça
İŞRET

Kelime Kökeni: Arapça ʿişret

  1. [isim, eskimiş] İçki içme
    • "İşret meclisi."
DAVET

Kelime Kökeni: Arapça daʿvet

  1. [isim] Bakınız çağrı
  2. Bakınız çağırma
    • "Rüstem’i dünyevi hayata tekrar döndürecek bir davetti bu." (Murat Atabarut)
  3. Yemekli toplantı
    • "Davet günü bir de baktım seninki elini kolunu sallaya sallaya yapayalnız teşrif buyurdular." (Nâzım Hikmet)
ETENE

  1. [isim, anatomi] Bakınız döl eşi
  2. [bitki bilimi] Meyve yaprağında yumurtacıkların bağlı olduğu bölüm
MOPET

Kelime Kökeni: İngilizce moped

  1. [isim] Bir tür küçük motosiklet
OMLET

Kelime Kökeni: Fransızca omelette

  1. [isim] Çırpılmış yumurtayla sade olarak yapılabilen veya içine peynir, kıyma vb. katılarak tavada pişirilen bir yemek
    • "Mantarlı omleti yedikten sonra uykudan bayılıyorduk." (Refik Halit Karay)
GAYET

Kelime Kökeni: Arapça ġāyet

  1. [zarf] Pek, çok, pek çok, aşırı bir biçimde
    • "Soframızda gayet samimi birkaç misafirimiz bulunur." (Aka Gündüz)
KAMET

Kelime Kökeni: Arapça ḳāmet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız boy (I)
    • "Gür beyaz saçları, dik kameti, vakur yürüyüşü ile gören çarşı esnafı saygı ile selamlarlar." (Haldun Taner)
KÜVET

Kelime Kökeni: Fransızca cuvette

  1. [isim] İçine su doldurulup yıkanmaya elverişli tekne; banyo küveti
    • "İçeri girince gözüme ilk ilişen şey küvetle oturak oldu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. İçinde el yıkanan kap
    • "Ufak bir küvetin içine siyah gibi görünen bir mayi döktü." (Refik Halit Karay)
  3. Lokantaların mutfaklarında malzemelerin yıkanması veya karıştırılması için kullanılan, dört köşe, metal veya plastikten yapılan kap; gastronom
LÜNET

Kelime Kökeni: Fransızca lunette

  1. [isim] Gözlük camı
ETSİZ

  1. [sıfat] Eti olmayan
    • "Etsiz yemek."
İLETİ

  1. [isim] Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi; mesaj
ROKET

Kelime Kökeni: Fransızca roquette

  1. [isim] Atış sırasında mekanik olarak yön verilen, yörüngesinin başlangıcında öz itmeli olarak yol alan ve daha sonra yalnız balistik kanunlarına bağlı kalan mermi
  2. Bir çeşit füze
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü