İçinde et olan 4 harfli 33 kelime var. İçerisinde ET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında et olan kelimeler listesine ya da sonu et ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Et Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YETİ
-
-
[isim, felsefe]
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği; kuvve, meleke
- "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."
-
[ruh bilimi]
Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri; meleke
-
[isim, felsefe]
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği; kuvve, meleke
- META
-
Kelime Kökeni: Arapça metāʿ
-
[isim]
Mal, ticaret malı
-
[ticaret]
Bakınız sermaye
- "Batı'dan aldığımız öteberi arasında en kıymetli meta kendi memleketimizi karış karış dolaşma arzusu olmalıdır."
-
[isim]
Mal, ticaret malı
- EBET
-
Kelime Kökeni: Arapça ebed
-
[isim]
Sonu olmayan gelecek zaman; sonsuzluk
- "İşte bu, ezelden bilinmemiş, ebede kadar bilinmeyecektir."
-
[isim]
Sonu olmayan gelecek zaman; sonsuzluk
- ÖLET
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kıran (I)
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kıran (I)
- BETİ
-
-
[isim]
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi
-
[isim]
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi
- ETKİ
-
-
[isim]
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki etkileme gücü; yardım, tesir, rol
- "Yaşadıklarını yazmanın böylesine bir etki yapabileceğinden hiç haberim yoktu."
-
Bir etken veya bir sebebin sonucu
- "Tokadın etkisi kötü oldu."
-
[mecaz]
Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim
- "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."
-
[isim]
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki etkileme gücü; yardım, tesir, rol
- AFET
-
Kelime Kökeni: Arapça āfet
-
[isim]
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım
- "O yıl su baskınları bir afet gibiydi."
-
[mecaz]
Olumsuz sonuçlar doğuran durum
- "Şöhret gibi servetin de afet olduğunu yeni anlıyordum."
-
[mecaz]
Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın
- "Gül yüzlü bir afetti ki her busesi lale."
-
[tıp]
Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk
-
[isim]
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım
- VETO
-
Kelime Kökeni: Fransızca veto
-
[isim]
Bir şey karşı çıkma, bir şeyi engelleme, reddetme
-
[isim]
Bir şey karşı çıkma, bir şeyi engelleme, reddetme
- ETAP
-
Kelime Kökeni: Fransızca étape
- ADET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿādet
- ETÜV
-
Kelime Kökeni: Fransızca étuve
-
[isim]
Yiyecekleri, nesneleri yüksek ısıyla sterilize ve dezenfekte etmekte kullanılan kapalı araç
- "Bize etüvden çıkmış esvaplarının içinde kaşınan bir sürü adam gösterdiği vakit..."
-
Türlü eşyaları kurutmakta veya temizlemekte kullanılan araç
-
Mikropların üretilmesinde uygun sıcaklığı sağlayan kapalı araç
-
[isim]
Yiyecekleri, nesneleri yüksek ısıyla sterilize ve dezenfekte etmekte kullanılan kapalı araç
- ETÜT
-
Kelime Kökeni: Fransızca étude
-
[isim]
Herhangi bir konuda yapılan inceleme, araştırma
-
Bakınız ön çalışma
-
Belli bir konuyu inceleyen, araştıran eser veya yazı
-
Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışmaları; mütalaa, müzakere
- "Dersleri yarım kulak dinliyor, etütlerde uzun uzun mektuplar yazıyordu."
-
[isim]
Herhangi bir konuda yapılan inceleme, araştırma
- EMET
-
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
- ETER
-
Kelime Kökeni: Fransızca éther
-
[isim, kimya]
Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar
-
Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı; lokman ruhu
-
Bir tür organik yağ çözücü
-
[isim, kimya]
Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar
- ETİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca éthique
-
[isim]
Bakınız ahlak bilimi
-
Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü
-
[sıfat]
Bakınız ahlaki
-
[isim]
Bakınız ahlak bilimi
- ETEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız döl eşi
-
Yemişlerin yenilen bölümü
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız döl eşi
- ETOL
-
Kelime Kökeni: Fransızca étole
-
[isim]
Genellikle kürkten, gösterişli kumaşlardan veya yün örgüden yapılmış omuz atkısı
- "Omuzlarına beyaz bir etol almayı da ihmal etmedi."
-
[isim]
Genellikle kürkten, gösterişli kumaşlardan veya yün örgüden yapılmış omuz atkısı
- SÜET
-
Kelime Kökeni: Fransızca suède
-
[isim]
Yumuşak, yüzü ince havlı bir deri türü; podösüet
-
[isim]
Yumuşak, yüzü ince havlı bir deri türü; podösüet
- DÜET
-
Kelime Kökeni: Fransızca duet
-
[isim, müzik]
İki ses veya iki müzik
-
İki kişi tarafından karşılıklı söylenen şarkı
-
[isim, müzik]
İki ses veya iki müzik
- ETEK
-
-
[isim]
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi; eteklik
- "Sevim'in eteği bir dikene takılıp yırtılmış, beyaz potinleri çamura batmıştı."
-
Giysinin belden aşağıda kalan bölümü
-
Giysinin alt kenarı
- "Vedia'nın eteklerinden gözlerini ayırmayarak onu takip ediyordu."
-
Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü
-
Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü
- "Dağın eteklerine küme küme serpilen kerpiç evleri gördü."
-
Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan saç örtü
- "Baca eteği. Boru eteği."
-
[argo]
Bakınız edep yeri
-
[isim]
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi; eteklik