İçinde esk olan 7 harfli 12 kelime var. İçerisinde ESK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında esk olan kelimeler listesine ya da Sonu esk ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E K S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KES, SEK

2 Harfli Kelimeler

EK, ES, KE, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAŞESKİ

  1. [isim] En kıdemli kimse
  2. Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı ve erlerinin en kıdemlisi

ESKİMSİ

  1. [sıfat] Eskiyi andıran, eskiye benzeyen, eski gibi

ESKİTME

  1. [isim] Eskitmek işi

TESKERE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Sedye
  2. Yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç

ARABESK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü
  2. Girişik bezeme
    • "Kelimelerden birtakım arabeskler yapıyor. Bizim bütün Divan edebiyatımız işte hep bu arabeskler, bu minyatürlerdir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

GROTESK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu
  2. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi
    • "Yerleşik yönetim kadrolarına dayanarak gerçekleştirilen bu değişim, grotesk örnekler sunmakta gecikmedi." (Tomris Uyar)

BURLESK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sanat alanında ve özellikle edebiyatta rastlanan, komikliğe dayanan bir tür

ESKALOP

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İnce dövülmüş, yağsız, sinirsiz tavuk veya dana eti

KALESKA

Kelime Kökeni : Rusça

  1. [isim] Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası

ESKİDEN

  1. [zarf] Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema
    • "Maşallah... Seni eskiden tanıyora benziyor." (Mahmut Yesari)

ESKİLİK

  1. [isim] Eski olma durumu, antikite
    • "Gömleğinin eskilikten akmış bileklerini içeri doğru kıvırdığına dikkat etmiştim." (Reşat Nuri Güntekin)

ESKİMEK

  1. [nsz] Eski duruma gelmek
    • "Artık eskidiğimiz için evde de pek telaş etmezler." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Yıpranmak
    • "Yerde değerli ama artık eskimiş bir halı." (Tarık Buğra)
  3. Yaşlanmak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü