İçinde esat olan 15 kelime var. İçerisinde ESAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında esat olan kelimeler listesine ya da sonu esat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MUKADDESATÇILIK
MUKADDESATÇI
KESATLAŞMAK
FESATÇILIK, KESATLAŞMA, MUKADDESAT, MÜSELLESAT
MÜESSESAT
FESATLIK, KESATLIK
ESATİRİ, FESATÇI
ESATİR
FESAT, KESAT
Esat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AST, ATE, SET, TAS
2 Harfli Kelimeler
AS, AT, ES, ET, SE, TA, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUKADDESATÇILIK
-
-
[isim]
Mukaddesatçı olma durumu
-
[isim]
Mukaddesatçı olma durumu
- MUKADDESATÇI
-
-
[isim]
Kutsal tanınan şeylere aşırı ölçüde bağlılık gösteren kimse
-
[isim]
Kutsal tanınan şeylere aşırı ölçüde bağlılık gösteren kimse
- KESATLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
İşlerde, satışlarda azalmak
-
[nesnesiz]
İşlerde, satışlarda azalmak
- MÜSELLESAT
-
Kelime Kökeni: Arapça mus̱elles̱āt
-
[isim, eskimiş, matematik]
Bakınız trigonometri
-
[isim, eskimiş, matematik]
Bakınız trigonometri
- MUKADDESAT
-
Kelime Kökeni: Arapça muḳaddesāt
-
[isim, eskimiş]
Kutsal sayılan inanç ve davranışlar
- "Asıl işte bu millî hayatın, ananatıyla, mukaddesatıyla, âdetleriyle, şanlarıyla, şöhretleriyle, hâsılı tarihiyle bir ehemmiyet ve kıymeti vardı."
-
[isim, eskimiş]
Kutsal sayılan inanç ve davranışlar
- FESATÇILIK
-
-
[isim]
Bakınız arabozanlık
-
[isim]
Bakınız arabozanlık
- KESATLAŞMA
-
-
[isim]
Kesatlaşmak durumu
-
[isim]
Kesatlaşmak durumu
- MÜESSESAT
-
Kelime Kökeni: Arapça müessesāt
-
[isim, eskimiş]
Kurumlar, müesseseler
- "Köpek olmasa ne bu cemiyetler ne bu memleketler ne bu akvam ne bu saadet ve servet ne bu müessesat ve şimendiferler olacaktı."
-
[isim, eskimiş]
Kurumlar, müesseseler
- FESATLIK
-
-
[isim]
Bakınız arabozanlık
-
[isim]
Bakınız arabozanlık
- KESATLIK
-
-
[isim]
Kesat olma durumu
-
Kıtlık zamanı
-
[isim]
Kesat olma durumu
- FESATÇI
-
-
[isim]
Bakınız arabozan
- "Fesatçı ve fırsatçı olduğu kadar korkak bir adamdı."
-
[isim]
Bakınız arabozan
- ESATİRİ
-
Kelime Kökeni: Arapça esāṭīrī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız mitolojik
- "Çamlıca tepesinden bakınca İstanbul, esatirî ve baş döndürücü bir güzellikle karşımızda yatardı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız mitolojik
- ESATİR
-
Kelime Kökeni: Arapça esāṭīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız mitoloji
- "Kafamı rüya ve esatirden temizlemek, istiklallerin en güç elde edileni olan fikir istiklaline erişmek için değil mi?"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız mitoloji
- KESAT
-
Kelime Kökeni: Arapça kesād
-
[isim]
Alışverişte durgunluk
- "Bugünlerde alışveriş de kesat."
-
Bakınız kıtlık
-
[isim]
Alışverişte durgunluk
- FESAT
-
Kelime Kökeni: Arapça fesād
-
[isim]
Bakınız bozukluk
- "Mide fesadı. Ahlak fesadı."
-
Karışıklık, kargaşalık, ara bozuculuk
- "Birçokları kahveleri fesat yatağı saymayı sürdürürler."
-
Bakınız hile
-
[sıfat]
Herhangi bir konuda iyimser olmayan, kötü yorumlayan (kimse)
- "Sen de ne fesat adamsın!"
-
[sıfat]
Karıştırıcı, ara bozucu (kimse)
- "Fakat gitgide içlerine uygunsuz adamlar ve türlü fesatlar karışmış."
-
[isim]
Bakınız bozukluk