İçinde esat olan 15 kelime var. İçerisinde ESAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında esat olan kelimeler listesine ya da sonu esat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

MUKADDESATÇILIK

12 Harfli Kelimeler

MUKADDESATÇI

11 Harfli Kelimeler

KESATLAŞMAK

10 Harfli Kelimeler

FESATÇILIK, KESATLAŞMA, MUKADDESAT, MÜSELLESAT

9 Harfli Kelimeler

MÜESSESAT

8 Harfli Kelimeler

FESATLIK, KESATLIK

7 Harfli Kelimeler

ESATİRİ, FESATÇI

6 Harfli Kelimeler

ESATİR

5 Harfli Kelimeler

FESAT, KESAT

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Esat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A E S T

3 Harfli Kelimeler

AST, ATE, SET, TAS

2 Harfli Kelimeler

AS, AT, ES, ET, SE, TA, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUKADDESATÇILIK

  1. [isim] Mukaddesatçı olma durumu
MUKADDESATÇI

  1. [isim] Kutsal tanınan şeylere aşırı ölçüde bağlılık gösteren kimse
KESATLAŞMAK

  1. [nesnesiz] İşlerde, satışlarda azalmak
MÜSELLESAT

Kelime Kökeni: Arapça mus̱elles̱āt

  1. [isim, eskimiş, matematik] Bakınız trigonometri
MUKADDESAT

Kelime Kökeni: Arapça muḳaddesāt

  1. [isim, eskimiş] Kutsal sayılan inanç ve davranışlar
    • "Asıl işte bu millî hayatın, ananatıyla, mukaddesatıyla, âdetleriyle, şanlarıyla, şöhretleriyle, hâsılı tarihiyle bir ehemmiyet ve kıymeti vardı." (Ömer Seyfettin)
FESATÇILIK

  1. [isim] Bakınız arabozanlık
KESATLAŞMA

  1. [isim] Kesatlaşmak durumu
MÜESSESAT

Kelime Kökeni: Arapça müessesāt

  1. [isim, eskimiş] Kurumlar, müesseseler
    • "Köpek olmasa ne bu cemiyetler ne bu memleketler ne bu akvam ne bu saadet ve servet ne bu müessesat ve şimendiferler olacaktı." (Ömer Seyfettin)
FESATLIK

  1. [isim] Bakınız arabozanlık
KESATLIK

  1. [isim] Kesat olma durumu
  2. Kıtlık zamanı
FESATÇI

  1. [isim] Bakınız arabozan
    • "Fesatçı ve fırsatçı olduğu kadar korkak bir adamdı." (Falih Rıfkı Atay)
ESATİRİ

Kelime Kökeni: Arapça esāṭīrī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız mitolojik
    • "Çamlıca tepesinden bakınca İstanbul, esatirî ve baş döndürücü bir güzellikle karşımızda yatardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
ESATİR

Kelime Kökeni: Arapça esāṭīr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız mitoloji
    • "Kafamı rüya ve esatirden temizlemek, istiklallerin en güç elde edileni olan fikir istiklaline erişmek için değil mi?" (Reşat Nuri Güntekin)
KESAT

Kelime Kökeni: Arapça kesād

  1. [isim] Alışverişte durgunluk
    • "Bugünlerde alışveriş de kesat." (Nabizade Nâzım)
  2. Bakınız kıtlık
FESAT

Kelime Kökeni: Arapça fesād

  1. [isim] Bakınız bozukluk
    • "Mide fesadı. Ahlak fesadı."
  2. Karışıklık, kargaşalık, ara bozuculuk
    • "Birçokları kahveleri fesat yatağı saymayı sürdürürler." (Salâh Birsel)
  3. Bakınız hile
  4. [sıfat] Herhangi bir konuda iyimser olmayan, kötü yorumlayan (kimse)
    • "Sen de ne fesat adamsın!"
  5. [sıfat] Karıştırıcı, ara bozucu (kimse)
    • "Fakat gitgide içlerine uygunsuz adamlar ve türlü fesatlar karışmış." (Necip Fazıl Kısakürek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü