İçinde erin olan 8 harfli 11 kelime var. İçerisinde ERİN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında erin olan kelimeler listesine ya da sonu erin ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Erin Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E N R İ
4 Harfli Kelimeler
ENİR, ERİN
3 Harfli Kelimeler
REN
2 Harfli Kelimeler
EN, ER, İN, NE, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜZERİNDE
-
-
[zarf]
Bir şeyin üstünde
- "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."
-
... ile ilgili, ... üzerine
- "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."
-
[zarf]
Bir şeyin üstünde
- DEPDERİN
-
-
[sıfat]
Çok derin
-
[sıfat]
Çok derin
- SERİNLİK
-
-
[isim]
Serin olma durumu
-
Serin hava
- "Şafak serinliği içinde onun yükselmesini seyrederken ilk tahminimizde yanılmadığımız meydana çıktı."
-
[isim]
Serin olma durumu
- YERİNMEK
-
-
[-e]
Bakınız üzülmek
- "Kaybettiğini bulamadım diye yerinme."
-
Pişman olmak
-
[-e]
Bakınız üzülmek
- GERİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak
- "Geç uyanmıştı, geç ve güç. Yatakta uzun uzun gerindi, esnedi."
-
[nesnesiz]
Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak
- ERİNÇSİZ
-
-
[sıfat]
Erinci olmayan
-
[sıfat]
Erinci olmayan
- DERİNLİK
-
-
[isim]
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı
-
[fizik]
Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu
- "Su baskısı derinlikte santimetre başına yüz ton ağırlığında olunca, ona beş santimetre kalınlığında da olsa cam mı dayanır?"
-
Bulunulan yere göre uzakta olan yer
- "Çıplak ayaklarımla kuyunun derinliklerine doğru iniyorum, iniyorum."
-
[mecaz]
Bir konunun veya durumun özü
- "Ben şiir yazmayı, resim yapmayı, derinliklerde söyleşmeyi seven Sadri Alışık'ı da tanıdım."
-
[mecaz]
En duyarlı nokta
- "Ta yüreğinin derinliklerinden gelen ağlama sesi."
-
[mecaz]
Karanlık, bilinmeyen dönem
- "Tarihin derinliklerine saklanmış olan gerçekler..."
-
[askerlik]
Yanaşık veya dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık
- "Beş altı yüz metre derinliği olan bir topçu müfrezesini yanlayıp geçmek epeyce zormuş."
-
[ticaret, ekonomi]
Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi
-
[isim]
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı
- CATERİNG
-
Kelime Kökeni: İngilizce catering
-
[isim]
Bakınız yemek hizmeti
-
[isim]
Bakınız yemek hizmeti
- BALERİNA
-
Kelime Kökeni: Fransızca ballerine
-
[isim]
Bakınız balerin
-
Müzik kutusunun dönen mekanizması üzerinde bulunan balerin heykelciği
- "Kutunun altındaki anahtarı tekrar tekrar çeviriyor, ezgiye ve tozpembe tüllü balerinanın ayakları ucunda dönmesine asla doyamıyordum."
-
[isim]
Bakınız balerin
- DERİNDEN
-
-
[zarf]
En ince ayrıntısına kadar
- "Ben de İhsan gibi onu Ayşe’nin yanında derinden tetkik ettim."
-
Pek belli olmayan uzak bir yerden
- "Derinden top sesleri aksediyordu."
-
Bakınız içten
- "Elverir ki bir gün bana, derinden / Ta derinden bir gün bana “gel” desin"
-
[zarf]
En ince ayrıntısına kadar
- GLİSERİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca glycérine
-
[isim, kimya]
Yağlı maddelerden, sabunlaştırma yoluyla çıkarılan, renksiz, tatlı şurup kıvamındaki sıvı (CH2OH-CHOH-CH2OH)
-
[isim, kimya]
Yağlı maddelerden, sabunlaştırma yoluyla çıkarılan, renksiz, tatlı şurup kıvamındaki sıvı (CH2OH-CHOH-CH2OH)