İçinde ere olan 7 harfli 55 kelime var. İçerisinde ERE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ere olan kelimeler listesine ya da Sonu ere ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GEREKÇE

  1. [isim] Gerektirici sebep, esbabımucibe
    • "Her hâlde kendince bir gerekçesi olmalı." (Haldun Taner)
  2. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri
  3. Mahkeme kararlarında, kararın dayandığı yasal ve hukuksal sebeplerin gösterilmesi
  4. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme

TESTERE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ağaç, demir vb. şeyleri kesmeye yarayan, genellikle üçgen biçiminde dişleri olan, dar ve uzunca çelik araç
    • "Ağaç testeresi. Demir testeresi."

ENGEREK

  1. [isim] Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi kara veya karaya yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis)

KEREVET

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, tahtadan seki, sedir, peyke
    • "Bir kenarda tahta kerevet biçimli bir şey duvara dayanmış duruyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ERENLER
...
LACEREM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Elbette

GEREKME

  1. [isim] Gerekmek işi, iktiza, istilzam

KÖSTERE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bir çeşit uzun tahta rendesi, küstere

PERENDE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Havada çark gibi dönerek atılan takla
    • "Ali çocuk gibi perendeler atarak otlarla, yamaçlarla sarmaş dolaş oluyordu." (Halikarnas Balıkçısı)

VEREMLİ

  1. [sıfat] Vereme tutulmuş, müteverrim
    • "... bu gıdasızlık sürüp giderse çok veremli göreceğiz." (Sait Faik Abasıyanık)

MAZERET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kendini veya başka birini özürlü göstermek için ileri sürülen sebep, özür, bahane
    • "Kabahatime mazeret, haklı sebep aramıyorum." (Aka Gündüz)
    • "Kendini gösterdiğine pişman olmuş gibi görünüyor, bir mazeret bulmaya çalışıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir şeyden kurtulmak veya kaçınmak için ileri sürülen gerekçe, bahane

ŞAHTERE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 cm yükseklikte, çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)

TEZKERE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Pusula
    • "Bu vaziyette en tabii çare, ona küçük bir tezkere yazmaktı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt
    • "Nihayet yol tezkerem yapıldı, üstüm başım düzeltildi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge

KEREMPE

  1. [isim] Denize doğru uzanan taşlık burun
  2. Dağın en yüksek yeri

TEREDDİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yozlaşma
    • "Kadınlar ve biz, zavallı vitaminsiz ruhlu gençler bu tereddinin örnekleriydik." (Refik Halit Karay)

SERENDİ

  1. [isim] Dört, altı veya sekiz direk üstüne yapılmış tahıl, meyve ve sebze kurusunu saklamak için kullanılan kiler

EREKSEL

  1. [sıfat] Erek niteliğinde olan

KEREVİZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Maydanozgillerden, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu bir bitki (Apium graveolens)

ALPEREN

  1. [isim] Derviş
  2. Mücahit

DEREOTU

  1. [isim] Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü