İçinde er olan 9 harfli 647 kelime var. İçerisinde ER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında er olan kelimeler listesine ya da sonu er ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Er Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E R

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞEKERRENK

Kelime Kökeni: Farsça şeker + reng

  1. [isim, eskimiş] Sarıya çalan renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan
  3. [mecaz] İki kişi arasında dostluk ilişkilerinin bozuk olması
BİBERİMSİ

  1. [sıfat] Bakınız bibersi
DERTLENİŞ

  1. [isim] Dertlenmek işi
DEVELOPER

Kelime Kökeni: İngilizce developer

  1. [isim] Bakınız yıkamaç
GERİLLACI

  1. [isim] Gerilla savaşı yapan birliğe bağlı olan kimse
KAÇIVERME

  1. [isim] Kaçıvermek işi
GÖRÜVERME

  1. [isim] Görüvermek işi
MOZERELLA

Kelime Kökeni: İtalyanca mozzarella

  1. [isim] İnek sütünden yapılan, küçük, yağlı, yuvarlak biçimde kızartılarak da yenilen bir peynir türü
CİĞERPARE

Kelime Kökeni: Farsça ciger + pāre

  1. [isim, mecaz] Çok sevilen kimse
    • "Ciğerparesi, bir tanesi içeride alevler içinde can verirken Fasarya buna seyirci mi kalacak?" (Haldun Taner)
  2. Bir kişinin çocuğu
    • "Çaresizdim, yapayalnız, bir de kucağımda küçük ciğerpare..." (Nuriye Çeleğen)
MÜTEREDDİ

Kelime Kökeni: Arapça mutereddī

  1. [sıfat, eskimiş] Soysuzlaşmış
CERRARLIK

  1. [isim] Cerrar olma durumu
    • "Seyit Rıza'nın serveti bu cerrarlık gelirinden daha ziyade avanesinin çapullarda vurduğu mallarla meydana gelmişti." (Naşit Hakkı Uluğ)
ABIKEVSER

Kelime Kökeni: Farsça āb + Arapça kevs̱er

  1. [isim] Cennette bulunduğuna inanılan ırmak, havuz veya çeşmenin suyu
TERELELLİ

  1. [sıfat, teklifsiz konuşmada] Hafif kaçık, dengesiz olan
    • "Elini başına götürüp terelelli işareti yaptı Samime Hanım etrafındakilere..." (Ayşe Kulin)
YENİLERDE

  1. [zarf] Yakın geçmişte
    • "Yoksa büyük bey bu yenilerde mi öldü?" (Yaşar Kemal)
ÇÖKERTMEK

  1. [-i] Çöktürüp oturtmak
    • "Ve devesini çökertip gözyaşları içinde düşünceye daldı." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bulunduğu yere yıkmak, çökmesini sağlamak
    • "Böyle bir bahar taşmasında, bizim kerpiç evi çökertti." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [mecaz] Moral bozmak, dağınıklığa yol açmak
    • "Boş oturmak, aylak durmak insanı çabuk çökertir." (Haldun Taner)
YAPIVERME

  1. [isim] Yapıvermek işi
YEDİŞERLİ

  1. [sıfat] Yedişer yedişer sıralanmış
  2. Her biri yedi birimden oluşan
VERGİLEME

  1. [isim] Vergilemek işi
TESTERELİ

  1. [sıfat] Testere biçiminde dişleri olan
    • "Testereli bıçak."
KOYUVERME

  1. [isim] Koyuvermek işi; koyverme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü