İçinde er olan 8 harfli 637 kelime var. İçerisinde ER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında er olan kelimeler listesine ya da sonu er ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Er Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E R
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İÇİVERME
-
-
[isim]
İçivermek işi
-
[isim]
İçivermek işi
- ZERAVENT
-
Kelime Kökeni: Arapça zerāvend
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız lohusa otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız lohusa otu
- VERNİKLİ
-
-
[sıfat]
Verniği olan
- "Fincanlardan evvel, hemen arkalarında duran yuvarlak, vernikli, resimli tepsiye uzandı eli."
-
[sıfat]
Verniği olan
- MERMERSİ
-
-
[sıfat]
Mermeri andıran, mermere benzeyen, mermer gibi; mermerimsi
-
[sıfat]
Mermeri andıran, mermere benzeyen, mermer gibi; mermerimsi
- ASKERİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaskeriyye
- PERSONEL
-
Kelime Kökeni: Fransızca personnel
-
[isim]
Bir hizmet veya kuruluşun görevlileri, bir iş yerinde çalışanların tümü
-
Devlet ve diğer kamu kuruluşlarında çalışan, etkinliğe çeşitli görevleriyle katılan gerçek kişiler
-
[isim]
Bir hizmet veya kuruluşun görevlileri, bir iş yerinde çalışanların tümü
- SİPERSİZ
-
-
[sıfat]
Siperi olmayan
-
[sıfat]
Siperi olmayan
- DERLENİŞ
-
-
[isim]
Derlenmek işi
-
[isim]
Derlenmek işi
- ÖZERKLİK
-
-
[isim]
Ülkelerin, bölgelerin, toplulukların, kuruluşların kendi kendilerini serbestçe, kendi yasaları ile yönetebilme durumu; muhtariyet, otonomi, otonomluk
- "Bilimsel özerklik. Üniversite özerkliği."
-
[felsefe]
Bir kişinin, bir topluluğun kendi uyacağı yasayı kendisinin koyması ve uygulaması, yad erklik karşıtı
- "Bu bayrak, onun bir çeşit kendine güven ve özerklik bayrağıdır sanki."
-
[isim]
Ülkelerin, bölgelerin, toplulukların, kuruluşların kendi kendilerini serbestçe, kendi yasaları ile yönetebilme durumu; muhtariyet, otonomi, otonomluk
- YAVERLİK
-
-
[isim]
Yaver olma durumu
- "Kocası Bavyera Sarayı'nda yaverlikte bulunmuş, muharebede vefat etmişti."
-
Yaverin görevi veya makamı
-
[isim]
Yaver olma durumu
- HABERSİZ
-
-
[sıfat]
Haberi olmayan, haber almamış, hiçbir bilgisi olmayan; bihaber
-
Haber vermeden; bihaber
-
[zarf]
Haberi olmayarak, haberi olmadan
- "Romancının uyarılarından habersiz kaldınız."
-
[sıfat]
Haberi olmayan, haber almamış, hiçbir bilgisi olmayan; bihaber
- GERÇEKTE
-
-
[zarf]
Aslında, tam anlamıyla, hakikatte
- "Kumpanyanın kurulmasında başı çeken, gerçekte ecnebi bir banka."
-
[zarf]
Aslında, tam anlamıyla, hakikatte
- GERGEDAN
-
Kelime Kökeni: Farsça kergeden
-
[isim, hayvan bilimi]
Gergedangillerden, Afrika, Hindistan ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerinde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvan (Rhinoceros inducus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Gergedangillerden, Afrika, Hindistan ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerinde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvan (Rhinoceros inducus)
- ŞERİKLİK
-
-
[isim]
Bakınız ortaklık
-
[isim]
Bakınız ortaklık
- PERİŞANİ
-
Kelime Kökeni: Farsça perīşān + ī
-
[isim]
Bakınız perişanlık
-
Külah, kavuk, fes vb. bir başlığa özensizce sarılmış sarık
-
[isim]
Bakınız perişanlık
- DÖRDERLİ
-
-
[sıfat]
Dörder dörder sıralanmış
-
Her biri dört birimden oluşan
-
[sıfat]
Dörder dörder sıralanmış
- ÜRPERMEK
-
-
[nesnesiz]
Korku, tiksinti, üşüme vb. yüzünden tüylerin dikilip derinin nokta nokta kabarmasıyla görülen ani titreme; ifildemek
- "Fısıltılar duyarım, ürperirim / Terasta sanki bir ayak sesinden"
-
[mecaz]
Bir şeyden korkmak
- "Gecenin durgun saatlerinde top sesleri ile ürperiyordu İstanbul."
-
[nesnesiz]
Korku, tiksinti, üşüme vb. yüzünden tüylerin dikilip derinin nokta nokta kabarmasıyla görülen ani titreme; ifildemek
- TERÖRİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca terroriste
-
[isim]
Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak, cana veya mala kıyacak davranışlarda bulunan kimse; yıldırıcı, yıldırmacı, terörcü, tedhişçi
-
Yıldıran kimse veya şey
-
[isim]
Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak, cana veya mala kıyacak davranışlarda bulunan kimse; yıldırıcı, yıldırmacı, terörcü, tedhişçi
- ŞEBEKLER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Primatların alt takımı
-
[isim, hayvan bilimi]
Primatların alt takımı
- MİNDERLİ
-
-
[sıfat]
Minderi olan
-
[sıfat]
Minderi olan