İçinde er olan 7 harfli 471 kelime var. İçerisinde ER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında er olan kelimeler listesine ya da sonu er ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Er Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ERİNMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Bakınız üşenmek
- "Bu Demir artık ne yer ne içerdi bilmem ama günlerini evinin karanlık odalarında geçirir, belki uyuyup uyandığı yataktan hiç kalkmaz, böylece erinir, akşamın gezinti saatlerini oracıkta beklerdi."
-
[-e, nesnesiz]
Bakınız üşenmek
- NEREDEN
-
-
[zarf]
Hangi yerden?
- "Neriman’a bu yeni hevesler nereden geliyor?"
-
Nasıl, ne gibi bir ilişki ile
- "Ay, bütün bunları nereden bileyim Meryem!.."
-
[zarf]
Hangi yerden?
- NÜKLEER
-
Kelime Kökeni: Fransızca nucléaire
-
[sıfat, fizik]
Atom çekirdeği ile ilgili; çekirdeksel
-
[sıfat, fizik]
Atom çekirdeği ile ilgili; çekirdeksel
- HAŞERAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaşerāt
-
[isim]
Bakınız böcekler
- "Ağustos böceklerinin ninnileri, dızdızlarının ahengi sanki bu karanlık gölgelerde saklı haşeratı uyutuyordu."
-
[mecaz]
Değersiz ve zararlı kimseler
-
[isim]
Bakınız böcekler
- GERELTİ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız perde
- "Koruyacağından değil, bedenlerine bir gerelti, bir örtü olsun diye giyerlermiş."
-
[sıfat]
Gerilmiş olan
- "Tıpkı tiyatrolarda olduğu gibi gerelti perdenin önüne açılıp kapanan bir perde de konduğu görülür."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız perde
- SERETAN
-
Kelime Kökeni: Arapça sereṭān
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız yengeç
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız yengeç
- BERKLİK
-
- CİĞERLİ
-
-
[sıfat]
İçerisinde ciğer bulunan
- "Her akşam yirmi adet kedisine ciğerli makarna pişirip dağıttığı da ayrıca çapkınlığı kadar ünlüydü."
-
[argo]
Cesur, yiğit olan (kimse)
- "Ciğerli, ciğersiz insan ayrımı yapıyorum ben. Ciğerli ve akıllı adamlar bir dava etrafında birleşmeli."
-
[sıfat]
İçerisinde ciğer bulunan
- MUAMMER
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿammer
-
[sıfat, eskimiş]
Yaşamış
-
[sıfat, eskimiş]
Yaşamış
- LATERİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca latérite
-
[isim, jeoloji]
Sıcak, nemli iklimlerde oluşan, parlak kırmızı veya kahverengiye çalan kırmızı renkli, demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak
-
[isim, jeoloji]
Sıcak, nemli iklimlerde oluşan, parlak kırmızı veya kahverengiye çalan kırmızı renkli, demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak
- PERVANE
-
Kelime Kökeni: Farsça pervāne
-
[isim]
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek; kepenek (II)
- "Ötede mum yanıyor bir şeyler dönüyor / Pervaneler art arda ne çabuk ölüyor"
-
Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet; uskur
- "Çok geçmiyor, şaftın dönmesiyle pervane çalışıyor."
-
[tarih]
Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman
-
[tarih]
Bu fermanı hazırlamakla görevli memur
-
[sıfat, mecaz]
Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan
-
Bakınız semahçı
-
[isim]
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek; kepenek (II)
- ATAERKİ
-
-
[isim, toplum bilimi]
Soyda temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden topluluk düzeni
-
[isim, toplum bilimi]
Soyda temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden topluluk düzeni
- UVERTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca ouverture
-
[isim, müzik]
Opera, bale veya konçertonun açılışındaki parça
- "Bütün aşklar, sevdalar, şiirler, insani, hayvani teraneler hep hayat operasının uvertürleridir."
-
Pokerde oyuna başlayabilmek için gerekli el
- "Uvertürün nedir?"
-
[isim, müzik]
Opera, bale veya konçertonun açılışındaki parça
- DERBENT
-
Kelime Kökeni: Farsça derbend
-
[isim, eskimiş]
Bakınız geçit
-
Sınırlarda bulunan küçük kale
-
[isim, eskimiş]
Bakınız geçit
- STERLİN
-
Kelime Kökeni: İngilizce sterling
-
[isim]
Yüz peniden oluşan Birleşik Krallık’ın para birimi; paunt
-
[isim]
Yüz peniden oluşan Birleşik Krallık’ın para birimi; paunt
- ERGUVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça erġavān
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı; deliboynuz (Cercis siliquastrum)
- "Erguvan dallarından örülmüş çardağın içi loştu iyice."
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı; deliboynuz (Cercis siliquastrum)
- DEĞERLİ
-
-
[sıfat]
Değeri olan veya değeri yüksek olan; ağır, kıymetli, kıymettar, muteber, zikıymet
- "Bu defaki gidişimizde, eşyamızın arasında taç gibi değerli bir parça da vardı."
-
[sıfat]
Değeri olan veya değeri yüksek olan; ağır, kıymetli, kıymettar, muteber, zikıymet
- DERİNCE
-
-
[sıfat]
Biraz derin
- "Şafak sökerken derince bir mezar kazmış bahçesine."
-
[sıfat]
Biraz derin
- ENERJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca énergique
-
[sıfat]
Enerji ile ilgili
-
Güçlü ve hareketli, aktif olan
- "Eğer onun, hadisenin bastırılması yolunda enerjik davranışları olmasaydı belki de daha feci şeyler olacaktı."
-
Aldığı kararları hızlı bir biçimde uygulayan
- "Enerjik bir yönetim."
-
[sıfat]
Enerji ile ilgili
- MERİNOS
-
Kelime Kökeni: Fransızca mérinos
-
[isim, hayvan bilimi]
Uzun, çok ince, beyaz ve bol tüylü yapağısından dokumacılıkta yararlanılan bir koyun cinsi; merinos koyunu (Ovis aries hispanica)
-
Bu koyundan elde edilen yün
-
[sıfat]
Bu yünden yapılan
-
[isim, hayvan bilimi]
Uzun, çok ince, beyaz ve bol tüylü yapağısından dokumacılıkta yararlanılan bir koyun cinsi; merinos koyunu (Ovis aries hispanica)