İçinde er olan 11 harfli 659 kelime var. İçerisinde ER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında er olan kelimeler listesine ya da sonu er ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Er Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E R

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İKİNDİÜZERİ

  1. [zarf] Bakınız ikindiye doğru
    • "Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi." (Aka Gündüz)
HAYALPEREST

Kelime Kökeni: Arapça ḫayāl + Farsça -perest

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız hayalci
    • "Hiç tecrübesi olmayan, yaşı küçük, fazla hayalperest bir çocuğa bunlar nasıl anlatılabilir?" (Peyami Safa)
İNDİRİVERME

  1. [isim] İndirivermek işi
    • "Mercedes’in yeniden niyet değiştirip sol şeride geçivermesi, yeniden hızını indirivermesi için bir an yeterdi de artardı bile." (Adalet Ağaoğlu)
KONUŞUVERME

  1. [isim] Konuşuvermek işi
SEKRETERLİK

  1. [isim] Sekreterin görevi; yazmanlık, kâtiplik, kitabet
  2. Bir veya daha çok sekreterin çalıştığı yer; büro
ERİTİVERMEK

  1. [-i] Çabucak veya ansızın eritmek
    • "Demir putreli bir bal mumu gibi bir vuruşta eritiveriyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
ŞİKEMPERVER

Kelime Kökeni: Farsça şikemperver

  1. [sıfat, eskimiş, mecaz] Bakınız boğazına düşkün
    • "Büyük bir şikemperver olan Ahmet Haşim, Hikmet Feridun’un yazdığına göre, yaz aylarında Emin Efendi Lokantasını tercih edermiş." (Beşir Ayvazoğlu)
ABANIVERMEK

  1. [-e] Ansızın, çabucak abanmak
    • "Zifirî bir karanlık, kırık dökük, yoksul yapılara abanıverdi." (Nadir Gezer)
TERCÜMANLIK

  1. [isim] Bakınız çevirmenlik
    • "Bir nezarette tercümanlıkla yakayı kurtardık." (Memduh Şevket Esendal)
ŞEKERLEŞMEK

  1. [nesnesiz, kimya] Nişastalı ve selülozlu maddeler, enzimlerin veya inorganik asitlerin etkisiyle mayalanabilir şekerler durumuna dönüşmek
  2. [mecaz] Bir kimse sevimli, hoşa gidecek bir duruma gelmek
ŞAŞIRIVERME

  1. [isim] Şaşırıvermek işi
MÜNFERİTLİK

  1. [isim] Münferit olma durumu
HABERSİZLİK

  1. [isim] Habersiz olma durumu; bihaberlik
    • "Hem devrim hem memleketten, milletten habersizlik... Evet, habersizlik..." (Kemal Tahir)
GÜVERCİNLİK

  1. [isim] Evcil güvercin yetiştirmek için hazırlanmış, içinde yuvalar bulunan kule biçiminde yer
    • "Alakarganın biri bakmış ki bir güvercinlikte semiz semiz güvercinler ..." (Eren Sarı)
  2. Kalelerdeki mazgallı küçük kule
  3. [mimarlık] Çatılarda, çatı arası katın aydınlatılmasını veya çatı teraslarına kapı geçişlerini sağlamak amacıyla yapılan, küçük çatı görünümlü kırma veya oval bölüm
  4. [denizcilik] Gemilerde, kıç tarafın üstünün en sonu
YERLEŞİLMEK

  1. [nesnesiz] Yerleşme işine konu olmak veya yerleşme işi yapılmak
AKLAYIVERME

  1. [isim] Aklayıvermek işi
MAJESTELERİ

  1. devlet başkanlarına yönelik kullanılan bir seslenme sözü
SIYIRIVERME

  1. [isim] Sıyıvermek işi
FERAHLANMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız ferahlamak
    • "Genç bir meltemle ferahlanan güneşli rıhtım kenarlarını aştık." (Salâh Birsel)
SERASKERLİK

  1. [isim] Seraskerin görevi veya makamı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü