İçinde enmek olan 8 harfli 35 kelime var. İçerisinde ENMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında enmek olan kelimeler listesine ya da sonu enmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Enmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E E K M N
4 Harfli Kelimeler
EKME, EMEK, EMEN, ENEK, KEME, KENE, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EKE, KEM, MEN, NEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, EN, KE, ME, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖNLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Önleme işi yapılmak
- "Yangın önlendi. Salgın önlendi."
-
[nesnesiz]
Önleme işi yapılmak
- İTLENMEK
-
-
[nesnesiz, hakaret yollu]
Aşağılık niyetlerle yaltaklanmak veya terbiyesizce davranmak; itleşmek
-
[nesnesiz, hakaret yollu]
Aşağılık niyetlerle yaltaklanmak veya terbiyesizce davranmak; itleşmek
- İŞLENMEK
-
-
[nesnesiz]
İşleme işi yapılmak
- "Vazo, ince bir kadın eli ile işlenmiş, beyaz oymalı bir örtünün üzerindedir."
-
[nesnesiz]
İşleme işi yapılmak
- ÖZLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Özleme işine konu olmak
- "Ben özlenerek hatırlananlardan bahsediyorum."
-
[nesnesiz]
Özleme işine konu olmak
- ÖĞRENMEK
-
-
[-i]
Bilgi edinmek; bellemek (I)
- "Gerçi yeni nesil, eskiyi öğrenmekte bir fayda görmüyor ama ben gene de yazayım."
-
[nesnesiz]
Yetenek, beceri kazanmak
- "Her şeye dikkatli baktığı için öğrenmişti."
-
Haber almak
- "Az bir sürede bütün köy bu kurşunları sıkanın Hasan olduğunu öğrendi."
-
[-i]
Bilgi edinmek; bellemek (I)
- GÜVENMEK
-
-
[-e]
Güven duymak, güveni olmak; itimat etmek, yaslanmak (I)
- "Dostumuza güvenmeyelim de düşmanımıza mı güvenelim?"
-
[-e]
Güven duymak, güveni olmak; itimat etmek, yaslanmak (I)
- EKLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Ekleme işi yapılmak
- "Anlatılanlara her fabrikada yeni pimler takılır, başka başka hikâyeler eklenirdi."
-
Ekle tamamlanmak
-
[nesnesiz]
Ekleme işi yapılmak
- İSTENMEK
-
-
[nesnesiz]
İsteme işi yapılmak; istenilmek
- "Küçük boylu sünger isteniyorsa büyükler istenilen boyda ve biçimde kesilip kırpılır."
-
Kendisine istek duyulmak; arzulanmak
-
[nesnesiz]
İsteme işi yapılmak; istenilmek
- BEĞENMEK
-
-
[-i]
İyi veya güzel bulmak; açmak
- "Biz çocuklar evimizi çok beğendik."
-
Benzerleri arasından birini seçip ayırmak
- "İçlerinde Elif’i beğendi. Beğendi ne? Elif'i görünce on sekiz yaşındaki bir sevdalının yüreğini taktılar sanki Bektaş’a."
-
Onaylamak, kabul etmek, tasvip etmek
-
[-i]
İyi veya güzel bulmak; açmak
- ÜSLENMEK
-
-
[-e]
Bir yeri kendine üs seçerek orada yerleşmek
-
[-e]
Bir yeri kendine üs seçerek orada yerleşmek
- DÖNENMEK
-
-
[-de, ağızlardan]
Olduğu yerde veya bir şeyin çevresinde dönmek
- "Öğleye kadar dönendim durdum evin içinde, kendime işler uydurdum."
-
[-de, ağızlardan]
Olduğu yerde veya bir şeyin çevresinde dönmek
- BELENMEK
-
-
[-e, ağızlardan]
Bakınız kundaklanmak
- "Çocuk olsam beleklere belensem"
-
Bakınız bulanmak
- "Kuyunun başında unum elenir / Kaytan bıyıklarım kana belenir"
-
[-e, ağızlardan]
Bakınız kundaklanmak
- DENENMEK
-
-
[nesnesiz]
Deneme işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Deneme işine konu olmak
- ÜFLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Üfleme işi yapılmak
- "Çakır gözleri üflenmiş bir alev gibi parlıyordu."
-
[nesnesiz]
Üfleme işi yapılmak
- İMRENMEK
-
-
[-e]
Beğenilen, hoşlanılan bir şeyi edinme veya bir yiyeceği yeme isteğini duymak
- "İki gün evvel bir muhallebici dükkânının vitrinindeki kazandibine imrendim."
-
Beğenilen bir kişi veya şeye benzemeyi istemek; gıpta etmek
- "Çağımızın yazarları arasında da klasiklere imrenenler yok değildir."
-
[-e]
Beğenilen, hoşlanılan bir şeyi edinme veya bir yiyeceği yeme isteğini duymak
- GÖNENMEK
-
-
[nesnesiz]
Mutlu, mesut olmak, rahat bir hayat sürmek, sevinç duymak; sevinmek, abat olmak
-
[nesnesiz]
Mutlu, mesut olmak, rahat bir hayat sürmek, sevinç duymak; sevinmek, abat olmak
- BİLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek; bileğilenmek, bileylenmek
-
[mecaz]
Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak
-
[mecaz]
Hırslanmak, aşırı derecede istemek
- "İkisi de doyasıya tatlı bir gece geçirmek için bilenmiş gibiydiler."
-
[mecaz]
Hırslanmak, aşırı derecede istemek
-
[nesnesiz]
Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek; bileğilenmek, bileylenmek
- İSLENMEK
-
-
[nesnesiz]
İsli duruma gelmek
- "O gün üzerlerindeki resimleri sökerek sararmış, islenmiş duvarları badanalattım."
-
[nesnesiz]
İsli duruma gelmek
- ÖÇLENMEK
-
-
[-e]
Öç beslemek, öç ile dolu duruma gelmek, hınç beslemek, kin duymak
- "Karikatürünü piposuz çizdiği için bir karikatüriste öçlenen bir profesör tanırım."
-
[-e]
Öç beslemek, öç ile dolu duruma gelmek, hınç beslemek, kin duymak
- İĞRENMEK
-
-
[nesnesiz]
Mide bulandırıcı bir his duymak, tiksinmek
-
[mecaz]
Bir şeyi tiksindirici bulmak; istikrah etmek
- "Asıl iğrendiğim, ürktüğüm elleriydi."
-
[-den, mecaz]
Aşağılık, bayağı bulmak, hoşlanmamak, nefret etmek
- "Hani, o büyük cevizin dibinde gelip de arkama döndüğüm zaman seni görünce vallahi şaşırdım ve senden iğrendim."
-
[nesnesiz]
Mide bulandırıcı bir his duymak, tiksinmek