İçinde elenmek olan 11 harfli 37 kelime var. İçerisinde ELENMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında elenmek olan kelimeler listesine ya da sonu elenmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Elenmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
7 Harfli Kelimeler
EKLENME, ELENMEK
6 Harfli Kelimeler
EKLEME, ELEMEK, ELENME, ENEMEK, KELEME, MELEKE
5 Harfli Kelimeler
EKLEM, ELEME, ELMEK, ENEME, ENLEM, KELEM, MELEK
4 Harfli Kelimeler
EKME, ELEK, ELEM, EMEK, EMEL, EMEN, ENEK, KELE, KEME, KENE, LEKE, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EKE, ELK, KEL, KEM, MEN, NEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, EM, EN, KE, LE, ME, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ETENELENMEK
-
-
[nesnesiz, biyoloji]
Oğulcuk veya eklentileriyle ana arasında ilgi kurmak
-
[nesnesiz, biyoloji]
Oğulcuk veya eklentileriyle ana arasında ilgi kurmak
- MEYVELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Meyveli duruma gelmek, meyve vermek
-
[nesnesiz]
Meyveli duruma gelmek, meyve vermek
- HADDELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Haddeleme işi yapılmak
- "Demir, kireç içinde biraz dinlendikten sonra, civata yapımı için kaliteli duruma getirilmek üzere soğuk haddeleme makinesinde civata ebatlarına göre haddelenir."
-
[nesnesiz]
Haddeleme işi yapılmak
- SİLKELENMEK
-
- MASKELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Maskeleme işi yapılmak veya maskeleme işine konu olmak
-
[mecaz]
Gerçek görünüşünü saklamak, gizlemek
- "Nefsine itimadı o kadar kuvvetli idi ki aşırı bir resmiyetle maskelenen nazik istiskalleri anlamamazlığa vurur."
-
[nesnesiz]
Maskeleme işi yapılmak veya maskeleme işine konu olmak
- SÜRMELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Sürmeleme işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Sürmeleme işi yapılmak
- DESTELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Desteleme işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Desteleme işi yapılmak
- RENDELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Rendeleme işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Rendeleme işi yapılmak
- PERDELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Perdeleme işine konu olmak
- "Gene o perdelenmiş gözlerinden kudurtucu bir manasızlık fışkırıyor."
-
[nesnesiz]
Perdeleme işine konu olmak
- SAHNELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Oyun sahneye konulmak
- "Okulda yazdığım bir oyun sahnelenince yüreklendiğimi anlattım."
-
[mecaz]
Bir durum, bir olay ortaya çıkmak, görünür olmak
-
[mecaz]
Bir durum, bir olay gerçekleştirilmek
-
[nesnesiz]
Oyun sahneye konulmak
- DENGELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Dengesi sağlanmak; terazilenmek
-
[nesnesiz]
Dengesi sağlanmak; terazilenmek
- ŞİFRELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir metin şifreli duruma getirilmek
-
[nesnesiz]
Bir metin şifreli duruma getirilmek
- GÖLGELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Gölgeli duruma girmek
- "Cuma'nın yüzü gölgelenip alnı kırışıyor."
-
[mecaz]
Üzerine karartı inmiş gibi olmak
- "Gözleri, ender görülen bir acıyla gölgelendi."
-
[mecaz]
Değerinin bilinmesi engellenmek
- "Gerçekçi olmayışı yüzünden, bugün bize tarihî gaf olarak görülen atılımlarla, bu çizgi hayli gölgelenmiştir."
-
[nesnesiz]
Gölgeli duruma girmek
- HELMELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Helme durumuna gelmek
-
[mecaz]
Karışmak, birbirinin içinde erimek
- "Yerli ve yabancı muhtelif lengüistik elemanların tarih kazanında kaynaya kaynaya helmelenip hamur olmasından meydana gelen Türkçemiz."
-
[nesnesiz]
Helme durumuna gelmek
- ŞÜPHELENMEK
-
-
[-den]
Bakınız kuşkulanmak
- "Bunun bir casus olmasından şüphelendim."
-
[-den]
Bakınız kuşkulanmak
- CEZBELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Cezbeye tutulmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek
- "Hırıltıdan cezbelenen cins köpek gibi artık kendini tutamayarak o da Nükhet'e saldırdı."
-
[nesnesiz]
Cezbeye tutulmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek
- BOMBELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Üzerinde bombe oluşmak; bombeleşmek, bombe yapmak
-
[nesnesiz]
Üzerinde bombe oluşmak; bombeleşmek, bombe yapmak
- ÇEVRELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Çevreleme işi yapılmak
- "Annemin beyaz namaz beziyle çevrelenmiş başı kapıdan uzanmıştı."
-
[nesnesiz]
Çevreleme işi yapılmak
- TEKMELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Tekme vurulmak
-
[nesnesiz]
Tekme vurulmak
- GÖVDELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Gövde oluşmak
-
Gövde kalınlaşmak, belirgin duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Gövde oluşmak