İçinde elemek olan 10 harfli 45 kelime var. İçerisinde ELEMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında elemek olan kelimeler listesine ya da sonu elemek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Elemek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E E E K L M
6 Harfli Kelimeler
EKLEME, ELEMEK, KELEME, MELEKE
5 Harfli Kelimeler
EKLEM, ELEME, ELMEK, KELEM, MELEK
4 Harfli Kelimeler
EKME, ELEK, ELEM, EMEK, EMEL, KELE, KEME, LEKE, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EKE, ELK, KEL, KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, EM, KE, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BESTELEMEK
-
-
[-i]
Beste yapmak
- "Koca üstat hemen rasttan bestelediği bir şarkıyı mırıldanmaya başladı."
-
[-i]
Beste yapmak
- SAHNELEMEK
-
-
[-i]
Sahneye koymak
-
[mecaz]
Görüntü vermek
- "İdeal koca rolünü başarıyla sahneleyerek onu dünyaevine sokmakta güçlük çekmemiş."
-
[-i]
Sahneye koymak
- SERPELEMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız sepelemek
- "Yağmurun serpelediği olurdu eski yaz günlerinde, bulut geçti derlerdi."
-
Sürekli olarak ve az serpmek
- "Yaraya serpelemek için verdiği ağaç çürüğünü hiç sayma…"
-
[nesnesiz]
Bakınız sepelemek
- DÜĞMELEMEK
-
-
[-i]
Bakınız iliklemek
-
[-i]
Bakınız iliklemek
- KEMRELEMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız gübrelemek
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız gübrelemek
- FİSKELEMEK
-
-
[-i]
Fiske vurmak
-
[mecaz]
Hafifçe sitem etmek
-
[-i]
Fiske vurmak
- DESTELEMEK
-
-
[-i]
Deste durumuna getirmek, deste yapmak
-
[-i]
Deste durumuna getirmek, deste yapmak
- MÜHRELEMEK
-
-
[-i, eskimiş]
Kâğıdı mühre ile cilalamak, parlatmak, düzeltmek
-
[-i, eskimiş]
Kâğıdı mühre ile cilalamak, parlatmak, düzeltmek
- SİMGELEMEK
-
-
[-i]
Simge durumuna getirmek
-
[-i]
Simge durumuna getirmek
- ÇELMELEMEK
-
-
[-i]
Çelme takmak
- "Hademelerden biri odaya lamba getirirken Mebrure bahçeye fırladı, birbirini çelmeleyen adımlarla, istediği hâlde koşmaya muvaffak olamayarak sokağa yürüdü."
-
[mecaz]
Bir iş veya kimseyi engellemek
-
[mecaz]
Bir işi baltalamak
-
[-i]
Çelme takmak
- PLASELEMEK
-
-
[-i]
Topu kavisli vuruşla ileri göndermek
-
[-i]
Topu kavisli vuruşla ileri göndermek
- ŞİFRELEMEK
-
-
[-i]
Bir metni şifreli duruma getirmek
-
[-i]
Bir metni şifreli duruma getirmek
- KÜNDELEMEK
-
-
[-i, spor]
Künde oyununu yapmak
-
[-i, spor]
Künde oyununu yapmak
- ÇEVRELEMEK
-
-
[-i]
İçine almak
- "Açık başımı çevreleyen beyaz saçlarım."
-
Bakınız kuşatmak
- "Çadırlarımızı kurduk, keçi yünü battaniyelerimizi omuzlarımıza alıp yaktığımız ateşi çevreledik."
-
Bir desen veya resimde çevre çizgisini iyice belirterek çizmek
-
[mecaz]
Bir konunun sınırlarını çizmek, tahdit etmek
-
[-i]
İçine almak
- KEPÇELEMEK
-
-
[-i, spor]
Yere düşmekte olan topu, iki eli kepçe biçimine getirip eğilerek yere değmeden kurtarmak
-
[-i, spor]
Yere düşmekte olan topu, iki eli kepçe biçimine getirip eğilerek yere değmeden kurtarmak
- HADDELEMEK
-
-
[-i, madencilik]
Madenleri haddeden geçirerek birtakım işlemler sonucu istenilen biçime getirmek
-
[-i, madencilik]
Madenleri haddeden geçirerek birtakım işlemler sonucu istenilen biçime getirmek
- LİSTELEMEK
-
-
[-i]
Liste durumuna getirmek
- "Bu kadar çok sınıfı listelemek, onlar üzerinde işlem yapmak, bu sınıflar içinden aradıklarımızı bulmak epeyce zor olacaktır."
-
[-i]
Liste durumuna getirmek
- MADDELEMEK
-
-
[-i]
Madde madde yazmak veya söylemek, maddeler hâlinde vermek
-
[-i]
Madde madde yazmak veya söylemek, maddeler hâlinde vermek
- SENDELEMEK
-
-
[nesnesiz]
Dengesi bozularak düşecek gibi olmak, adımlarını şaşırmak
- "İkimiz de birbirine sarılmış sarhoşlar gibi bir sağa bir sola sendeliyorduk."
-
[mecaz]
Herhangi bir olay karşısında ne yapacağını şaşıracak kadar sarsılmak
- "Kapıyı açar açmaz birden sendeledim. Bir koku, bir koku, tarifi kabil değil..."
-
[nesnesiz]
Dengesi bozularak düşecek gibi olmak, adımlarını şaşırmak
- TEKMELEMEK
-
-
[-i]
Tekme vurmak, tekme atmak; tepiklemek
- "Ayağımın ucuna ne gelirse çiğniyor, tekmeliyordum."
-
[mecaz]
Nankörce davranmak
-
[-i]
Tekme vurmak, tekme atmak; tepiklemek