İçinde elem olan 9 harfli 101 kelime var. İçerisinde ELEM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında elem olan kelimeler listesine ya da Sonu elem ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E L M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ELEM, EMEL
2 Harfli Kelimeler
EL, EM, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜHRELEME
-
-
[isim]
Mührelemek işi
-
[isim]
Mührelemek işi
- TEPELEMEK
-
-
[-i]
Ayakları altında ezmek
-
Bozguna uğratmak, hırpalamak
- "Sen ona ilişirsen ben de seni tepelerim." (Burhan Felek)
-
Kıyasıya dövmek
-
[-i]
Ayakları altında ezmek
- ŞİŞELEMEK
-
-
[-i]
Şişeye doldurmak
-
[-i]
Şişeye doldurmak
- SÜTRELEME
-
-
[isim]
Sütrelemek işi
-
[isim]
Sütrelemek işi
- DENGELEME
-
-
[isim]
Dengelemek işi
-
[isim]
Dengelemek işi
- REZELEMEK
-
-
[-i]
Reze ile kapamak
-
[-i]
Reze ile kapamak
- TANELEMEK
-
-
[-i]
Tanelerini ayırmak
- "Narı tanelemek."
-
[-i]
Tanelerini ayırmak
- ÜSTELEMEK
-
-
[nsz]
Bir düşünce veya istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek, tekit etmek
- "Ahmet Kerim bu yeni tutumun sebebini mutlaka öğrenmek istedi ve o kadar üsteledi ki Samim cevap vermek zorunda kaldı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Hastalık yeniden ortaya çıkmak, depreşmek
- "Sıtması üsteledi."
-
[-i]
Bir isteği, bir buyruğu tekrarlamak, tekit etmek
-
[-e]
Bir şeyin üstüne eklenmek, katılmak, inzimam etmek
- "Sıkıntıya bir de hastalık üsteleyince."
-
[nsz]
Bir düşünce veya istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek, tekit etmek
- SOBELEMEK
-
-
[-i]
"Sobe" diyerek ebeden önce kararlaştırılmış yere ulaşıldığını bildirmek
-
Yakalamak
-
[-i]
"Sobe" diyerek ebeden önce kararlaştırılmış yere ulaşıldığını bildirmek
- İĞNELEMEK
-
-
İğne ile tutturmak
- "Hanım ipek peçesini açmış, çarşafının üzerine iğnelemiş." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[-i]
Üstü kapalı olarak onur kırıcı, üzüntü verici söz söylemek
- "Onlara karşı minnet altında olmaktan doğan bir kızgınlıkla Şinasi'yi her fırsatta iğnelerdi." (Halide Edip Adıvar)
-
İğne ile tutturmak
- KERTELEME
-
-
[isim]
Kerte kerte, azar azar ilerleme durumu, tedriç
-
[isim]
Kerte kerte, azar azar ilerleme durumu, tedriç
- ÖRSELEMEK
-
-
[-i]
Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek
- "Rüzgâr çiçekleri örseledi."
-
Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak
- "Naciye Hanım, kalkık kaşlarıyla başını sallayarak meclisin sükûtunu örseledi." (Peyami Safa)
-
[-i]
Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek
- GÖNYELEME
-
-
[isim]
Gönyelemek işi
-
[isim]
Gönyelemek işi
- ÖKSELEMEK
-
-
[-i]
Ökse ile yakalamak
-
[-i]
Ökse ile yakalamak
- BÖLGELEME
-
-
[isim]
Bölgelemek işi
-
[isim]
Bölgelemek işi
- EVRELEMEK
- ...
- PARKELEME
-
-
[isim]
Parkelemek işi
-
[isim]
Parkelemek işi
- ŞEDDELEME
- ...
- GEVELEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi çiğnemeden ağız içinde evirip çevirmek
- "Kirli suratlı üç çocuk, ellerindeki birer dilim ekmeği geveleyip duruyorlar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Bir sözü tam olarak ve açıkça söylememek
- "Saatlerce asıl maksadımı ağzımın içinde gevelemekle kalıyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[-i]
Bir şeyi çiğnemeden ağız içinde evirip çevirmek
- KÜNDELEME
-
-
[isim]
Künde oyununu yapma
-
[isim]
Künde oyununu yapma