İçinde elem olan 8 harfli 66 kelime var. İçerisinde ELEM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında elem olan kelimeler listesine ya da Sonu elem ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E L M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ELEM, EMEL
2 Harfli Kelimeler
EL, EM, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ENSELEME
-
-
[isim]
Enselemek işi
-
[isim]
Enselemek işi
- APRELEME
-
-
[isim]
Aprelemek işi
-
[isim]
Aprelemek işi
- EVRELEME
- ...
- YİNELEME
-
-
[isim]
Yinelemek işi, tekrarlama
-
Bir cümle içinde veya arka arkaya gelen cümlelerde bir kelimenin veya bir parçanın tekrarlanması
- "Ağla çoban ağla, ovan kalmadı / Gözyaşı dök bülbül yuvan kalmadı." (Mehmet Emin Yurdakul)
-
Cümlede eş, yakın ve zıt anlamlı sözlerin tekrarlanması
-
[isim]
Yinelemek işi, tekrarlama
- GECELEME
-
-
[isim]
Gecelemek işi
-
[isim]
Gecelemek işi
- GÜDELEME
-
-
[isim]
Güdelemek işi, motivasyon
-
[isim]
Güdelemek işi, motivasyon
- KEKELEME
-
-
[isim]
Kekelemek işi
-
[isim]
Kekelemek işi
- İTELEMEK
-
-
[-i]
Sürekli itmek, arka arkaya itmek, iteklemek
- "Bu, insanı yanlış yollara itelese de bir çıkış noktası bulunmasına omuz verebilir." (Salâh Birsel)
-
[-i]
Sürekli itmek, arka arkaya itmek, iteklemek
- SÖZCELEM
- ...
- PEÇELEME
-
-
[isim]
Peçelemek işi
-
[isim]
Peçelemek işi
- ERTELEME
-
-
[isim]
Ertelemek işi, tehir, tecil, talik
- "Bu çeşit projeleri hep çekmelerin en altına sürüp erteleme yolunu tutuyorlardı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Ertelemek işi, tehir, tecil, talik
- EŞELEMEK
-
-
[-i]
Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak
- "Eşeledik külleri, kıvılcımlar parladı." (Cahit Uçuk)
-
Dağıtıp karıştırmak
- "Canan'ın odasında, ayaklarıyla yorganı eşeleyip karyolayı sarsarak hıçkırırken buldu." (Peyami Safa)
-
Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak
- "Bunu burada eşeleyip kimseyi üzmek istemeyiz." (Haldun Taner)
-
[-i]
Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak
- TANELEME
-
-
[isim]
Tanelemek işi
-
[isim]
Tanelemek işi
- GEZELEME
-
-
[isim]
Gezelemek işi
-
Gelin ve damadın düğünden sonra akrabalarına yaptıkları ziyaret
-
[isim]
Gezelemek işi
- NİTELEME
-
-
[isim]
Nitelemek işi
-
[isim]
Nitelemek işi
- KEÇELEME
-
-
[isim]
Keçelemek işi
-
[isim]
Keçelemek işi
- SOBELEME
-
-
[isim]
Sobelemek işi
-
[isim]
Sobelemek işi
- ÇİSELEME
-
-
[isim]
Çiselemek işi
-
[isim]
Çiselemek işi
- TEPELEME
-
-
[isim]
Tepelemek işi
- "Ertesi gün öğle vakti, Menderes köprüsündeki köpekleri tepelemeye ant içtik." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
İyice doldurulmuş, taşacak kadar dolu olan
- "Ortaya konmuş tepeleme dolu sarı mangalın çevresine..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Tepe biçimi verecek veya kenarlarından taşacak kadar
- "İşte Ruhsar! Orada tepeleme yığılmış kitapların yanı başında duruyor." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Tepelemek işi
- KAŞELEME
-
-
[isim]
Kaşelemek işi
-
[isim]
Kaşelemek işi