İçinde el olan 5 harfli 200 kelime var. İçerisinde EL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında el olan kelimeler listesine ya da sonu el ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

El Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E L

2 Harfli Kelimeler

EL, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GELİN

  1. [isim] Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın; elkızı
  2. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın; elkızı
MODEL

Kelime Kökeni: Fransızca modèle

  1. [isim] Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse; örnek
    • "Başarılı bir yontucu için model ne ise Köy Enstitülü için de köy odur." (Adnan Binyazar)
  2. Fotoğraf sanatçılarına poz veren kimse
  3. Bakınız örnek
  4. Bir özelliği olan nesne veya kişi
    • "Sadakat modeli."
  5. Bakınız biçim (II)
    • "Bu elbisenin modelini beğenmedim."
  6. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi
    • "Bu biçimi modelden aldık."
  7. Otomobil vb.nde tip
    • "Eski mi eski, otuz dokuz model bir taksisi vardı." (Necati Cumalı)
  8. Bakınız benzer
    • "Mahalle tulumbasının bir modelini yaptırıp götürmeye karar verdiler." (Halide Edip Adıvar)
  9. Bakınız manken
    • "Paris'in en son, en pahalı modelleri gibi giyinmişler." (Refik Halit Karay)
  10. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği; prototip
ELİPS

Kelime Kökeni: Fransızca ellipse

  1. [isim, matematik] Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine eşit olan kapalı eğri
  2. [dil bilimi] Bakınız eksilti
ÜSTEL

  1. [sıfat, matematik] Üstü olan
ÖZNEL

  1. [sıfat] Özneye ilişkin olan, öznede oluşan, nesnelerin gerçeğine değil, bireyin düşünce ve duygularına dayanan; enfüsi, subjektif, nesnel karşıtı
    • "Bence bunu düşünelim ve ortaya çıkacak öznel davranışımızı içtenlikle dile getirelim." (Melih Cevdet Anday)
ÖZSEL

  1. [sıfat] Öz ile ilgili
DÜVEL

Kelime Kökeni: Arapça duvel

  1. [isim] Devletler
DİKEL

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız meni
TELİF

Kelime Kökeni: Arapça teʾlīf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız uzlaştırma
  2. [eskimiş] Kitap yazma
  3. [hukuk] Bakınız telif hakkı
  4. [sıfat] Yazarın kendisinin kaleme aldığı
    • "Babamın gene o tarihte oynanan bir telif piyesi de o sahnede oynamıştı." (Halit Fahri Ozansoy)
MİSEL

Kelime Kökeni: Fransızca micelle

  1. [isim, kimya] Koloit iyonlarında molekül yığılmasından oluşan ve yalnız başına koloidin bütün niteliğini taşıdığı kabul edilen bölüm
GÖVEL

  1. [sıfat, ağızlardan] Yeşil başlı
    • "Gövel ördek indi bizim göllere." (Karacaoğlan)
SÖKEL

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız malul
  2. Bakınız güçsüz
  3. Bakınız hasta
NİCEL

  1. [sıfat] Nicelik bakımından, nicelikle ilgili; kantitatif
İLKEL

  1. [sıfat] İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan; ilkelce, iptidai, primitif
    • "Tiyatro yönetimi ve sahne düzeni her bakımdan ilkel, çağın koşullarına uygun olarak bozuktu." (Metin And)
  2. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan; primitif
  3. Basit, karmaşık olmayan
    • "Gayet ilkel bir dokuma tezgâhında harıl harıl çalışan iki işçi gördüm." (Fikret Otyam)
  4. [isim] Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad
  5. [mecaz] Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz
  6. [felsefe] Zaman bakımından en eski olan; iptidai, primitif
VELUR

Kelime Kökeni: Fransızca velours

  1. [isim] Bakınız kadife
TELİN

Kelime Kökeni: Arapça telʿīn

  1. [isim, eskimiş] Bakınız lanetleme
ÇÖKEL

  1. [isim] Taşan bir suyun çekildikten sonra bıraktığı tortu
    • "Çünkü buralarda hızlı bir çökel birikimi oluyor ve kesintisiz sürüp gidiyordu." (Hilmi Balcı)
  2. [kimya] Bakınız çökelti
HELİK

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, ağızlardan] Duvar örülürken büyük taşların arasına konulan ufak taşlar
HELME

Kelime Kökeni: Arapça helīme

  1. [isim] Fasulye, pirinç, buğday vb. taneler kaynatıldığında nişastanın çökelmesiyle oluşan koyu sıvı
  2. Bazı bitkilerin kök, çiçek ve tohumlarında bulunan koyu kıvamlı madde
MOTEL

Kelime Kökeni: Fransızca motel

  1. [isim] Motorlu taşıtlarla yolculuk edenlerin barınmalarını, arabalarını park etmelerini ve başka gereksinimlerini karşılamak için işlek kara yolları üzerinde yapılmış otel
    • "Mehmet’in moteline yakın bir iki motel daha vardı." (Fethi Naci)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü