İçinde el olan 4 harfli 47 kelime var. İçerisinde EL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında el olan kelimeler listesine ya da sonu el ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

El Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E L

2 Harfli Kelimeler

EL, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ELTİ

  1. [isim] Kadına göre kocasının erkek kardeşlerinin eşlerinden her biri
YELE

  1. [isim] At, aslan vb. hayvanların ensesinde veya boynunda bulunan ve saça benzeyen uzun kıllar; perçem
    • "Ben, yelesi yelde dalgalanan, sağrısı köpüklü kır atıma bineceğim." (Nâzım Hikmet)
  2. Balıklarda sırt yüzgeci
EMEL

Kelime Kökeni: Arapça emel

  1. [isim] Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek
    • "Bu emele vasıl olmak için bütün gayretimi sarf edeceğim, elimden geleni yapacağım." (Etem İzzet Benice)
ATEL

Kelime Kökeni: Fransızca attelle

  1. [isim] Kırılmış kemiklerin düzgün bir biçimde sarılabilmesi için kullanılan türlü malzemelerden yapılmış destek
İÇEL

  1. [isim] Mersin ilinin 2002 yılına kadarki resmî adı
KELT

  1. [isim] Demir Çağı'nda Orta ve Batı Avrupa'ya yayılmış Hint-Avrupa kökenli halk ve bu halktan olan kimse
KELE

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız boğa
EZEL

Kelime Kökeni: Arapça ezel

  1. [isim] Başlangıcı belli olmayan zaman; öncesizlik
    • "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım / Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım" (Mehmet Akif Ersoy)
SELP

Kelime Kökeni: Arapça selb

  1. [isim, eskimiş] Zorla alma, kapma
  2. Kaldırma, kaçırma, yok etme
AMEL

Kelime Kökeni: Arapça ʿamel

  1. [isim] Bakınız edim
  2. [din bilimi] Dinin buyruklarını yerine getirmek için yapılan iş, fiil veya hareket
  3. [mecaz] Bakınız ishal
CELİ

Kelime Kökeni: Arapça celī

  1. [sıfat, eskimiş] Açık, aşikâr olan
  2. Parlak, cilalı olan
  3. Bakınız celi yazı
FELÇ

Kelime Kökeni: Arapça felc

  1. [isim, tıp] Bakınız inme
  2. [mecaz] İşlemez durumda olma
SELA

Kelime Kökeni: Arapça ṣalāʾ

  1. [isim, din bilimi] Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua
    • "Su selası, gündüz, vakitli vakitsiz verilirdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
NOEL

Kelime Kökeni: Fransızca noël

  1. [isim] Hristiyanların her yıl 25 Aralık'ta Hz. İsa'nın doğum gününü kutladıkları yortu
    • "Bizim çocukluğumuzda Noel ve yılbaşı gâvur bayramları idi." (Haldun Taner)
SELE

Kelime Kökeni: Arapça selle

  1. [isim] Yayvan, genişçe sepet
    • "İş önlükleri bağlandı, sele denilen hasır sepetlerle tarlaya dalındı." (Orhan Kemal)
AZEL

  1. [isim, ekonomi] Sunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü; oligopol
ELİT

Kelime Kökeni: Fransızca élite

  1. [sıfat] Bakınız seçkin
ECEL

Kelime Kökeni: Arapça ecel

  1. [isim] Hayatın sonu, ölüm zamanı
    • "Vaktinize hazır olun / Ecel vardır gelir bir gün" (Yunus Emre)
ELİF

Kelime Kökeni: Arapça elif

  1. [isim] Arap alfabesinin ilk harfinin adı, okunuşu
ELİK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız dağ keçisi
    • "Hızır nazardan koruya, eli ayağı düzgün, elik yavrusundan azgın kara saçlı, gül nakışlı bir kızım dünyaya gelmiştir." (Kemal Bilbaşar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü