İçinde ekt olan 8 harfli 31 kelime var. İçerisinde EKT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ekt olan kelimeler listesine ya da Sonu ekt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KET, TEK
2 Harfli Kelimeler
EK, ET, KE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ELEKTRON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı
-
[isim]
Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı
- ENJEKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Şırınga
- "Üzerinde ağızları açık kalmış ilaç şişeleri, pamuk parçaları, kırık bir enjektör ile bir küçük masa..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Şırınga
- TEKTONİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Parçalanıp dağılmış yer katmanlarının birbirleri ile olan ilgilerini araştıran yer bilimi kolu
-
[isim]
Parçalanıp dağılmış yer katmanlarının birbirleri ile olan ilgilerini araştıran yer bilimi kolu
- SEKTÖREL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Bölüm, kol, dal, kesim ile ilgili
-
[sıfat]
Bölüm, kol, dal, kesim ile ilgili
- KOLEKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atık suların akmasını sağlayan boru
-
Toplaç
-
[isim]
Atık suların akmasını sağlayan boru
- DEDEKTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gizli, sivil polis, polis hafiyesi
- "En usta dedektifleri bile şaşkına çevirecek kadar dolaşık ve karışık bir olaydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Özel soruşturma yapmak için görevli kimse, hafiye
-
[isim]
Gizli, sivil polis, polis hafiyesi
- ELEKTRİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü
- "Ondan hemen ayrılıp elektriği yaktı." (Tarık Buğra)
-
Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi
-
Bu enerjiden elde edilen aydınlanma
-
Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu
-
Çarpıcılık, cazibe, canlılık
- "Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka, yırtıkça bir kız var içlerinde." (Haldun Taner)
-
[isim]
Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü
- EKTODERM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dış deri
-
[isim]
Dış deri
- KOLEKTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Birçok kimseyi veya nesneyi içine alan, birçok kişi ve nesnenin bir araya gelmesi sonucu olan
-
[zarf]
Ortaklaşa
-
[sıfat]
Birçok kimseyi veya nesneyi içine alan, birçok kişi ve nesnenin bir araya gelmesi sonucu olan
- ENDİREKT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Doğrudan olmayan, dolaylı
-
[sıfat]
Doğrudan olmayan, dolaylı
- GERÇEKTE
-
-
[zarf]
Aslında, tam anlamıyla, hakikatte
- "Kumpanyanın kurulmasında başı çeken gerçekte, ecnebi bir banka." (Atilla İlhan)
-
[zarf]
Aslında, tam anlamıyla, hakikatte
- MEKTEPLİ
-
-
[isim]
Okula giden kimse, öğrenci
-
[sıfat]
Okulda yetişmiş olan, alaylı karşıtı
- "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Okula giden kimse, öğrenci
- SELEKTİF
- ...
- DİYALEKT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Lehçe
-
[isim]
Lehçe
- ENTELEKT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Anlık
-
[isim]
Anlık
- EKTİRMEK
-
-
[-i]
Ekme işini yaptırmak
- "Üstüne bol zencefil ektirdiğim salep fincanını iki elimle kavradım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-i]
Ekme işini yaptırmak
- SEKTİRİŞ
- ...
- OBJEKTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Nesnel
- "Olayları elden geldiğince objektif bir şekilde vermeye özen gösterirdi." (Haldun Taner)
-
[isim]
Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerle cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine yansıtan mercek veya mercek sistemi
- "Örtümün aralığında objektifin bebeksiz gözü bakıyor." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Nesnel
- SELEKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Tahılı yabancı maddelerden ayırmak için kullanılan aygıt
-
Taşıtlarda farların uzun ve kısa uzaklıkta yanmasını sağlayan araç
-
[isim]
Tahılı yabancı maddelerden ayırmak için kullanılan aygıt
- MEKTUPÇU
-
-
[isim]
Osmanlılarda, bir resmî dairenin yazı işlerini yönetmekle yükümlü yüksek görevli kişi
-
Bir il idaresinin yazı işlerini yöneten görevli
-
[isim]
Osmanlılarda, bir resmî dairenin yazı işlerini yönetmekle yükümlü yüksek görevli kişi