İçinde ekt olan 8 harfli 31 kelime var. İçerisinde EKT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ekt olan kelimeler listesine ya da Sonu ekt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E K T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KET, TEK

2 Harfli Kelimeler

EK, ET, KE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EKTODERM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dış deri

KOLEKTÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atık suların akmasını sağlayan boru
  2. Toplaç

TEKTONİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Parçalanıp dağılmış yer katmanlarının birbirleri ile olan ilgilerini araştıran yer bilimi kolu

YÜREKTEN

  1. Temiz duygularla, saygı ile, içten, içtenlikle
    • "İlk zamanlarda olduğu gibi şöyle içten ve yürekten konuştukları bir anları olmuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

EKTİRMEK

  1. [-i] Ekme işini yaptırmak
    • "Üstüne bol zencefil ektirdiğim salep fincanını iki elimle kavradım." (Sait Faik Abasıyanık)

GERÇEKTE

  1. [zarf] Aslında, tam anlamıyla, hakikatte
    • "Kumpanyanın kurulmasında başı çeken gerçekte, ecnebi bir banka." (Atilla İlhan)

ÇEKTİRME

  1. [isim] Çektirmek işi
    • "Mebus adayları gibi bunları da fotoğraf çektirmeye gider gibi kılık kıyafetlerinden tanımak güç değildi." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Çektiri
  3. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık
  4. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası
  5. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç
  6. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet

ELEKTRİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü
    • "Ondan hemen ayrılıp elektriği yaktı." (Tarık Buğra)
  2. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi
  3. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma
  4. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu
  5. Çarpıcılık, cazibe, canlılık
    • "Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka, yırtıkça bir kız var içlerinde." (Haldun Taner)

KOLEKTİF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Birçok kimseyi veya nesneyi içine alan, birçok kişi ve nesnenin bir araya gelmesi sonucu olan
  2. [zarf] Ortaklaşa

SELEKTİF
...
SEKTİRİŞ
...
DİREKTÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yönetmen

PEKTORAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Göğse ait
  2. Göğse veya akciğer hastalıklarına ait, göğüs hastalıklarına ilişkin

ENTELEKT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Anlık

SELEKTÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tahılı yabancı maddelerden ayırmak için kullanılan aygıt
  2. Taşıtlarda farların uzun ve kısa uzaklıkta yanmasını sağlayan araç

DEDEKTİF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gizli, sivil polis, polis hafiyesi
    • "En usta dedektifleri bile şaşkına çevirecek kadar dolaşık ve karışık bir olaydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Özel soruşturma yapmak için görevli kimse, hafiye

MEKTEPLİ

  1. [isim] Okula giden kimse, öğrenci
  2. [sıfat] Okulda yetişmiş olan, alaylı karşıtı
    • "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm." (Reşat Nuri Güntekin)

OBJEKTİF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Nesnel
    • "Olayları elden geldiğince objektif bir şekilde vermeye özen gösterirdi." (Haldun Taner)
  2. [isim] Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerle cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine yansıtan mercek veya mercek sistemi
    • "Örtümün aralığında objektifin bebeksiz gözü bakıyor." (Falih Rıfkı Atay)

SEKTÖREL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Bölüm, kol, dal, kesim ile ilgili

ENJEKTÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Şırınga
    • "Üzerinde ağızları açık kalmış ilaç şişeleri, pamuk parçaları, kırık bir enjektör ile bir küçük masa..." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü