İçinde ekl olan 7 harfli 44 kelime var. İçerisinde EKL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ekl olan kelimeler listesine ya da Sonu ekl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ELK, KEL
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, KE, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ELEKLİK
-
-
[isim]
Keçi kılından veya at yelesinden yapılmış iplikle dokunan ve sanayide bazı sıvıları süzmekte kullanılan özel dokuma türü
-
[isim]
Keçi kılından veya at yelesinden yapılmış iplikle dokunan ve sanayide bazı sıvıları süzmekte kullanılan özel dokuma türü
- KÖPEKLİ
-
-
[sıfat]
Köpeği olan
-
[sıfat]
Köpeği olan
- EKLESİL
-
-
[isim]
Üniversitelerde öğrencilerin ders seçme veya bırakma işlemi
-
[isim]
Üniversitelerde öğrencilerin ders seçme veya bırakma işlemi
- EKLEŞME
-
-
[isim]
Ekleşmek işi
-
[isim]
Ekleşmek işi
- İNEKLİK
-
-
[isim]
İnek ahırı
-
Bönlük
-
Aşırı çalışmaya rağmen anlayamama durumu
-
[isim]
İnek ahırı
- BEKLEME
-
-
[isim]
Beklemek işi
- "Pencere kapandıktan sonra aynı hareketsizlik ve bekleme devam etti." (Nahid Sırrı Örik)
-
[isim]
Beklemek işi
- SÜBEKLİ
-
-
[sıfat]
Sübeği olan
- "Beşikler sübekli olduğu gibi bazı salıncakların alt kısmında da sübek geçecek bir delik mevcuttur." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Sübeği olan
- BENEKLİ
-
-
[sıfat]
Ufak lekeleri bulunan
- "Altın benekli, mor renkli ipekli bluz giyiyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Ufak lekeleri bulunan
- TÜFEKLİ
- ...
- GÖBEKLİ
-
-
[sıfat]
Karnı yağlanıp şişmanlamış
- "Orta boylu, geniş göğüslü ve hafif göbekliydi." (Çetin Altan)
-
Yaprakları büyüyüp sıklaşmış (marul, lahana)
-
[sıfat]
Karnı yağlanıp şişmanlamış
- TEKLEME
-
-
[isim]
Teklemek işi
-
[isim]
Teklemek işi
- YEMEKLİ
-
-
[sıfat]
Yemek de yenilen
- "Yemekli nişan."
-
Yemek de verilen
- "Yemekli pansiyon."
-
[sıfat]
Yemek de yenilen
- ETEKLİK
-
-
[isim]
Etek
- "O irmik kokulu neftî bluzuyla vanilya kokulu gri etekliğini giyerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Bir şeyin aşağıya doğru uzanan yüzü
- "Davlumbazın etekliği."
-
[sıfat]
Etek yapmaya elverişli (kumaş)
-
[isim]
Etek
- FİŞEKLİ
-
-
[sıfat]
İçinde fişek bulunan
-
[sıfat]
İçinde fişek bulunan
- KEPEKLİ
-
-
[sıfat]
İçinde kepeği olan
- "Kepekli un. Kepekli ekmek."
-
Üzerinde kepek oluşmuş olan
- "Kepekli saçlar."
-
Un gibi, susuz ve tatsız (elma)
-
[sıfat]
İçinde kepeği olan
- EKLEMLİ
-
-
[sıfat]
Eklemi olan
-
[sıfat]
Eklemi olan
- EKLENTİ
-
-
[isim]
Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça
-
[isim]
Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça
- DÖŞEKLİ
-
-
[sıfat]
Döşeği olan
-
[isim]
Yalpası az olan yayvan gemi
-
[sıfat]
Döşeği olan
- GEREKLİ
-
-
[sıfat]
Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza
- "Bize gerekli olan şey, adamakıllı bir harita, bir de kılavuz." (Halide Edip Adıvar)
- "Başbakan, gerekli görürse ... Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven isteyebilir." (Anayasa)
-
[sıfat]
Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza
- EKLEYİŞ
- ...