İçinde ek olan 9 harfli 845 kelime var. İçerisinde EK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ek olan kelimeler listesine ya da Sonu ek ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- APRELEMEK
-
-
[-i]
Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak
-
[-i]
Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak
- DİKELTMEK
-
-
[-i]
Dik duruma getirmek, dik duruma gelmesini sağlamak
-
[-i]
Dik duruma getirmek, dik duruma gelmesini sağlamak
- DİŞLENMEK
-
-
[nsz]
Dişleme işine konu olmak, dişle ısırılmak
-
Tanelenmek, diş tutmak
-
Güçlenmek, dediğini yaptırır olmak
-
[nsz]
Dişleme işine konu olmak, dişle ısırılmak
- ETEKLEMEK
-
-
[-i]
Birinin eteğini saygı göstermek amacıyla öpmek veya öper gibi yapmak
- "Sedirin yanına varıp hanımı etekledi." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Yaranmaya çalışmak, dalkavukluk etmek
-
[-i]
Birinin eteğini saygı göstermek amacıyla öpmek veya öper gibi yapmak
- EYERLEMEK
-
-
[-i]
At üzerine eyeri koyup bağlamak, eyer vurmak
-
[-i]
At üzerine eyeri koyup bağlamak, eyer vurmak
- GÖZLENMEK
-
-
[nsz]
Gözleme işi yapılmak veya gözleme işine konu olmak
-
[nsz]
Gözleme işi yapılmak veya gözleme işine konu olmak
- KASTETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Amaçlamak, amaç olarak almak
- "... ev deyince kasabada dört beş tane zengin evini kastediyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Demek istemek
-
[-e]
Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek
- "İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler." (Atatürk)
-
[-i]
Amaçlamak, amaç olarak almak
- SEĞİRTMEK
-
-
[nsz]
Çabuk adımlarla veya sıçrayarak yakın bir yere doğru yürümek
- "İçeriye girip de kalem odasına doğru seğirttiği anda odacı sokaktan seslendi." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[nsz]
Çabuk adımlarla veya sıçrayarak yakın bir yere doğru yürümek
- DİNGİLDEK
-
-
[sıfat]
Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak, dengesi bozuk
-
Yıpranmış
- "Sinir sistemleri dingildek olan bu titiz adamları domestik uğraşılar büsbütün hırçın yapar." (Haldun Taner)
-
Sözüne güvenilmez, kaypak
- "Baştan çıkarıcı telkinlerle kişiliği zaten oluşmamış, dingildek insanları kazanmak hiç de güç olmasa gerektir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak, dengesi bozuk
- DİRSEKLİK
-
-
[isim]
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm
-
[sıfat]
Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.)
-
[sıfat]
Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.)
-
[isim]
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm
- DİZİLEMEK
-
-
[-i]
Dizi durumunda sıralamak
-
[-i]
Dizi durumunda sıralamak
- ÖZGÜLEMEK
-
-
[-i]
Bir şey veya bir yeri birine, bir şeye ayırmak, vermek, hasretmek, tahsis etmek
-
[-i]
Bir şey veya bir yeri birine, bir şeye ayırmak, vermek, hasretmek, tahsis etmek
- TEKNETYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numarası 43, atom ağırlığı yaklaşık 98 olan, yapay olarak elde edilen radyoaktif element, mazuryum (simgesi Tc)
-
[isim]
Atom numarası 43, atom ağırlığı yaklaşık 98 olan, yapay olarak elde edilen radyoaktif element, mazuryum (simgesi Tc)
- BEKLEŞMEK
-
-
[nsz]
Birlikte veya karşılıklı beklemek
- "Bahar geldi koyun kuzu koklaştı / İki âşık dört senedir bekleşti." (Bekir Sıtkı Erdoğan)
-
[nsz]
Birlikte veya karşılıklı beklemek
- GASBETMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi zorla, izinsiz almak
-
[-i]
Bir şeyi zorla, izinsiz almak
- MAVİSİNEK
- ...
- ÖKSELEMEK
-
-
[-i]
Ökse ile yakalamak
-
[-i]
Ökse ile yakalamak
- VEHMETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[nsz]
Yersiz korkuya, kuşkuya düşmek, kuruntuya kapılmak, evhamlanmak
- "Kollarını ... çaprazvari bağlamış, beyaz ve biraz büyücek elleri, futbolla gittikçe büyür vehmettiği pazılarını yokluyor gibi." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Yersiz korkuya, kuşkuya düşmek, kuruntuya kapılmak, evhamlanmak
- ETEKLEYİŞ
-
-
[isim]
Etekleme işi veya biçimi
-
[isim]
Etekleme işi veya biçimi
- FELEKİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gök bilimi
-
[isim]
Gök bilimi