İçinde ek olan 8 harfli 749 kelime var. İçerisinde EK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ek olan kelimeler listesine ya da Sonu ek ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÖRKENEK
-
-
[isim]
Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü
-
Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah
-
[isim]
Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü
- ELEKLEME
-
-
[isim]
Eleklemek işi
-
[isim]
Eleklemek işi
- İNEKHANE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
İneklerin barındığı yer
-
[isim]
İneklerin barındığı yer
- ÖRKLEMEK
-
-
[-i]
Hayvanları otlamaları için uzun bir iple çayıra bağlamak, örüklemek
-
[-i]
Hayvanları otlamaları için uzun bir iple çayıra bağlamak, örüklemek
- ÖRNEKLEM
-
-
[isim]
Bir araştırmada bütünü anlamak için bütünden seçilen araştırma tekniklerinin uygulanacağı grup
-
[isim]
Bir araştırmada bütünü anlamak için bütünden seçilen araştırma tekniklerinin uygulanacağı grup
- BİÇİLMEK
-
-
[nsz]
Biçme işine konu olmak
- "Zırhlı otomobilin mitralyözü tarafından biçilir biçilmez bilincini yitiriyor." (Atilla İlhan)
- "Adliye vekilliği hakikaten senin için biçilmiş kaftandır." (Halide Edip Adıvar)
-
[nsz]
Biçme işine konu olmak
- İLMEKSİZ
- ...
- PEKMEZCİ
-
-
[isim]
Pekmez yapan veya satan kimse
-
[isim]
Pekmez yapan veya satan kimse
- SEKSTANT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Güneşin, yıldızların açısal yüksekliğini ölçmeye yarayan bir alet
-
[isim]
Güneşin, yıldızların açısal yüksekliğini ölçmeye yarayan bir alet
- SÜREKSİZ
-
-
[sıfat]
Az süren, devamsız
- "Süreksiz bir mutluluk."
-
Ötümsüz
-
[sıfat]
Az süren, devamsız
- ÇÜRÜTMEK
-
-
[-i]
Çürümesine sebep olmak
-
Eti bayatlatıp gevrek bir duruma getirmek
-
Doğru olarak ileri sürülen bir düşüncenin, bir davanın boşluğunu, anlamsızlığını ortaya koymak
-
[-i]
Çürümesine sebep olmak
- DESTEKLİ
-
-
[sıfat]
Desteği olan
-
Desteklenmiş, destek konulmuş
-
[sıfat]
Desteği olan
- DÜZLEMEK
-
-
[-i]
Düz duruma getirmek, tesviye etmek
-
[-i]
Düz duruma getirmek, tesviye etmek
- EKTİRMEK
-
-
[-i]
Ekme işini yaptırmak
- "Üstüne bol zencefil ektirdiğim salep fincanını iki elimle kavradım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-i]
Ekme işini yaptırmak
- GELİNMEK
-
-
[-e]
Gelme işi yapılmak
-
[-e]
Gelme işi yapılmak
- İSTETMEK
-
-
[-i]
İsteme işini yaptırmak
- "Sonra telefona giderek kibar ve varlıklı insanlara has bir şive ile köşkten otomobili istetti." (Haldun Taner)
-
[-i]
İsteme işini yaptırmak
- TÜMLEMEK
-
-
[-i]
Tüm durumuna getirmek, tamamlamak, ikmal etmek
-
[-i]
Tüm durumuna getirmek, tamamlamak, ikmal etmek
- AHZETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Almak, kabul etmek
-
[-i]
Almak, kabul etmek
- BEZİLMEK
-
-
[nsz]
Bezme işine konu olmak, bezme durumuna gelinmek
-
[nsz]
Bezme işine konu olmak, bezme durumuna gelinmek
- ÇEKİLMEK
-
-
[nsz]
Çekme işi yapılmak
- "Ağlar çekiliyor dalyanlarda." (Orhan Veli Kanık)
-
[-e]
Kendini geriye veya bir yana çekmek
-
[-den]
Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek
- "Hiçbir zaman mebusluktan çekilmek niyetinde değilim." (Tarık Buğra)
-
Azalmak
-
Yok olmak
- "İneğin sütü çekildi."
-
[-e]
Bir yere geçmek
- "Bir köşeye çekilerek ben de bir çay getirttim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak
- "Dükkân karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayak takımı her gün artıyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Geri gitmek, ricat etmek
- "Türklerin çekilmesiyle beraber hain ve zehirli bir çekirge bulutu gibi oraya üşüşen Avrupalılar..." (Ömer Seyfettin)
-
[-den]
Katılmamak, vazgeçmek
- "Yarışmadan çekildi."
-
Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek
- "Çekilmez dert."
-
Tartılmak
-
[nsz]
Çekme işi yapılmak