İçinde eh olan 8 harfli 63 kelime var. İçerisinde EH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eh olan kelimeler listesine ya da Sonu eh ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EH, HE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞEHİTLİK

  1. [isim] Şehit olma durumu
  2. Şehitlerin gömüldüğü mezarlık

KEHKEŞAN
...
PEHLİVAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Güreşçi
  2. Boylu boslu ve güçlü kimse
    • "Pehlivan yapılıydı fakat yüzünü tam göremedim." (Refik Halit Karay)

ŞEHVETLİ

  1. [sıfat] Cinsel isteği olan, kösnül
    • "Kadını âdeta şehvetli ve anormal bir zevkle, değil erkek hatta kızlar bile seyrediyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Aşırı isteği olan

ŞEHİRDAŞ
...
KEHRİBAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılır ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine, samankapan, kılkoparan
    • "Önümdeki kutuda elmas, akik, zümrüt, necef, sedef, kehribar vesaire gibi yüz kadar küçük küçük taşlar vardı." (Ömer Seyfettin)
    • "Üstelik tütünler kehribar gibiydi bu yıl." (Necati Cumalı)
  2. [sıfat] Bu reçineden yapılmış
    • "İki aydır kayıp sarı kehribar tespihini görünce sevindi." (Necati Cumalı)

ZEHİRSİZ

  1. [sıfat] Zehirli olmayan
    • "Kuyruğu kuş yuvalarına, yosunların içinde büyümüş, zehirsiz bir su yılanının ürkek tavrıyla dokunuyor." (Sait Faik Abasıyanık)

MÜSTEHZİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Alaycı
    • "Dans edenlerin dansını beğenmiyormuş gibi müstehzi bir ağız çarpıklığıyla dudaklarını kıvırıyordu." (Çetin Altan)

EHVENLİK

  1. [isim] Ehven olma durumu, ehveniyet

MÜNEZZEH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Temiz, arı
  2. Uzak

FEHMETME

  1. [isim] Fehmetmek işi

ÇİLEHANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Dervişlerin çile doldurdukları yer

GÜLŞEHİR
...
ZEHRETME

  1. [isim] Zehretmek durumu

BAŞŞEHİR

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Başkent

MÜNTEHİP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Seçmen

KADEHDAŞ

  1. [isim] Birlikte içki içmeyi seven kadeh arkadaşı
    • "Hele içerken, insan mutlaka bir kadehdaş istiyor." (Ercüment Ekrem Talu)

MÜŞEBBEH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bir şeyle arasında benzerlik bulunan, benzetilen

MÜSTEHAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hoşa giden, sevilen, beğenilen
  2. [isim] Dinen emredilmediği hâlde yapıldığında sevap kazandıran davranış

REHBERLİ

  1. [sıfat] Rehberi olan
    • "Eli rehberli Amerikan turistleri gibi geldikleri şehrin önce tarihî anıtlarını ziyaret ederler." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü