İçinde eh olan 8 harfli 63 kelime var. İçerisinde EH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eh olan kelimeler listesine ya da sonu eh ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Eh Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EH, HE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZEHİRSİZ
-
-
[sıfat]
Zehri olmayan
- "Kuyruğu kuş yuvalarına, yosunların içinde büyümüş, zehirsiz bir su yılanının ürkek tavrıyla dokunuyor."
-
[sıfat]
Zehri olmayan
- TEŞEHHÜT
-
Kelime Kökeni: Arapça teşehhud
-
[isim, din bilimi]
Namazda oturarak "ettehiyyatü" duasını okuma
-
[isim, din bilimi]
Namazda oturarak "ettehiyyatü" duasını okuma
- TEHEVVÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça tehevvur
-
[isim, eskimiş]
Çok kızma, çok öfkelenme
- "Otello'nun tehevvürüne benzeyen bir his içimi kapladı."
-
[isim, eskimiş]
Çok kızma, çok öfkelenme
- EHVENLİK
-
-
[isim]
Ehven olma durumu; ehveniyet
-
[isim]
Ehven olma durumu; ehveniyet
- ATAŞEHİR
-
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
- VEHMETME
-
-
[isim]
Bakınız evhamlanma
-
[isim]
Bakınız evhamlanma
- MÜSTEHAP
-
Kelime Kökeni: Arapça musteḥabb
-
[sıfat]
Hoşa giden, sevilen, beğenilen
-
[isim, din bilimi]
Dinen emredilmediği hâlde yapıldığında sevap kazandıran davranış
-
[sıfat]
Hoşa giden, sevilen, beğenilen
- MÜZEHHEP
-
Kelime Kökeni: Arapça muẕehheb
-
[sıfat, eskimiş]
Altın suyuna batırılmış olan
-
Yaldızla süslenmiş, yaldızlanmış
-
[sıfat, eskimiş]
Altın suyuna batırılmış olan
- KADEHÇİK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum
- "Palamut meşesinin kadehçiklerinde çok miktarda tanen vardır."
-
[isim, bitki bilimi]
Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum
- TEHDİTLİ
-
-
[sıfat]
Tehdidi bulunan
-
[sıfat]
Tehdidi bulunan
- EHLİZEVK
-
Kelime Kökeni: Arapça ehl + ẕevḳ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız zevk ehli
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız zevk ehli
- KADEHDAŞ
-
-
[isim]
Birlikte içki içenlerin her biri
- "Hele içerken, insan mutlaka bir kadehdaş istiyor."
-
[isim]
Birlikte içki içenlerin her biri
- BAŞŞEHİR
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Farsça şehr
-
[isim]
Bakınız başkent
- "İstanbul kadar, kendiliğinden başşehir olan, kendinde başkentlik özelliği bulunan kaç şehir vardır?"
-
[isim]
Bakınız başkent
- PEHLİVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça pehlevān
-
[isim, spor]
Bakınız güreşçi
-
[mecaz]
Boylu boslu ve güçlü kimse
- "Pehlivan yapılıydı fakat yüzünü tam göremedim."
-
[isim, spor]
Bakınız güreşçi
- MÜNEZZEH
-
Kelime Kökeni: Arapça munezzeh
-
[sıfat]
Eksiklik, kötülük vb.nden uzak olan
- "Onu, sefil pohpohlama edebiyatı ile kazanacak herhangi bir sahtekârlık gayretinden münezzeh bulunuyoruz."
-
[din bilimi]
İnsanlara özgü her türlü sıfat ve noksanlıktan uzak olan, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan (Allah)
-
[sıfat]
Eksiklik, kötülük vb.nden uzak olan
- MÜSTEHZİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mustehzī
-
[sıfat]
Bakınız alaycı
- "Dans edenlerin dansını beğenmiyormuş gibi müstehzi bir ağız çarpıklığıyla dudaklarını kıvırıyordu."
-
[zarf]
Alaycı bir biçimde
- "Ne gayritabii, garip, manalı, müstehzi gülüyordu?"
-
[sıfat]
Bakınız alaycı
- ŞEHİRDAŞ
-
-
[isim]
Aynı şehirde oturan kimse
- "Bilmem kaç şehirdaş susuz kalır."
-
[isim]
Aynı şehirde oturan kimse
- ALAŞEHİR
-
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
- BEYŞEHİR
-
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
- MÜREFFEH
-
Kelime Kökeni: Arapça mureffeh
-
[sıfat]
Bakınız gönençli
- "Tam otuz iki sene, müreffeh, bahtiyar bir hayat sürdüm."
-
[sıfat]
Bakınız gönençli