İçinde eh olan 8 harfli 63 kelime var. İçerisinde EH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eh olan kelimeler listesine ya da Sonu eh ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EH, HE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEHEVVÜR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çok kızma, öfkelenme, köpürme
-
[isim]
Çok kızma, öfkelenme, köpürme
- KEHKEŞAN
- ...
- EHVENLİK
-
-
[isim]
Ehven olma durumu, ehveniyet
-
[isim]
Ehven olma durumu, ehveniyet
- KADEHDAŞ
-
-
[isim]
Birlikte içki içmeyi seven kadeh arkadaşı
- "Hele içerken, insan mutlaka bir kadehdaş istiyor." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[isim]
Birlikte içki içmeyi seven kadeh arkadaşı
- GÜLŞEHİR
- ...
- MÜFTEHİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir şeyi övünç bilerek onunla sevinen, övünen, iftihar eden
-
[sıfat]
Bir şeyi övünç bilerek onunla sevinen, övünen, iftihar eden
- TEHEYYÜÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Coşma, heyecanlanma
- "Genç kızın kızarmış yüzünde teheyyüç görünüyordu." (Peyami Safa)
-
[isim]
Coşma, heyecanlanma
- MÜNTEHAP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Seçilmiş, seçme
-
[sıfat]
Seçilmiş, seçme
- EHLİZEVK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Güzel veya çirkin hükmünü verdiren duyguya sahip, zevkli kimse
-
[isim]
Güzel veya çirkin hükmünü verdiren duyguya sahip, zevkli kimse
- MÜÇTEHİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü
-
[isim]
Ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü
- DEHLENME
-
-
[isim]
Dehlenmek işi
-
[isim]
Dehlenmek işi
- MÜCEHHEZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Donanmış
- "Ama asıl tüm ulus çocuklarının bu kafa disiplini ile mücehhez olması gerek." (Haldun Taner)
-
Hazırlıklı, hazırlanmış
-
[sıfat]
Donanmış
- DEHLEMEK
-
-
[-i]
Hayvanı "deh" diyerek yürütmek
- "Hayvanı gayet ustaca dehleyerek beni Çingene çadırlarına getirdi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Kovmak
- "Bu işi sen yapacaksın. Yapamazsan ben seni dehlerim." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-i]
Hayvanı "deh" diyerek yürütmek
- MEHTAPLI
-
-
[sıfat]
Mehtabı olan
- "Nihayet mehtaplı ılık ağustos akşamında atıma atladım." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Mehtabı olan
- BEHRESİZ
-
-
[sıfat]
Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre
- "İnsaftan behresiz."
-
[sıfat]
Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre
- MÜNTEHİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kendini öldüren, intihar eden
-
[sıfat]
Kendini öldüren, intihar eden
- KIRŞEHİR
- ...
- MÜNTEHİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Seçmen
-
[isim]
Seçmen
- ZEHRETME
-
-
[isim]
Zehretmek durumu
-
[isim]
Zehretmek durumu
- MUVACEHE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yüzleşme, yüz yüze gelme
-
[isim]
Yüzleşme, yüz yüze gelme