İçinde eh olan 8 harfli 63 kelime var. İçerisinde EH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eh olan kelimeler listesine ya da sonu eh ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eh Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E H

2 Harfli Kelimeler

EH, HE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ZEHİRSİZ

  1. [sıfat] Zehri olmayan
    • "Kuyruğu kuş yuvalarına, yosunların içinde büyümüş, zehirsiz bir su yılanının ürkek tavrıyla dokunuyor." (Sait Faik Abasıyanık)
TEŞEHHÜT

Kelime Kökeni: Arapça teşehhud

  1. [isim, din bilimi] Namazda oturarak "ettehiyyatü" duasını okuma
TEHEVVÜR

Kelime Kökeni: Arapça tehevvur

  1. [isim, eskimiş] Çok kızma, çok öfkelenme
    • "Otello'nun tehevvürüne benzeyen bir his içimi kapladı." (Orhan Seyfi Orhon)
EHVENLİK

  1. [isim] Ehven olma durumu; ehveniyet
ATAŞEHİR

  1. [isim] İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
VEHMETME

  1. [isim] Bakınız evhamlanma
MÜSTEHAP

Kelime Kökeni: Arapça musteḥabb

  1. [sıfat] Hoşa giden, sevilen, beğenilen
  2. [isim, din bilimi] Dinen emredilmediği hâlde yapıldığında sevap kazandıran davranış
MÜZEHHEP

Kelime Kökeni: Arapça muẕehheb

  1. [sıfat, eskimiş] Altın suyuna batırılmış olan
  2. Yaldızla süslenmiş, yaldızlanmış
KADEHÇİK

  1. [isim, bitki bilimi] Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum
    • "Palamut meşesinin kadehçiklerinde çok miktarda tanen vardır."
TEHDİTLİ

  1. [sıfat] Tehdidi bulunan
EHLİZEVK

Kelime Kökeni: Arapça ehl + ẕevḳ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız zevk ehli
KADEHDAŞ

  1. [isim] Birlikte içki içenlerin her biri
    • "Hele içerken, insan mutlaka bir kadehdaş istiyor." (Ercüment Ekrem Talu)
BAŞŞEHİR

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Farsça şehr

  1. [isim] Bakınız başkent
    • "İstanbul kadar, kendiliğinden başşehir olan, kendinde başkentlik özelliği bulunan kaç şehir vardır?" (Sezai Karakoç)
PEHLİVAN

Kelime Kökeni: Farsça pehlevān

  1. [isim, spor] Bakınız güreşçi
  2. [mecaz] Boylu boslu ve güçlü kimse
    • "Pehlivan yapılıydı fakat yüzünü tam göremedim." (Refik Halit Karay)
MÜNEZZEH

Kelime Kökeni: Arapça munezzeh

  1. [sıfat] Eksiklik, kötülük vb.nden uzak olan
    • "Onu, sefil pohpohlama edebiyatı ile kazanacak herhangi bir sahtekârlık gayretinden münezzeh bulunuyoruz." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [din bilimi] İnsanlara özgü her türlü sıfat ve noksanlıktan uzak olan, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan (Allah)
MÜSTEHZİ

Kelime Kökeni: Arapça mustehzī

  1. [sıfat] Bakınız alaycı
    • "Dans edenlerin dansını beğenmiyormuş gibi müstehzi bir ağız çarpıklığıyla dudaklarını kıvırıyordu." (Çetin Altan)
  2. [zarf] Alaycı bir biçimde
    • "Ne gayritabii, garip, manalı, müstehzi gülüyordu?" (Peyami Safa)
ŞEHİRDAŞ

  1. [isim] Aynı şehirde oturan kimse
    • "Bilmem kaç şehirdaş susuz kalır." (Nâzım Hikmet)
ALAŞEHİR

  1. [isim] Manisa iline bağlı ilçelerden biri
BEYŞEHİR

  1. [isim] Konya iline bağlı ilçelerden biri
MÜREFFEH

Kelime Kökeni: Arapça mureffeh

  1. [sıfat] Bakınız gönençli
    • "Tam otuz iki sene, müreffeh, bahtiyar bir hayat sürdüm." (Refik Halit Karay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü