İçinde eh olan 7 harfli 39 kelime var. İçerisinde EH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eh olan kelimeler listesine ya da Sonu eh ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EH, HE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KEHANET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme, kâhinlik, ön deyi, prediksiyon
    • "Bunu belirtirken bir kehanette bulunmuş olmuyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ŞEHRİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru

ŞEHİRCİ

  1. [isim] Şehircilik uzmanı, şehircilikle uğraşan kimse

TEHİRLİ

  1. [sıfat] Geciktirilmiş
  2. Ertelenmiş
  3. Gecikmeli, rötarlı
    • "Bu Diyarbakır postası hep tehirlidir." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [zarf] Gecikmiş bir biçimde
    • "Tren tehirli geldi."

TEHLİKE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara
    • "Tehlike gittikçe büyüyor, güçlük artıyordu." (Refik Halit Karay)
    • "Şimdilik sizin tehlikeye atılmanıza hacet yoktur." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen durum
    • "Ketumdur, katlandığı acıları, atlattığı tehlikeleri sergilemeyi hiç sevmez." (Atilla İlhan)

CEHTSİZ
...
TEHALÜK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Can atma, çok isteme
    • "Yeni neşriyattan ne görürse hepsinin üzerine ayrı bir tehalükle atılırdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MEMLEHA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tuzla

ŞEHİRLİ

  1. [sıfat] Şehir halkından olan, kentli
    • "Şuraya buraya konmuş sıralara bilhassa yaşlı şehirliler oturur." (Burhan Felek)

LEHİMCİ

  1. [isim] Lehim yapan kimse

EHLİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sürücü belgesi
  2. Ustalık, uzluk
    • "Üstat, ehliyetin son olgunluk merhalesini ifade ettiğinden yaş, baş ve sakal mefhumlarını da ihtiva ederdi." (Ahmet Haşim)

AKŞEHİR
...
ÇEHRELİ

  1. [sıfat] Çehresi olan
    • "Kırmızı fesi kulaklarına kadar geçmiş, bayağı çehreli, yapma tavırlı, sahte öksürüklü bir adam çıktı." (Refik Halit Karay)

SUŞEHRİ
...
MÜNTEHA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Son
  2. [sıfat] Sona ermiş, bitmiş

CEHALET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bilgisizlik
    • "Açlık gidecek, cehalet gidecek, benizler kanlanacak, tabiat yenilenecek, emir altına alınacaktı." (Tarık Buğra)

DEHALET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sığınma, korunma

EHLİDİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gönül eri
    • "Ehlidildir diyemem sinesi saf olmayana." (Nefî)

VEHİMLİ

  1. [sıfat] Vehim içinde olan, vehme kapılan
    • "Çiler'de yalnız kalmaktan korkanların vehimli hâli vardı." (Aka Gündüz)

ÇEHRECE

  1. [zarf] Çehre bakımından
    • "Kadın vücutça, çehrece acaba nasılmış?" (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü