İçinde efa olan 7 harfli 23 kelime var. İçerisinde EFA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında efa olan kelimeler listesine ya da Sonu efa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A E F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AF, FA, FE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEFATEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Ansızın
  2. Birden, aniden
    • "Sönük bakan gözleri defaten parladı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

SEFAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zevk ve eğlenceye düşkünlük, uçarılık
    • "Bir memlekette zenginlik başlar da bir parça eğlence ve sefahat da başlamaz olur mu?" (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Eğlence
    • "Geliri, istese veyahut karakteri uygun olsa, değil rahat yaşamaya, sefahat hayatı sürmeye müsaitti." (Halide Edip Adıvar)

AKKEFAL

  1. [isim] Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus)

SEFASIZ

  1. [sıfat] Şenliği, eğlencesi olmayan

VEFASIZ

  1. [sıfat] Vefası olmayan, sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz
    • "Yıllar yârlerden, yârler yıllardan vefasız." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

SEFARET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Elçilik, sefarethane
    • "Bu ismi bana İranlı bir sefaret kâtibi buldu." (Refik Halit Karay)

SEFALET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı
    • "İnsan onu bir gördü mü evlerin, sokakların sefaletini unutur giderdi." (Tarık Buğra)

CEFAKAR
...
DEFAKTO
...
TEFAVÜT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ayırıcı özellik, farklılık

ENSEFAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kafatası içindeki beyin ve yardımcı organların oluşturduğu yapı

CEFASIZ
...
VEFAKAR
...
REFAKAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
    • "Nice yıllar devam eden bir refakatin hatırası bundan mı ibaretti?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "Fahri, Cağaloğlu'na kadar onlara refakat etti." (Peyami Safa)
  2. Eşlik etme
    • "Sabih Hüsnü, kemanla bana refakat etti." (Ömer Seyfettin)

TEFAHÜR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Övünme

TELEFAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Savaş, kaza vb. sebeplerle uğranılan can kaybı

CEFAKEŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Cefa çeken, sıkıntıya katlanan
    • "Bu, cefakeş bir işçi kadının hikâyesiydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

NEFASET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nefis olma durumu
    • "Yemekler her günküne üstün bir nefasete ermiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)

MEFAHİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Övünülecek şeyler, övünceler

TEFARİK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Genellikle kırmızı, beyaz ve mor kumaştan dikilen, gömlek ve şalvardan oluşan, kol ağızları, paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi
  2. 60-100 cm yüksekliğinde, büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki (Pogostemon patchouly)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü