İçinde eda olan 8 harfli 19 kelime var. İçerisinde EDA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eda olan kelimeler listesine ya da sonu eda ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eda Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D E

3 Harfli Kelimeler

EDA

2 Harfli Kelimeler

AD, DE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TEDAVİCİ

  1. [isim] Tedavi eden kimse; sağaltıcı, terapist
    • "Tedavicilerin hepsi bu anlaşmayı yapmadan harekete geçmezler." (Selçuk Erez)
SEDASYON

Kelime Kökeni: Fransızca sédation

  1. [isim, tıp] Hastanın rahatlamasını ve sakinleşmesini sağlamak için kullanılan, bölgesel anesteziyi desteklemek amacıyla erişkinlerde damar içine özel ilaç, çocuklarda şurup vb. ile uygulanan, hastanın hava yolunu açık tutabildiği, fiziksel uyaranlara ve sözlü komutlara uygun cevabı verebildiği sakinlik ve uyku hâli
DEDANTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca détendeur

  1. [isim] Ocak, fırın, soba vb. araçlarda kullanılan likit gazın akışını düzenleyen aygıt
    • "Tüp kafası aşağıya gelecek şekilde ters çevrilir, dedantör gaza doyurulur, banyoya devam edilir." (Zeki Kayahan Coşkun)
AKSİSEDA

Kelime Kökeni: Arapça ʿaks + ṣadā

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yankı
    • "Şimdi derin bir aksiseda gibi uzayan bir ses odaya yayılıyor." (Nâzım Hikmet)
HİSSEDAR

Kelime Kökeni: Arapça ḥiṣṣe + Farsça -dār

  1. [isim] Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kimse; paydaş, aksiyoner
    • "Hanımefendi çoğu günlerini hissedar olduğu şirkette geçiriyormuş." (Attilâ İlhan)
FEDAİLİK

  1. [isim] Fedaice davranış; serdengeçtilik
    • "Akıl ermez bir fedailik azmi ve cüreti içindeki üç adam, aynı gün ve belki aynı saatte teşebbüslerine girişiyor." (Necip Fazıl Kısakürek)
MEYVEDAR

Kelime Kökeni: Farsça mīvedār

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız meyveli
TÜRBEDAR

Kelime Kökeni: Arapça turbe + Farsça -dār

  1. [isim] Türbede hizmet gören, türbeyi bekleyen kimse
    • "Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına / Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem" (Mehmet Akif Ersoy)
NÜKTEDAN

Kelime Kökeni: Arapça nukte + Farsça -dān

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız nükteci
    • "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı." (Yusuf Ziya Ortaç)
BEDAVAYA

  1. [zarf] Bakınız bedava
    • "Bedavaya taş taşıyorum, bir de küfrediyorsun, dedim." (Cengiz Dağcı)
REDAKTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca rédacteur

  1. [isim] Yazılmış bir metin üzerinde gereken düzeltmeleri yaparak yazıyı yayıma hazır duruma getiren kimse
  2. Yazı yazan, bir yazıyı kaleme alan kimse
SÜRMEDAN

Kelime Kökeni: Türkçe sürme + Farsça -dān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sürmelik
MÜFREDAT

Kelime Kökeni: Arapça mufredāt

  1. [isim, eğitim] Bakınız öğretim programı
    • "1875 yılında müfredatta kozmografya dersine yer verilmiştir." (Vahdettin Engin)
  2. [eskimiş] Bir bütünü oluşturan bireyler, ayrıntılar
PERDEDAR

Kelime Kökeni: Farsça perdedār

  1. [isim, tarih] Bakınız perdeci
GERGEDAN

Kelime Kökeni: Farsça kergeden

  1. [isim, hayvan bilimi] Gergedangillerden, Afrika, Hindistan ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerinde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvan (Rhinoceros inducus)
BEDAVACI

  1. [isim] Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse; beleşçi, abacı, lüpçü
    • "Son günlerde gelen müşterilerin çoğu bedavacı çıktı." (Cevat Fehmi Başkut)
MÜTEDAİR

Kelime Kökeni: Arapça mutedāʾir

  1. [sıfat, eskimiş] Ait, için, dolayı, üzerine, ... ile ilgili
    • "Bu meseleye mütedair verdiğim cevapları, şu suretle hülasa edebilirim." (Atatürk)
VEZNEDAR

Kelime Kökeni: Arapça vezne + Farsça -dār

  1. [isim] Bakınız vezneci
PEDAGOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca pédagogie

  1. [isim] Bakınız eğitim bilimi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü