İçinde eda olan 7 harfli 16 kelime var. İçerisinde EDA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eda olan kelimeler listesine ya da sonu eda ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eda Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D E

3 Harfli Kelimeler

EDA

2 Harfli Kelimeler

AD, DE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BEDASIL

Kelime Kökeni: Farsça bed + Arapça aṣl

  1. [sıfat] Soyu bozuk (kimse)
    • "Bedasla necabet mi verir hiç üniforma?" (Ziya Paşa)
TEDAVÜL

Kelime Kökeni: Arapça tedāvul

  1. [isim, ekonomi] Bakınız dolanım
SEDASIZ

  1. [sıfat, dil bilgisi] Bakınız tonsuz
    • "Görürsünüz ki cetlerimizin ağzından çıkmamış sedalı ve sedasız harfler bizim her an ağzımızdan çıkıyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
TEDAHÜL

Kelime Kökeni: Arapça tedāḫul

  1. [isim, eskimiş] Birbirinin içine girme
  2. [ticaret] Ödemede gecikme
  3. Yığılıp kalma, birikme
TEDARİK

Kelime Kökeni: Arapça tedāruk

  1. [isim] Araştırıp bulma, sağlama, elde etme
  2. Bakınız hazırlık
    • "Hemen düğün tedarikine başladım ve bir günde birkaç iş gördüm." (Aka Gündüz)
HANEDAN

Kelime Kökeni: Farsça ḫānedān

  1. [isim, tarih] Hükümdar, devlet büyüğü vb. bir kişiye dayanan soy, büyük aile
    • "Hanedan prenslere dair başka hatıram yoktu." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [sıfat, mecaz] Belli ve köklü bir soydan gelen, soylu
    • "Bu benim dediklerim kalantor, zengin, elleri açık, hanedan kişilerdi." (Haldun Taner)
  3. [sıfat, eskimiş] Konuksever olan
GEDALIK

  1. [isim] Geda olma durumu
BEDAHET

Kelime Kökeni: Arapça bedāhet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız muayyenlik
    • "Allah resulünün saadet devrinde her şey bedahet hâlindeydi." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği
PEDAGOG

Kelime Kökeni: Fransızca pédagogue

  1. [isim] Bakınız eğitim bilimci
KESEDAR

Kelime Kökeni: Farsça kīsedār

  1. [isim, eskimiş] Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse; vekilharç
  2. Esnafın gelirlerini toplayan kimse
FEDAKAR

Kelime Kökeni: Arapça fidāʾ + Farsça -kār

  1. [sıfat] Bakınız özverili
    • "Senin genç, temiz ve fedakâr ruhunu bu felaketten esirgemek isterim." (Hüseyin Cahit Yalçın)
FEDAİCE

  1. [zarf] Fedai gibi, fedaiye yakışır bir biçimde
    • "Nerede bu şehri fedaice benimsemiş, onun hâkim hüviyetini gizlemiş..." (Sâmiha Ayverdi)
TEDAFÜİ

Kelime Kökeni: Arapça tedāfuʿī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız savunmalık
NEDAMET

Kelime Kökeni: Arapça nedāmet

  1. [isim] Bakınız pişmanlık
    • "Gözlerime iki damla nedamet yaşı getirmek için dudaklarımı bütün kuvvetimle ısırıyordum." (Hüseyin Cahit Yalçın)
PEDAVRA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Köknar ve ladin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta; balar
İĞNEDAN

Kelime Kökeni: Türkçe iğne + Farsça -dān

  1. [isim] Bakınız iğnelik
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü