İçinde eda olan 7 harfli 16 kelime var. İçerisinde EDA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eda olan kelimeler listesine ya da sonu eda ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Eda Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
EDA
2 Harfli Kelimeler
AD, DE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BEDASIL
-
Kelime Kökeni: Farsça bed + Arapça aṣl
-
[sıfat]
Soyu bozuk (kimse)
- "Bedasla necabet mi verir hiç üniforma?"
-
[sıfat]
Soyu bozuk (kimse)
- TEDAVÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça tedāvul
-
[isim, ekonomi]
Bakınız dolanım
-
[isim, ekonomi]
Bakınız dolanım
- SEDASIZ
-
-
[sıfat, dil bilgisi]
Bakınız tonsuz
- "Görürsünüz ki cetlerimizin ağzından çıkmamış sedalı ve sedasız harfler bizim her an ağzımızdan çıkıyor."
-
[sıfat, dil bilgisi]
Bakınız tonsuz
- TEDAHÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça tedāḫul
-
[isim, eskimiş]
Birbirinin içine girme
-
[ticaret]
Ödemede gecikme
-
Yığılıp kalma, birikme
-
[isim, eskimiş]
Birbirinin içine girme
- TEDARİK
-
Kelime Kökeni: Arapça tedāruk
-
[isim]
Araştırıp bulma, sağlama, elde etme
-
Bakınız hazırlık
- "Hemen düğün tedarikine başladım ve bir günde birkaç iş gördüm."
-
[isim]
Araştırıp bulma, sağlama, elde etme
- HANEDAN
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫānedān
-
[isim, tarih]
Hükümdar, devlet büyüğü vb. bir kişiye dayanan soy, büyük aile
- "Hanedan prenslere dair başka hatıram yoktu."
-
[sıfat, mecaz]
Belli ve köklü bir soydan gelen, soylu
- "Bu benim dediklerim kalantor, zengin, elleri açık, hanedan kişilerdi."
-
[sıfat, eskimiş]
Konuksever olan
-
[isim, tarih]
Hükümdar, devlet büyüğü vb. bir kişiye dayanan soy, büyük aile
- GEDALIK
-
-
[isim]
Geda olma durumu
-
[isim]
Geda olma durumu
- BEDAHET
-
Kelime Kökeni: Arapça bedāhet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız muayyenlik
- "Allah resulünün saadet devrinde her şey bedahet hâlindeydi."
-
Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği
-
[isim, eskimiş]
Bakınız muayyenlik
- PEDAGOG
-
Kelime Kökeni: Fransızca pédagogue
-
[isim]
Bakınız eğitim bilimci
-
[isim]
Bakınız eğitim bilimci
- KESEDAR
-
Kelime Kökeni: Farsça kīsedār
-
[isim, eskimiş]
Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse; vekilharç
-
Esnafın gelirlerini toplayan kimse
-
[isim, eskimiş]
Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse; vekilharç
- FEDAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça fidāʾ + Farsça -kār
-
[sıfat]
Bakınız özverili
- "Senin genç, temiz ve fedakâr ruhunu bu felaketten esirgemek isterim."
-
[sıfat]
Bakınız özverili
- FEDAİCE
-
-
[zarf]
Fedai gibi, fedaiye yakışır bir biçimde
- "Nerede bu şehri fedaice benimsemiş, onun hâkim hüviyetini gizlemiş..."
-
[zarf]
Fedai gibi, fedaiye yakışır bir biçimde
- TEDAFÜİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tedāfuʿī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız savunmalık
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız savunmalık
- NEDAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça nedāmet
-
[isim]
Bakınız pişmanlık
- "Gözlerime iki damla nedamet yaşı getirmek için dudaklarımı bütün kuvvetimle ısırıyordum."
-
[isim]
Bakınız pişmanlık
- PEDAVRA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Köknar ve ladin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta; balar
-
[isim]
Köknar ve ladin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta; balar
- İĞNEDAN
-
Kelime Kökeni: Türkçe iğne + Farsça -dān
-
[isim]
Bakınız iğnelik
-
[isim]
Bakınız iğnelik