İçinde ed olan 8 harfli 142 kelime var. İçerisinde ED bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ed olan kelimeler listesine ya da Sonu ed ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D E Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
DE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FETHEDİŞ
- ...
- DEDEKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gaz, mayın, radyoaktif mineral, manyetik dalga vb.ni bulmaya yarayan cihaz, bulucu
-
[isim]
Gaz, mayın, radyoaktif mineral, manyetik dalga vb.ni bulmaya yarayan cihaz, bulucu
- TEDİRGİN
-
-
[sıfat]
Rahatı, huzuru kaçmış, bizar
- "Herkes tedirgin, kuruntulu ve heyecanlı idi." (Tarık Buğra)
- "Bu soru ... adamın kafasını tedirgin etmiş ama hep cevapsız kalmıştır." (Tarık Buğra)
- "Goethe çağımızda yaşasa idi ne kadar tedirgin olurdu, diye çok düşünmüşümdür." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Rahatı, huzuru kaçmış, bizar
- MAHVEDİŞ
- ...
- NEDENSEL
-
-
[sıfat]
Nedenle ilgili olan, sebep niteliğinde olan, illî
-
[sıfat]
Nedenle ilgili olan, sebep niteliğinde olan, illî
- PEDOFİLİ
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Sübyancı
-
[isim]
Sübyancı
- DEMBEDEM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[zarf]
Zaman zaman
-
[zarf]
Zaman zaman
- BEDELSİZ
-
-
[sıfat]
Bedeli olmayan, bedel ödenilmeyen
-
Çok değerli, bedeli belirlenemeyen
- "İstanbul'un bu bedelsiz, ince ve kendini çok ağır satan güzellerini de düşündüm." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Bedeli olmayan, bedel ödenilmeyen
- DERBEDER
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Yaşayışı ve davranışı düzensiz (kimse)
- "Benim gibi derbeder bir biçareye tokat atmaktan kolay ne olur?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Yaşayışı ve davranışı düzensiz (kimse)
- MUKTEDİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yeten, erkli
-
[sıfat]
Bir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yeten, erkli
- TEBEDDÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir durumdan başka bir duruma geçme, değişme
- "Onu deli ve meraklı bilen komşular, bu tebeddüle şaşıyorlardı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Bir durumdan başka bir duruma geçme, değişme
- MÜŞAHEDE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Görme
- "Burada, bir hakikati beraber müşahede etmeliyiz." (Atatürk)
-
Gözlem
-
[isim]
Görme
- NAKLEDİŞ
- ...
- PERDEDAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Perdeci
-
[isim]
Perdeci
- EDEMEMEK
-
-
yapamamak, yapmadan duramamak
- "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu." (Haldun Taner)
- "O zamanlar denize girmeden edemediği için bu nezleyi bir türlü geçiremediğini anlattı." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Etme eyleme ağabey, ben ne yaptım?" (Sait Faik Abasıyanık)
-
yeterli olmamak
- "İyi ettiniz de geldiniz."
-
yapamamak, yapmadan duramamak
- REDEVANS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir berat, lisans hakkı veya ticari marka sahibinin bunu devrettiği firmalardan aldığı maddi karşılık
-
[isim]
Bir berat, lisans hakkı veya ticari marka sahibinin bunu devrettiği firmalardan aldığı maddi karşılık
- MÜKEDDER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Üzgün
-
[sıfat]
Üzgün
- SEDYELİK
-
-
[sıfat]
Sedye ile götürülebilecek durumda olan
- "Sedyelik hasta."
-
[sıfat]
Sedye ile götürülebilecek durumda olan
- KÜTTEDEK
-
-
[zarf]
Birdenbire "küt" diye ses çıkararak
- "Bir ara küttedek bir şeye çarptık." (Ömer Seyfettin)
-
[zarf]
Birdenbire "küt" diye ses çıkararak
- GEDİLMEK
-
-
[nsz]
Gedik olmak, gedik açılmak
-
Bıçak, keser vb.nin ağızları aşınmak
-
[nsz]
Gedik olmak, gedik açılmak