İçinde ec olan 6 harfli 82 kelime var. İçerisinde EC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ec olan kelimeler listesine ya da sonu ec ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ec Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
CE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÖLECİ
-
-
[isim]
Karıncaların başka türlerin yuvalarını talan etmesi durumu
-
[isim]
Karıncaların başka türlerin yuvalarını talan etmesi durumu
- ECZANE
-
Kelime Kökeni: Arapça eczāʾ + Farsça ḫāne
-
[isim]
İlaçların hazırlandığı veya hazır ilaçların satıldığı yer
-
[isim]
İlaçların hazırlandığı veya hazır ilaçların satıldığı yer
- FECAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça fecāʿat
-
[isim]
Çok acıklı, yürekler acısı durum
- "Balkan Harbi'nin fecaatlerinden sonraki hadiseler de malumunuzdur."
-
[isim]
Çok acıklı, yürekler acısı durum
- DEVECİ
-
-
[isim]
Deve sahibi, deve kiralayan kimse
-
Deve kervanını güden kimse; sarban, savran (I)
-
[mecaz, spor]
Çok sert ve kaba oynayan kimse
-
[isim]
Deve sahibi, deve kiralayan kimse
- NAMECİ
-
-
[isim, eskimiş]
Mektup yazan kimse
-
[isim, eskimiş]
Mektup yazan kimse
- PİDECİ
-
-
[isim]
Pide yapan veya satan kimse
-
[isim]
Pide yapan veya satan kimse
- MECBUR
-
Kelime Kökeni: Arapça mecbūr
-
[sıfat]
Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan; eli mahkûm
- "Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz."
-
[eskimiş]
Bağlı, düşkün, tutkun
- "Ben sana mecburum, bilemezsin"
-
[sıfat]
Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan; eli mahkûm
- ÇİLECİ
-
-
[sıfat]
Çile (I) çeken, sıkıntı sahibi
- "Bu çileci görüş sanatçılarımızı da etkilemiştir elbet."
-
[sıfat]
Çile (I) çeken, sıkıntı sahibi
- HİLECİ
-
-
[sıfat]
Hile yapan, hile karıştıran; aynacı, dolmacı, filmci, oyuncu, hilebaz, hilekâr, kaltaban
- "Artık her emperyalist devlet tarafından, memleketin cin fikirli, hileci adamlarını İstanbul’a büyükelçi olarak göndermek bir âdet hâline gelmişti."
-
[sıfat]
Hile yapan, hile karıştıran; aynacı, dolmacı, filmci, oyuncu, hilebaz, hilekâr, kaltaban
- KEÇECİ
-
-
[isim]
Keçe yapan veya satan kimse
-
[isim]
Keçe yapan veya satan kimse
- TECDİT
-
Kelime Kökeni: Arapça tecdīd
-
[isim, eskimiş]
Bir şeyi yenileme
-
[isim, eskimiş]
Bir şeyi yenileme
- MECLUP
-
Kelime Kökeni: Arapça meclūb
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız tutkun
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız tutkun
- MEZECİ
-
-
[isim]
Meze satan kimse
-
[isim]
Meze satan kimse
- RECMEN
-
Kelime Kökeni: Arapça recmen
-
[zarf]
Recim yoluyla
-
[zarf]
Recim yoluyla
- LÜLECİ
-
-
[isim]
Çubuk, nargile, pipo vb.nde kullanılan lüleyi yapan kimse
- "Komisyoncular daha sonra özelliklerine göre sandıklara dizilmiş lüle taşını sandıklar hâlinde satar ve parasını lüleci tüccara gönderirdi."
-
[isim]
Çubuk, nargile, pipo vb.nde kullanılan lüleyi yapan kimse
- HECELİ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda hecesi olan
- "İki heceli bir kelime."
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda hecesi olan
- ECZALI
-
-
[sıfat]
Kimyasal madde ile kaplanmış, karıştırılmış, işlem görmüş
-
[isim]
İçi kimyasal madde ile doldurulmuş mermi atan ateşli silah
- "Güzel bir bıçak, bir de eczalı dedikleri tabanca satın almıştım."
-
[sıfat]
Kimyasal madde ile kaplanmış, karıştırılmış, işlem görmüş
- TECVİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça tecvīz
-
[isim, eskimiş]
Yapılmasını uygun bulma, izin verme
-
[isim, eskimiş]
Yapılmasını uygun bulma, izin verme
- ZECREN
-
Kelime Kökeni: Arapça zecren
-
[zarf, eskimiş]
Yasaklayarak
-
Bakınız zorla
-
Eziyet ederek
-
[zarf, eskimiş]
Yasaklayarak
- TECVİT
-
Kelime Kökeni: Arapça tecvīd
-
[isim]
Kelimelerin söylenişinde, seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre okunması
- "Okurken tecvide riayetten kelimeler ağzında yassılanarak, yayvanlaşarak, incelerek çıkıyordu."
-
[din bilimi]
Kur'an'ın doğru okunmasını sağlayan bilim
-
[din bilimi]
Bu bilim üzerine yazılmış kitap
-
[isim]
Kelimelerin söylenişinde, seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre okunması