İçinde ec olan 6 harfli 82 kelime var. İçerisinde EC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ec olan kelimeler listesine ya da sonu ec ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ec Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

C E

2 Harfli Kelimeler

CE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÖLECİ

  1. [isim] Karıncaların başka türlerin yuvalarını talan etmesi durumu
ECZANE

Kelime Kökeni: Arapça eczāʾ + Farsça ḫāne

  1. [isim] İlaçların hazırlandığı veya hazır ilaçların satıldığı yer
FECAAT

Kelime Kökeni: Arapça fecāʿat

  1. [isim] Çok acıklı, yürekler acısı durum
    • "Balkan Harbi'nin fecaatlerinden sonraki hadiseler de malumunuzdur." (Etem İzzet Benice)
DEVECİ

  1. [isim] Deve sahibi, deve kiralayan kimse
  2. Deve kervanını güden kimse; sarban, savran (I)
  3. [mecaz, spor] Çok sert ve kaba oynayan kimse
NAMECİ

  1. [isim, eskimiş] Mektup yazan kimse
PİDECİ

  1. [isim] Pide yapan veya satan kimse
MECBUR

Kelime Kökeni: Arapça mecbūr

  1. [sıfat] Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan; eli mahkûm
    • "Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. [eskimiş] Bağlı, düşkün, tutkun
    • "Ben sana mecburum, bilemezsin" (Attilâ İlhan)
ÇİLECİ

  1. [sıfat] Çile (I) çeken, sıkıntı sahibi
    • "Bu çileci görüş sanatçılarımızı da etkilemiştir elbet." (Tomris Uyar)
HİLECİ

  1. [sıfat] Hile yapan, hile karıştıran; aynacı, dolmacı, filmci, oyuncu, hilebaz, hilekâr, kaltaban
    • "Artık her emperyalist devlet tarafından, memleketin cin fikirli, hileci adamlarını İstanbul’a büyükelçi olarak göndermek bir âdet hâline gelmişti." (Nurettin Gülmez)
KEÇECİ

  1. [isim] Keçe yapan veya satan kimse
TECDİT

Kelime Kökeni: Arapça tecdīd

  1. [isim, eskimiş] Bir şeyi yenileme
MECLUP

Kelime Kökeni: Arapça meclūb

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız tutkun
MEZECİ

  1. [isim] Meze satan kimse
RECMEN

Kelime Kökeni: Arapça recmen

  1. [zarf] Recim yoluyla
LÜLECİ

  1. [isim] Çubuk, nargile, pipo vb.nde kullanılan lüleyi yapan kimse
    • "Komisyoncular daha sonra özelliklerine göre sandıklara dizilmiş lüle taşını sandıklar hâlinde satar ve parasını lüleci tüccara gönderirdi." (Cahit Bilim)
HECELİ

  1. [sıfat] Herhangi bir sayıda hecesi olan
    • "İki heceli bir kelime."
ECZALI

  1. [sıfat] Kimyasal madde ile kaplanmış, karıştırılmış, işlem görmüş
  2. [isim] İçi kimyasal madde ile doldurulmuş mermi atan ateşli silah
    • "Güzel bir bıçak, bir de eczalı dedikleri tabanca satın almıştım." (Yahya Kemal Beyatlı)
TECVİZ

Kelime Kökeni: Arapça tecvīz

  1. [isim, eskimiş] Yapılmasını uygun bulma, izin verme
ZECREN

Kelime Kökeni: Arapça zecren

  1. [zarf, eskimiş] Yasaklayarak
  2. Bakınız zorla
  3. Eziyet ederek
TECVİT

Kelime Kökeni: Arapça tecvīd

  1. [isim] Kelimelerin söylenişinde, seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre okunması
    • "Okurken tecvide riayetten kelimeler ağzında yassılanarak, yayvanlaşarak, incelerek çıkıyordu." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [din bilimi] Kur'an'ın doğru okunmasını sağlayan bilim
  3. [din bilimi] Bu bilim üzerine yazılmış kitap
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü