İçinde ec olan 5 harfli 26 kelime var. İçerisinde EC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ec olan kelimeler listesine ya da sonu ec ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ec Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

C E

2 Harfli Kelimeler

CE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ABECE

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız alfabe
  2. [mecaz] Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin başlangıcı
    • "Duygularının bilmecesini filan çözmüş değildir. O duyguların abecesinde takılıp kalmıştır." (Selim İleri)
BECET

  1. [isim, hayvan bilimi] Serçegillerden, küçük bir kuş (Passer)
BECİT

Kelime Kökeni: Farsça be + Arapça cidd

  1. [sıfat] Bakınız ciddi
  2. Bakınız acele
  3. Bir işin üzerine çok düşen, önemseyen
EFECE

  1. [sıfat] Efe gibi
  2. [zarf] Efeye yakışır bir biçimde
ZECRİ

Kelime Kökeni: Arapça zecrī

  1. [sıfat, eskimiş] Zorlayıcı, zorlayan, yasaklayan
RECİM

Kelime Kökeni: Arapça recm

  1. [isim] Taşa tutma, taşa tutarak öldürme
RECEP

Kelime Kökeni: Arapça receb

  1. [isim] Ay takviminin yedinci ayı, üç ayların birincisi
MECAL

Kelime Kökeni: Arapça mecāl

  1. [isim] Bakınız takat
    • "Sesini çıkarmak, bağırmak istiyor, mecal bulamıyordu." (Peyami Safa)
ZECİR

Kelime Kökeni: Arapça zecr

  1. [isim, eskimiş] Yaptırmama, yasaklama
  2. Bakınız zorlama
  3. Eziyet etme
TECİL

Kelime Kökeni: Arapça teʾcīl

  1. [isim] Bakınız erteleme
TECİM

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ticaret
MECAZ

Kelime Kökeni: Arapça mecāz

  1. [isim, edebiyat] Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz
  2. Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma; metafor
FECİR

Kelime Kökeni: Arapça fecr

  1. [isim] Bakınız tan
    • "Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük" (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bakınız tan kızıllığı
    • "Bu fecir dediğimiz aydınlanmanın başını belli etmek için ak iplikten kara ipliği seçmek kıstas sayılmıştır." (Burhan Felek)
VECİZ

Kelime Kökeni: Arapça vecīz

  1. [sıfat] Kısa ve etkili (ifade, söz); lakonik
    • "Bu bahsi çok veciz ve çok hazin bir ifadeyle anlatan..." (Yahya Kemal Beyatlı)
İMECE

  1. [isim, toplum bilimi] Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi
  2. Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi
ABECİ

  1. [sıfat, argo] Aptal, sersem denecek kadar saf, bön, ahmak, şaşkın (kimse)
VECİH

Kelime Kökeni: Arapça vech

  1. [isim] Bakınız yüz (II)
SECDE

Kelime Kökeni: Arapça secde

  1. [isim, din bilimi] Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere değdirerek alınan durum
ECDAT

Kelime Kökeni: Arapça ecdād

  1. [isim] Geçmişteki büyükler, atalar
    • "Ecdadının dilini neye beğenmiyorsun?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
MECMU

Kelime Kökeni: Arapça mecmūʿ

  1. [sıfat, eskimiş] Bir araya getirilmiş, toplanmış
  2. [isim, matematik] Bakınız toplam
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü