İçinde ec olan 5 harfli 26 kelime var. İçerisinde EC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ec olan kelimeler listesine ya da sonu ec ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ec Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
CE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ABECE
-
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız alfabe
-
[mecaz]
Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin başlangıcı
- "Duygularının bilmecesini filan çözmüş değildir. O duyguların abecesinde takılıp kalmıştır."
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız alfabe
- BECET
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Serçegillerden, küçük bir kuş (Passer)
-
[isim, hayvan bilimi]
Serçegillerden, küçük bir kuş (Passer)
- BECİT
-
Kelime Kökeni: Farsça be + Arapça cidd
- EFECE
-
-
[sıfat]
Efe gibi
-
[zarf]
Efeye yakışır bir biçimde
-
[sıfat]
Efe gibi
- ZECRİ
-
Kelime Kökeni: Arapça zecrī
-
[sıfat, eskimiş]
Zorlayıcı, zorlayan, yasaklayan
-
[sıfat, eskimiş]
Zorlayıcı, zorlayan, yasaklayan
- RECİM
-
Kelime Kökeni: Arapça recm
-
[isim]
Taşa tutma, taşa tutarak öldürme
-
[isim]
Taşa tutma, taşa tutarak öldürme
- RECEP
-
Kelime Kökeni: Arapça receb
-
[isim]
Ay takviminin yedinci ayı, üç ayların birincisi
-
[isim]
Ay takviminin yedinci ayı, üç ayların birincisi
- MECAL
-
Kelime Kökeni: Arapça mecāl
-
[isim]
Bakınız takat
- "Sesini çıkarmak, bağırmak istiyor, mecal bulamıyordu."
-
[isim]
Bakınız takat
- ZECİR
-
Kelime Kökeni: Arapça zecr
-
[isim, eskimiş]
Yaptırmama, yasaklama
-
Bakınız zorlama
-
Eziyet etme
-
[isim, eskimiş]
Yaptırmama, yasaklama
- TECİL
-
Kelime Kökeni: Arapça teʾcīl
-
[isim]
Bakınız erteleme
-
[isim]
Bakınız erteleme
- TECİM
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ticaret
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ticaret
- MECAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça mecāz
-
[isim, edebiyat]
Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz
-
Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma; metafor
-
[isim, edebiyat]
Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz
- FECİR
-
Kelime Kökeni: Arapça fecr
-
[isim]
Bakınız tan
- "Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük"
-
Bakınız tan kızıllığı
- "Bu fecir dediğimiz aydınlanmanın başını belli etmek için ak iplikten kara ipliği seçmek kıstas sayılmıştır."
-
[isim]
Bakınız tan
- VECİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça vecīz
-
[sıfat]
Kısa ve etkili (ifade, söz); lakonik
- "Bu bahsi çok veciz ve çok hazin bir ifadeyle anlatan..."
-
[sıfat]
Kısa ve etkili (ifade, söz); lakonik
- İMECE
-
-
[isim, toplum bilimi]
Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi
-
Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi
-
[isim, toplum bilimi]
Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi
- ABECİ
-
-
[sıfat, argo]
Aptal, sersem denecek kadar saf, bön, ahmak, şaşkın (kimse)
-
[sıfat, argo]
Aptal, sersem denecek kadar saf, bön, ahmak, şaşkın (kimse)
- VECİH
-
Kelime Kökeni: Arapça vech
-
[isim]
Bakınız yüz (II)
-
[isim]
Bakınız yüz (II)
- SECDE
-
Kelime Kökeni: Arapça secde
-
[isim, din bilimi]
Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere değdirerek alınan durum
-
[isim, din bilimi]
Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere değdirerek alınan durum
- ECDAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ecdād
-
[isim]
Geçmişteki büyükler, atalar
- "Ecdadının dilini neye beğenmiyorsun?"
-
[isim]
Geçmişteki büyükler, atalar
- MECMU
-
Kelime Kökeni: Arapça mecmūʿ
-
[sıfat, eskimiş]
Bir araya getirilmiş, toplanmış
-
[isim, matematik]
Bakınız toplam
-
[sıfat, eskimiş]
Bir araya getirilmiş, toplanmış