İçinde ec olan 5 harfli 26 kelime var. İçerisinde EC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ec olan kelimeler listesine ya da Sonu ec ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
C E Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
CE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ABECİ
- ...
- MECMU
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir araya getirilmiş, toplanmış, bütün, hep
-
[isim]
Toplam
-
[sıfat]
Bir araya getirilmiş, toplanmış, bütün, hep
- ÇECİK
-
-
[isim]
Madenî kulp, halka, çivi
-
[isim]
Madenî kulp, halka, çivi
- MECRA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yatak
-
Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu
-
[isim]
Yatak
- RECİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Taşa tutma, taşa tutarak öldürme
-
[isim]
Taşa tutma, taşa tutarak öldürme
- ABECE
-
-
[isim]
Alfabe
-
Başlangıç, ilk dönem
- "Duygularının bilmecesini filan çözmüş değildir. O duyguların abecesinde takılıp kalmıştır." (Selim İleri)
-
[isim]
Alfabe
- ECDAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Geçmişteki büyükler, atalar
- "Ecdadının dilini neye beğenmiyorsun?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Geçmişteki büyükler, atalar
- TECİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Erteleme
-
[isim]
Erteleme
- TECİM
-
-
[isim]
Ticaret
-
[isim]
Ticaret
- RECEP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ay takviminin yedinci ayı, üç ayların birincisi
-
[isim]
Ay takviminin yedinci ayı, üç ayların birincisi
- MECAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Güç, kuvvet, derman, takat
- "Sesini çıkarmak, bağırmak istiyor, mecal bulamıyordu." (Peyami Safa)
- "Artık ne yürümeye ne de ayaküstünde durmaya mecali kalmıştı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Güç, kuvvet, derman, takat
- MECAZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz
-
Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor
-
[isim]
Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz
- EFECE
-
-
[sıfat]
Efe gibi
-
[zarf]
Efe gibi, efeye yakışır biçimde
-
[sıfat]
Efe gibi
- MECUS
- ...
- SECDE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere getirerek alınan durum
-
[isim]
Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere getirerek alınan durum
- ZECRİ
- ...
- FECİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tan vakti
- "Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Tan kızıllığı
- "Bu fecir dediğimiz aydınlanmanın başını belli etmek için ak iplikten kara ipliği seçmek kıstas sayılmıştır." (Burhan Felek)
-
[isim]
Tan vakti
- İMECE
-
-
[isim]
Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi
- "Gençlerle imeceye girme gücü yitirilmediği sürece yaşlanmanın ertelenebileceğini kanıtladı." (Ahmet Cemal)
-
Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi
-
[isim]
Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi
- BECİT
- ...
- NECİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Soylu, soyu temiz
-
[sıfat]
Soylu, soyu temiz