İçinde ec olan 4 harfli 12 kelime var. İçerisinde EC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ec olan kelimeler listesine ya da sonu ec ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ec Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
CE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ECİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ecr
- ECEL
-
Kelime Kökeni: Arapça ecel
-
[isim]
Hayatın sonu, ölüm zamanı
- "Vaktinize hazır olun / Ecel vardır gelir bir gün"
-
[isim]
Hayatın sonu, ölüm zamanı
- NECİ
-
-
[isim]
Ne iş yapar, ne ile uğraşır?
- "Benim babam neciydi anne?"
-
[isim]
Ne iş yapar, ne ile uğraşır?
- GECE
-
-
[isim]
Akşamdan sonra başlayan ve gün ağarıncaya kadar geçen zaman dilimi; tün, şeb
- "Kel Hasan kumpanyası o gece bir komedi dram oynuyordu."
-
Bu süre içindeki karanlık
-
Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı
- "Bütün çalgıları, dansları, şarkıları ve bütün külfetleriyle o geceler geldi çattı."
-
[zarf]
Bakınız geceleyin
- "Yalnız gece oynatılan kuklalar da vardır."
-
[isim]
Akşamdan sonra başlayan ve gün ağarıncaya kadar geçen zaman dilimi; tün, şeb
- ECZA
-
Kelime Kökeni: Arapça eczāʾ
-
[isim, kimya]
Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde
-
Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde
- "Burada musluklar, mermer teşrih masaları, antiseptik eczalar yok!"
-
[isim, kimya]
Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde
- FECİ
-
Kelime Kökeni: Arapça fecīʿ
-
[sıfat]
Çok acıklı
- "Hâllerinde öyle bir kahırlı, kederli eda vardır, bütün bugünün feci hikâyesini söyler."
-
[sıfat]
Çok acıklı
- SECİ
-
Kelime Kökeni: Arapça secīʿ
-
[isim, edebiyat]
Nesirde yapılan uyak
-
[isim, edebiyat]
Nesirde yapılan uyak
- VECT
-
Kelime Kökeni: Arapça vecd
-
[isim]
Sevgi veya heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme; esrime
- "Kolektif bir vect, birlikte söylenilen şarkı taslağı, boğazdan gelen bu çığlıklar şiirin ilk nescini teşkil etmektedir."
-
[isim]
Sevgi veya heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme; esrime
- ŞECİ
-
Kelime Kökeni: Arapça şecīʿ
-
[sıfat, eskimiş]
Yürekli, yiğit olan
-
[sıfat, eskimiş]
Yürekli, yiğit olan
- NECE
-
-
[zarf]
Hangi dilde, hangi dilden?
- "Bu adam nece konuşuyor? Bu yazı necedir?"
-
[zarf]
Hangi dilde, hangi dilden?
- HECE
-
Kelime Kökeni: Arapça hicāʾ
-
[isim, dil bilgisi]
Bir soluk hamlesiyle çıkarılan ses veya ses birliği; seslem
- "Okumak sözünde üç hece vardır."
-
[edebiyat]
Bakınız hece ölçüsü
- "Oyunlar aruz ve hece olmak üzere iki kesime ayrılmıştı."
-
[isim, dil bilgisi]
Bir soluk hamlesiyle çıkarılan ses veya ses birliği; seslem
- VECA
-
Kelime Kökeni: Arapça vecaʿ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ağrı
- "Veca ansızın bastırır."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ağrı