İçinde ec olan 4 harfli 12 kelime var. İçerisinde EC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ec olan kelimeler listesine ya da sonu ec ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ec Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

C E

2 Harfli Kelimeler

CE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ECİR

Kelime Kökeni: Arapça ecr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sevap
    • "Bu sabrın ecri büyüktür." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Bakınız ücret
ECEL

Kelime Kökeni: Arapça ecel

  1. [isim] Hayatın sonu, ölüm zamanı
    • "Vaktinize hazır olun / Ecel vardır gelir bir gün" (Yunus Emre)
NECİ

  1. [isim] Ne iş yapar, ne ile uğraşır?
    • "Benim babam neciydi anne?" (Sait Faik Abasıyanık)
GECE

  1. [isim] Akşamdan sonra başlayan ve gün ağarıncaya kadar geçen zaman dilimi; tün, şeb
    • "Kel Hasan kumpanyası o gece bir komedi dram oynuyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Bu süre içindeki karanlık
  3. Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı
    • "Bütün çalgıları, dansları, şarkıları ve bütün külfetleriyle o geceler geldi çattı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. [zarf] Bakınız geceleyin
    • "Yalnız gece oynatılan kuklalar da vardır." (Metin And)
ECZA

Kelime Kökeni: Arapça eczāʾ

  1. [isim, kimya] Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde
  2. Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde
    • "Burada musluklar, mermer teşrih masaları, antiseptik eczalar yok!" (Falih Rıfkı Atay)
FECİ

Kelime Kökeni: Arapça fecīʿ

  1. [sıfat] Çok acıklı
    • "Hâllerinde öyle bir kahırlı, kederli eda vardır, bütün bugünün feci hikâyesini söyler." (Halit Ziya Uşaklıgil)
SECİ

Kelime Kökeni: Arapça secīʿ

  1. [isim, edebiyat] Nesirde yapılan uyak
VECT

Kelime Kökeni: Arapça vecd

  1. [isim] Sevgi veya heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme; esrime
    • "Kolektif bir vect, birlikte söylenilen şarkı taslağı, boğazdan gelen bu çığlıklar şiirin ilk nescini teşkil etmektedir." (Asaf Halet Çelebi)
ŞECİ

Kelime Kökeni: Arapça şecīʿ

  1. [sıfat, eskimiş] Yürekli, yiğit olan
NECE

  1. [zarf] Hangi dilde, hangi dilden?
    • "Bu adam nece konuşuyor? Bu yazı necedir?"
HECE

Kelime Kökeni: Arapça hicāʾ

  1. [isim, dil bilgisi] Bir soluk hamlesiyle çıkarılan ses veya ses birliği; seslem
    • "Okumak sözünde üç hece vardır."
  2. [edebiyat] Bakınız hece ölçüsü
    • "Oyunlar aruz ve hece olmak üzere iki kesime ayrılmıştı." (Metin And)
VECA

Kelime Kökeni: Arapça vecaʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ağrı
    • "Veca ansızın bastırır." (Orhan Veli Kanık)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü