İçinde e olan 4 harfli 680 kelime var. İçerisinde E harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında e harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu e harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİLE

  1. [bağlaç] Da, de, dahi
    • "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir." (Refik Halit Karay)
  2. [zarf] Birlikte
  3. [zarf] Üstelik
    • "Konuşmadılar bile."

EĞİÇ

  1. [isim] Yemiş koparırken dalları çekmeye veya kovandan bal almaya yarayan araç

EHEM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Çok önemli

EROS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ruhsal çözümleme açısından cinsel eğilimler ve bundan doğan isteklerin tümü

RAŞE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Titreyiş, ürkme
    • "Doktor Hikmet, ilk defa olarak ölüm korkusunun raşesini ta yüreğinin içinde hissetti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

VADE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işin yapılması veya bir borcun ödenmesi için tanınan süre, mühlet, mehil
    • "Villanın vadesi ocak sonunda geliyordu, değil mi?" (Sait Faik Abasıyanık)

GREN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kâğıdın yüzeyinin pürüzlülük derece ve tipinin bir izlenimi

KEÇE

  1. [isim] Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş
    • "Belki on aile keçelerden, kilimlerden çergelerini meyve ağaçlarının altlarına kurdular." (Ömer Seyfettin)
    • "Askerde, vüzera, rical dairelerinde 'keçe külah olmak' kıyafeti soyulup tardedilmek demek idi." (Ahmet Rasim)
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış olan
    • "Keçe çadırların içi biraz ısınsın diye, yerlere kilimlerin üstüne ayrı postları serilmişti." (Nezihe Araz)
  3. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik
    • "Yaz geldi, keçeleri kaldırmalı."

SELP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zorla alma, kapma
  2. Kaldırma, kaçırma, yok etme

MEVT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölüm

ÇENE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını saplayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
    • "Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu." (Halide Edip Adıvar)
    • "Komşu kadınlar akşam yemeğinden sonra onun etrafında toplanırlar, geç vakitlere kadar çene çalarlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Sabahtan akşama kadar uyukluyorsun, gece olunca çenen açılıyor." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Hasta aksırır gibi bir ses çıkardı. Döndü, baktı; -Ne istiyor?... dedi, ağa cevap vermedi. Çenesi atıyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri
  3. Çok konuşma huyu, gevezelik
    • "Sende de çene var ha!"
  4. Köşe

ELİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Seçkin

LİET

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [isim] Şarkı

SOBE

  1. [isim] Genellikle kovalamaca, saklambaç vb. çocuk oyunlarında, ebeden önce davranıp daha önce kararlaştırılmış yere ulaşıldığında söylenen söz

TİKE

  1. [isim] Et, ekmek, peynir vb.nde parça, lokma, dilim

DEDE

  1. [isim] Torunu olan erkek, büyük baba, büyük peder
    • "Dedenin kabri yanında bir çukur kazılmış." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Büyük babadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri
  3. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan
  4. [ünlem] Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü

EHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap
    • "O, bu işin ehlidir."
    • "Dikkat ettim, bu adamda, her işte ehil olmak merakı var." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Sahip
    • "Sanat ehli. Zevk ehli."
  3. Karı kocadan her biri, eş
    • "Bu adam ehliyle iyi geçinmiyor."
  4. Topluluk, cemaat

ÖREN

  1. [isim] Eski yapı veya şehir kalıntısı, harabe, virane

TEPİ

  1. [isim] Bir işi yapmak, harekete geçmek için duyulan ve bireyin engelleyemeyeceği kadar güçlü istek, içtepi, itki

BERK

  1. [sıfat] Sert, katı
  2. Sağlam

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü