İçinde e olan 2 harfli 31 kelime var. İçerisinde E harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında e harfi olan kelimeler listesine ya da sonu e harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

JE

  1. Türk alfabesinin on üçüncü harfinin adı, okunuşu
ME

  1. Türk alfabesinin on altıncı harfinin adı, okunuşu
NE

  1. Türk alfabesinin on yedinci harfinin adı, okunuşu
RE

  1. [kimya] Renyum elementinin simgesi
DE

  1. Türk alfabesinin beşinci harfinin adı, okunuşu
EŞ

  1. [isim] Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri
    • "Çorabın öbür eşini yerden almak için sol ayağını uzatıyordun." (Ömer Seyfettin)
  2. Karı kocadan her biri; evdeş, hayat arkadaşı, ehil
    • "Kadın diye eşini bellemiş, dürüst, aile babası bir adamdır." (Zeyyat Selimoğlu)
  3. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri
    • "Güvercin eşini arıyor."
  4. Ortak bir faaliyette bulunanlardan her biri; partner
    • "Vals bittiği zaman partnerin kollarında bir saniyeden fazla durmak nasıl bir suç olursa..." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu; partner
    • "Briçte kuvvetli bir eş seçti."
  6. [ağızlardan] Bakınız döl eşi
EY

  1. [ünlem] Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü; hay
    • "Ey arkadaş!"
  2. Usanç anlatan bir seslenme sözü
    • "Ey, artık çok oluyorsun!"
  3. “Öyle ise, o hâlde” vb. anlamlarda soru sözü olarak kullanılır
    • "Ey, biz ne yapacağız?" (Ömer Seyfettin)
VE

  1. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu
ET

  1. [isim] İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka
    • "Bu koyunda hiç et yok, pek zayıf."
  2. Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi
  3. Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm
    • "Bu zeytinde et denecek bir şey yok."
EV

  1. [isim] Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer; bark, ev bark, beyit, dar (IV), hane, mekân
  2. [mecaz] Bakınız aile
    • "Evine bağlı bir adam."
  3. [eskimiş] Bakınız soy
KE

  1. Türk alfabesinin on dördüncü harfinin adı, okunuşu
ES

  1. [isim, müzik] Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı
    • "Dörtlük es. Sekizlik es."
ER

  1. [kimya] Erbiyum elementinin simgesi
EM

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız ilaç
EL

  1. [isim, anatomi] Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü; dest, pençe
    • "El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk" (Ziya Osman Saba)
  2. Bakınız sahiplik
    • "Elimdeki bütün parayı bu eve yatırdım."
  3. Bakınız kez
    • "İki el silah sesi duyuldu."
  4. İskambil oyunlarında oynama sırası
  5. İskambil oyunlarında her bir tur
    • "Kış geceleri arkadaşlar arasında bir el poker çevirmek de keyiftir." (Peyami Safa)
  6. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü
    • "Kapı eli."
EN

  1. [isim] Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık; genişlik, arz (II), boy, uzunluk karşıtı
    • "Kumaşın eni. Yolun eni. Kâğıdın eni."
EH

  1. [ünlem] "Olur, peki veya fena değil" anlamlarında kullanılan bir söz
    • "Eh! Bize gerekli olan da o; bütçemizi doğrultur, pansiyoner olmaktan vazgeçeriz." (Attilâ İlhan)
  2. Bezginlik anlatan bir söz
    • "Eh, dün geceki kafayla bu kadarı olacaktı elbet!" (Necati Cumalı)
EK

  1. [isim] Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça; takviye, zeyil
    • "Yazının ekleri."
  2. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça; ilave, ilişik
    • "Gazetenin haftalık sanat ve edebiyat eki."
  3. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri
  4. İki borunun birbirine birleştirildiği yer
  5. [sıfat] Eklenmiş, katılmış
    • "Okul müdürüyken okulun ek inşaatında hamallarla birlikte çalışmış." (Haldun Taner)
  6. [dil bilgisi] Kelime türetmek veya çekimlemek için kullanılan, kelimenin başına, sonuna veya içine eklenebilen, kendi başına anlamı olmayan dil ögesi; lahika
  7. [dil bilgisi] Bazı dillerde kök veya gövdenin sonuna gelen ek; son ek
BE

  1. [kimya] Berilyum elementinin simgesi
SE

  1. [kimya] Selenyum elementinin simgesi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü