İçinde eğ olan 9 harfli 50 kelime var. İçerisinde EĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eğ olan kelimeler listesine ya da sonu eğ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YEĞLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Yeğ tutulmak
-
[nesnesiz]
Yeğ tutulmak
- GEĞİRTMEK
-
-
[-i]
Geğirme işini yaptırmak
-
[-i]
Geğirme işini yaptırmak
- ÇİÇEĞİMSİ
-
-
[sıfat]
Bakınız çiçeksi
-
[sıfat]
Bakınız çiçeksi
- BEĞENİLME
-
-
[isim]
Beğenilmek işi veya durumu; popülarite
- "Beğenilmenin, imrenilmenin yerine sevilmeyi koyabilmek için açtığı savaşta mağlup düştü."
-
[isim]
Beğenilmek işi veya durumu; popülarite
- GEREĞİNCE
-
-
[zarf]
Nasıl olması gerekli ise öyle, gereği gibi, gereğine göre, gerektiği gibi; uyarınca, mucibince, usulünce, usulü dairesinde
- "Orhan Tahsin boşuna akıp gitmiş, değeri bilinmemiş, kendisinden gereğince yararlanılamamış bir nehirdir."
-
Bakınız göre
- "Safo, gelenek gereğince aslanım diye hitap ettiği biricik oğlunun, belki kendinden önce gözdelerini özlemiş olacağını hesapladığından onları da beraber getirmiş."
-
[zarf]
Nasıl olması gerekli ise öyle, gereği gibi, gereğine göre, gerektiği gibi; uyarınca, mucibince, usulünce, usulü dairesinde
- BALÇİÇEĞİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalan sarı renkli çiçekli ağaççık
-
[isim, bitki bilimi]
Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalan sarı renkli çiçekli ağaççık
- CAMGÖBEĞİ
-
-
[isim]
Yeşile çalan mavi renk
- "Sana, bu göle dönmek istediğimi, gölün camgöbeği renginin beni çağırdığını, bunun bir kader olduğunu söyledim."
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Camgöbeği bir ışıkla fosfor beyazı başka bir ışık, ilki uzunlamasına, ikincisi enlemesine yanıp sönebilir."
-
[isim]
Yeşile çalan mavi renk
- EĞLENİLME
-
-
[isim]
Eğlenilmek işi
-
[isim]
Eğlenilmek işi
- SAĞBEĞENİ
-
-
[isim]
Güzeli çirkinden ayırt edebilme yetisinin en yükseği
-
[isim]
Güzeli çirkinden ayırt edebilme yetisinin en yükseği
- TEĞMENLİK
-
-
[isim]
Teğmen olma durumu; mülazımlık
-
Teğmenin rütbesi
-
Teğmenin görevi
-
[isim]
Teğmen olma durumu; mülazımlık
- DEĞEBİLME
-
-
[isim]
Değebilmek işi
-
[isim]
Değebilmek işi
- YEĞNİLEME
-
-
[isim]
Bakınız hafifseme
-
[isim]
Bakınız hafifseme
- İTDİRSEĞİ
-
-
[isim]
Bakınız arpacık
- "Biraz kanlı olan sol gözünün alt kapağında epeyce börtlemiş bir itdirseği vardı."
-
[isim]
Bakınız arpacık
- EĞİLİMSİZ
-
-
[sıfat]
Eğilimi olmayan
-
[sıfat]
Eğilimi olmayan
- EĞEBİLMEK
-
-
[-i]
Eğme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Eğmeye gücü yetmek
-
[-i]
Eğme ihtimali veya imkânı bulunmak
- KUŞEKMEĞİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, çorak yerlerde yetişen, beyaz veya mor çiçekli, eskiden hekimlikte kullanılmış olan otçul bir bitki; çobandağarcığı (Thlaspi)
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, çorak yerlerde yetişen, beyaz veya mor çiçekli, eskiden hekimlikte kullanılmış olan otçul bir bitki; çobandağarcığı (Thlaspi)
- NARÇİÇEĞİ
-
-
[isim]
Parlak kırmızı renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Bu anda narçiçeği elbiseli kadın belirir."
-
[isim]
Parlak kırmızı renk
- DEĞERLEME
-
-
[isim]
Değerlemek işi
-
Değer biçme, bir malın değerini belirleme; valüasyon
-
[isim]
Değerlemek işi
- SEĞİRTMEK
-
-
[nesnesiz]
Sıçrayarak yakın bir yere doğru koşmak
- "İçeriye girip de kalem odasına doğru seğirttiği anda odacı sokaktan seslendi."
-
[nesnesiz]
Sıçrayarak yakın bir yere doğru koşmak
- ÇİLEĞİMSİ
-
-
[sıfat]
Bakınız çileksi
- "Sol akciğerle kalbin arasına sıkışmış. Bakın bakın çileğimsi dokulu."
-
[sıfat]
Bakınız çileksi