İçinde eğ olan 8 harfli 57 kelime var. İçerisinde EĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eğ olan kelimeler listesine ya da sonu eğ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜSTEĞMEN
-
-
[isim, askerlik]
Orduda rütbesi teğmenle yüzbaşı arasında olan subay
-
[isim, askerlik]
Orduda rütbesi teğmenle yüzbaşı arasında olan subay
- EĞRİTMEK
-
-
[-i]
Bakınız eğriltmek
-
[-i]
Bakınız eğriltmek
- EĞRİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Eğri duruma gelmek
- "Bardağı bırakırken masa eğrilir gibi oldu."
-
[nesnesiz]
Eğri duruma gelmek
- EĞLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Neşeli, hoşça vakit geçirmek
- "Masadakiler eğlenirlerken vali dalgınlaşmıştı, pek dinlemiyordu konuşulanları."
-
[-le]
Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek
- "Yalnız bunları sordu ve inan ki benimle eğlendi."
-
Bir yerde durmak, beklemek; tevakkuf etmek
- "Yemen'e gönderilirken Beyrut'ta bir hafta eğlenmiş hem şehri görmüş hem de Cebel köylerinde gezintiler yapmıştı."
-
Bakınız oyalanmak
-
[nesnesiz]
Neşeli, hoşça vakit geçirmek
- EĞİTİLİŞ
-
-
[isim]
Eğitilmek işi
-
[isim]
Eğitilmek işi
- EĞİLİMLİ
-
-
[sıfat]
Eğilimi olan; meyyal, tandanslı
- "Sözünü ettiği her hayvanı bu sınıflardan birine yerleştirmeye eğilimlidir."
-
[sıfat]
Eğilimi olan; meyyal, tandanslı
- EĞRİLTME
-
-
[isim]
Eğriltmek işi; eğritmek
-
[isim]
Eğriltmek işi; eğritmek
- DEĞİŞKİN
-
-
[sıfat]
Değişikliğe uğramış; muaddel
-
[sıfat]
Değişikliğe uğramış; muaddel
- ASTEĞMEN
-
-
[isim, askerlik]
Orduda en küçük rütbeli subay
- "Biraz sonra bir araçla, silahlanmış dört asteğmen geldi."
-
[isim, askerlik]
Orduda en küçük rütbeli subay
- İPEĞİMSİ
-
-
[sıfat]
Bakınız ipeksi
-
[sıfat]
Bakınız ipeksi
- EĞDİRMEK
-
-
[-i]
Eğme işini yaptırmak
-
Eğik duruma getirmek
- "Eğdirme fesini yâr yâr kalkar da giderim"
-
[-i]
Eğme işini yaptırmak
- EŞEĞİMSİ
-
-
[sıfat]
Bakınız eşeksi
-
[sıfat]
Bakınız eşeksi
- DEĞERSİZ
-
-
[sıfat]
Değeri olmayan veya değeri çok az olan; derme çatma, kıymetsiz
- "Peki öyleyse neden söz vermeyi değersiz bulmuşuz?"
-
Bakınız müptezel
-
[sıfat]
Değeri olmayan veya değeri çok az olan; derme çatma, kıymetsiz
- EĞEBİLME
-
-
[isim]
Eğebilmek işi
-
[isim]
Eğebilmek işi
- DEĞNEKÇİ
-
-
[isim]
Taksi, dolmuş vb.nin duraklarında yolcuların binişi ve taşıtların sıra düzenini sağlayan kimse; kâhya
-
[tarih]
Belli bir esnaf grubu arasında düzeni sağlayan kimse
-
Şehrin asayişini sağlayan, ortalığı idare eden görevli
- "Eski zamanlarda binaların angarya olarak esirlere yaptırıldığı devirlerde böyle değnekçiler vardı. Bunlar ameleyi kamçı altında çalıştırırlardı."
-
[isim]
Taksi, dolmuş vb.nin duraklarında yolcuların binişi ve taşıtların sıra düzenini sağlayan kimse; kâhya
- SUÇİÇEĞİ
-
-
[isim, tıp]
Genellikle çocuklarda görülen döküntülü, bulaşıcı, salgın hastalık
-
[isim, tıp]
Genellikle çocuklarda görülen döküntülü, bulaşıcı, salgın hastalık
- EĞELENME
-
-
[isim]
Eğelenmek işi
-
[isim]
Eğelenmek işi
- EĞİLİNME
-
-
[isim]
Eğilinmek işi
-
[isim]
Eğilinmek işi
- DEĞİRMEK
-
-
[-e, ağızlardan]
Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak
-
Değdirmek, dokundurmak
-
[-e, ağızlardan]
Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak
- YEĞNİLME
-
-
[isim]
Bakınız hafifleme
-
[isim]
Bakınız hafifleme