İçinde dırma olan 9 harfli 44 kelime var. İçerisinde DIRMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dırma olan kelimeler listesine ya da sonu dırma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dırma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A D I M R
4 Harfli Kelimeler
ADIM, DARI, DRAM
3 Harfli Kelimeler
ARI, DAM, DAR, IRA, RAM
2 Harfli Kelimeler
AD, AM, AR, IR, MA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KIZDIRMAK
-
-
[-i]
Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak
-
Bir yeri ısıtmak
-
[mecaz]
Bakınız öfkelendirmek
- "Onları kızdıracak bir kötülük mü yaptın?"
-
[-i]
Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak
- ABANDIRMA
-
-
[isim]
Abandırmak işi
-
[isim]
Abandırmak işi
- KIYDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Kıyma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Kıyma işini yaptırmak
- SAYDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Sayma işini yaptırmak, sayısını buldurmak, sayı belirterek sonuç almak
- "Garsonu çağırır, yemekleri bir de garsona yüksek sesle saydırır."
-
Sözünü dinletmek, saygı gösterilmesini sağlamak
- "Şimdiye kadar hoşlandığı her kadına kendini sevdirmemişse bile saydırmıştır."
-
[argo]
Sövüp saymak
- "Zidan açtı ağzını yumdu gözünü, saydırdı da saydırdı."
-
[-e, -i]
Sayma işini yaptırmak, sayısını buldurmak, sayı belirterek sonuç almak
- YAĞDIRMAK
-
-
[-i]
Yağmasını sağlamak
-
[nesnesiz]
Bir şeyi aralıksız ve ısrarlı bir biçimde yapmak
- "Turhan mütemadiyen babasına, amcasına mektuplar yağdırıyor."
-
[nesnesiz]
Vermek, söylemek
- "Cemal Paşa, çılgın, Adana'ya, Afyon'a şiddetle emirler yağdırıyordu."
-
[-e, nesnesiz, mecaz]
Bol miktarda vermek, sağlamak
- "Bu fabrika piyasaya kumaş yağdırdı."
-
[nesnesiz, mecaz]
Çok sayıda ortaya koymak, sürmek
- "Çorbada tuzum bulunsun diyen para, eşya yağdırmıştı."
-
[-i]
Yağmasını sağlamak
- UTANDIRMA
-
-
[isim]
Utandırmak işi
-
[isim]
Utandırmak işi
- IKINDIRMA
-
-
[isim]
Ikındırmak işi
-
[isim]
Ikındırmak işi
- UYANDIRMA
-
-
[isim]
Uyandırmak işi; ikaz
- "Şu bizim halkı uyandırmadadır varsa felah."
-
[ruh bilimi]
Anıları zihinde yeniden canlandırma
-
Çıra, mum, ocak, lamba gibi yanan, ışık veren şeyleri sönük durumdan yanar duruma getirme
-
[isim]
Uyandırmak işi; ikaz
- İNANDIRMA
-
-
[isim]
İnandırmak işi
-
[isim]
İnandırmak işi
- SAĞDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Sağma işini yaptırmak
-
Sağmasına sebep olmak
-
[-e, -i]
Sağma işini yaptırmak
- BANDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Bakınız banmak
- "Ancak yemeğinizi hazırlayan büfeci çeyrek ekmeği açıp dönerin alta akan yağına ekmeği bandırır ise bu size ek, fazla, gereksiz kalori verecektir."
-
Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak
-
[-e, -i]
Bakınız banmak
- CAYDIRMAK
-
-
[-i]
Cayma işini yaptırmak
- "Hangi ceza sizi bu aykırı tavırlarınızdan caydırır, emin olamıyorum!"
-
[-i]
Cayma işini yaptırmak
- KAZDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Kazma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Kazma işini yaptırmak
- USANDIRMA
-
-
[isim]
Usandırmak işi
- "Belki o da bir usandırma yöntemi kullanıyordu."
-
[isim]
Usandırmak işi
- SALDIRMAK
-
-
[-e]
Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek; salmak
- "Bugün şu dakikada onlar hâlâ düşmana saldırıyorlardı."
-
[-den]
Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek
-
[mecaz]
Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak
-
[kimya]
Etkisiyle eritmek
- "Asitler madenlere saldırır."
-
[-e]
Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek; salmak
- YANDIRMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Yanmasına sebep olmak
-
[-i, ağızlardan]
Yanmasına sebep olmak
- YILDIRMAK
-
-
[-i]
Gözdağı vermek
-
[-i]
Gözdağı vermek
- ISINDIRMA
-
-
[isim]
Isındırmak işi
- "Kutu kutu hediyeler, el örgüsü ceketlerle çocuğu kendilerine ısındırmaya çalışıyorlardı."
-
[isim]
Isındırmak işi
- KAYDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Kaymasını sağlamak, kaymasına yol açmak
- "Sokağa çıkıp tahta kızağıyla onu kaydırmak istedim."
-
[-e, -i]
Kaymasını sağlamak, kaymasına yol açmak
- KARDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Karma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Karma işini yaptırmak