İçinde dıl olan 21 kelime var. İçerisinde DIL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dıl olan kelimeler listesine ya da sonu dıl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

YARADILIŞTAN

11 Harfli Kelimeler

YARADILIŞÇA, YARADILIŞLI

10 Harfli Kelimeler

CADILAŞMAK, KARYAĞDILI

9 Harfli Kelimeler

CADILAŞMA, YARADILIŞ

8 Harfli Kelimeler

ALINDILI, ARDILLIK, ARDILMAK, TADILMAK

7 Harfli Kelimeler

ARDILMA, CADILIK, DADILIK, KADILIK, TADILMA

6 Harfli Kelimeler

DADILI

5 Harfli Kelimeler

ARDIL, DILAK, PADIL

4 Harfli Kelimeler

ADIL

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YARADILIŞTAN

  1. [zarf] Doğumla beraber, yaradılıştan beri; anadan doğma, doğuştan, kudretten, taban (II), maderzat
    • "Kumandan yaradılıştan yumuşak adam. Zorla suratsızlık olmuyor." (Memduh Şevket Esendal)
YARADILIŞÇA

  1. [zarf] Yaradılış bakımından; fıtraten, hilkaten
YARADILIŞLI

  1. [sıfat] Doğuştan vücut ve ruh özelliklerinin tümünü üzerinde taşıyan
    • "Bütün hassas insanlar gibi çok alıngan yaradılışlı idi." (Haldun Taner)
KARYAĞDILI

  1. [sıfat] Üstünde beyaz benekler bulunan
    • "Sırtında İngiliz kumaşından karyağdılı mükemmel bir elbise." (Refik Halit Karay)
CADILAŞMAK

  1. [nesnesiz] Kadın huysuz gibi davranmaya başlamak
    • "Ondan sonra Dikterion'dan cadılaştı diye kapı dışarı edilirdi. İşte o zaman o kadın üçüncü mevkiye düşerdi." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bitki bakımsızlıktan yabanileşmek
    • "Yer yer cadılaşmış üzüm kütükleri." (Memduh Şevket Esendal)
YARADILIŞ

  1. [isim] Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü; tıynet, cibilliyet
    • "Yaradılışı gereği çapraşık olmayan durumları severdi o." (Attilâ İlhan)
  2. Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu; fıtrat, hilkat
    • "Yılan kendini korumakta görünüyorsa bu, atlayıp kuşu tutmaya yaradılışının elverişli olmamasından." (Memduh Şevket Esendal)
CADILAŞMA

  1. [isim] Cadılaşmak işi
    • "’Bak işte yine cadılaşmaya başladın. Nereden çıktı şimdi bu aynen lafı bakayım!’ dedi." (Murat Özsan)
ARDILLIK

  1. [isim] Ardıl olma durumu
ALINDILI

  1. [sıfat] Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.); taahhütlü
ARDILMAK

  1. [-e, ağızlardan] Birisinin sırtına asılmak
  2. Birisine sataşmak, çatmak
  3. [mecaz] Birisine musallat olmak
TADILMAK

  1. [nesnesiz] Tatma işi yapılmak
    • "Onun en aksi istikametinde olanlara göreyse aşk ancak bir kere tadılır." (Mine Sultan Ünver)
ARDILMA

  1. [isim] Ardılmak işi
KADILIK

  1. [isim] Kadı olma durumu
  2. Kadının görevi
  3. [tarih] Bir kadının davalarına baktığı il sınırları içindeki bölge
    • "Galata kadılığı."
DADILIK

  1. [isim] Dadının yaptığı iş; tayalık
TADILMA

  1. [isim] Tadılmak işi
CADILIK

  1. [isim] Cadıya yakışır davranış
    • "Sizin cadılığınızın fitnesi dünyaya şimdiye kadar gelmemiştir." (Salâh Birsel)
DADILI

  1. [sıfat] Dadısı olan
    • "Kimi çocuklu, kimi dadılı oldukça modern sayılabilecek elbiseler içindeki Müslüman kadınlarını, Hristiyanlardan ayırmak iyice zorlaşmış." (Murat Gülsoy)
DILAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız klitoris
ARDIL

  1. [isim] Bakınız halef, öncel karşıtı
    • "Bildiğimiz bir şey daha var, bu da Bizans'ın eski Yunan tiyatrosunun ardılı olmadığıdır." (Metin And)
  2. [mantık] Bir çıkarımda varılan sonuç
PADIL

Kelime Kökeni: Almanca paddel

  1. [isim, denizcilik] İki ucu veya bir ucu enli, kısa ve ince saplı kürek
  2. Bir tekne pervanesinin suyun pervane kanatlarına yaptığı direnç sonucu oluşan enine hareket
  3. Balıkçının ayağıyla iterek çamur üstünde kaydırabileceği kadar hafif olan, küçük ve altı düz tekne
  4. Bakınız yandan çarklı
    • "O zamanki vapurlar ‘padıl’ denilen yandan çarklı gemilerdi." (Burhan Felek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü