İçinde düze olan 9 harfli 7 kelime var. İçerisinde DÜZE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında düze olan kelimeler listesine ya da sonu düze ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Düze Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D E Z Ü

4 Harfli Kelimeler

DÜZE

3 Harfli Kelimeler

DÜZ

2 Harfli Kelimeler

DE, DÜ, ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜZEÇLEME

  1. [isim] Aynı düzeye getirme, yüzey ayrımlarını ölçme; tesviye
  2. [jeoloji] Bir yerin değişik noktalardaki yükseltisini, deniz yüzeyi göre belirlemek için yapılan işlemlerin bütünü
DÜZEBİLME

  1. [isim] Düzebilmek işi
DÜZELTİCİ

  1. [isim] Düzeltme işini yapan nesne
  2. Bakınız düzeltmen
  3. Düzeltme özelliği taşıyan
    • "... ama gereken yerlere araştırıcı, değiştirici, düzeltici ve ayarlayıcı prizmalar konmuştur." (İsmail Kara)
DÜZENLEME

  1. [isim] Düzenlemek işi; tertip, organizasyon
    • "En saçma görünen batıl inançlar dahi insanın bir duygusunu, bir davranışını düzenleme gayesini güder." (Mehmet Kaplan)
  2. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne; aranjman
    • "Çiçek aranjmanı."
  3. Düzene koyma; yapılanma, kodifikasyon, regülasyon
  4. [hukuk] Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi; kodifikasyon
  5. [müzik] Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılan değişiklik; aranjman
ÇEKİDÜZEN

  1. [isim] Düzenli olma durumu
  2. Toplumca kabul gören ölçü
    • "Onun her yazdığı iyi olmayabilir, kendini bırakıp çekidüzen gözetmeden karmakarışık yazdığı da oluyor." (Nurullah Ataç)
DÜZELTMEK

  1. [-i] Düzgün duruma getirmek
    • "Kirli eşyalarımı paketlere sardım, bavulumu düzelttim." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bozukluğunu gidermek, onarmak
  3. Yanlıştan kurtarmak
    • "Öğleden sonra nüfus kâğıdını getir, kaydını düzeltelim." (Burhan Felek)
DÜZELTMEN

  1. [isim] Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse; düzeltici, musahhih
    • "Bölüm düzeltmenler -eskiler musahhih derdi- ve yazarlar tarafından düzeltilip bana döndüğünde bu atasözünün düzeltilmediğini görünce iyi niyetle çalışma odasına gidip yazar ekibini sözlü olarak ikna etmeye çalıştım." (Mustafa Argunşah)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü