İçinde düz olan 9 harfli 20 kelime var. İçerisinde DÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında düz olan kelimeler listesine ya da sonu düz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Düz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D Z Ü
3 Harfli Kelimeler
DÜZ
2 Harfli Kelimeler
DÜ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜZLEMSEL
-
-
[sıfat]
Düzlem niteliğinde olan
-
[sıfat]
Düzlem niteliğinde olan
- BEŞİKDÜZÜ
-
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
- DÜZELTİCİ
-
-
[isim]
Düzeltme işini yapan nesne
-
Bakınız düzeltmen
-
Düzeltme özelliği taşıyan
- "... ama gereken yerlere araştırıcı, değiştirici, düzeltici ve ayarlayıcı prizmalar konmuştur."
-
[isim]
Düzeltme işini yapan nesne
- DÜZLETMEK
-
-
[-i]
Düz duruma getirmek
-
[-i]
Düz duruma getirmek
- SARAYDÜZÜ
-
-
[isim]
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
- DALGÜNDÜZ
-
-
[zarf]
Bakınız güpegündüz
- "Çakırcalı gibi bir efenin dalgündüz, elini kolunu sallaya sallaya bir kasabaya girmesi elbette niyet kötülüğüdür."
-
[zarf]
Bakınız güpegündüz
- DÜZEÇLEME
-
-
[isim]
Aynı düzeye getirme, yüzey ayrımlarını ölçme; tesviye
-
[jeoloji]
Bir yerin değişik noktalardaki yükseltisini, deniz yüzeyi göre belirlemek için yapılan işlemlerin bütünü
-
[isim]
Aynı düzeye getirme, yüzey ayrımlarını ölçme; tesviye
- YOLDÜZLER
-
-
[isim]
Bakınız dozer
-
[isim]
Bakınız dozer
- ÇEKİDÜZEN
-
-
[isim]
Düzenli olma durumu
-
Toplumca kabul gören ölçü
- "Onun her yazdığı iyi olmayabilir, kendini bırakıp çekidüzen gözetmeden karmakarışık yazdığı da oluyor."
-
[isim]
Düzenli olma durumu
- DÜZENLEME
-
-
[isim]
Düzenlemek işi; tertip, organizasyon
- "En saçma görünen batıl inançlar dahi insanın bir duygusunu, bir davranışını düzenleme gayesini güder."
-
Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne; aranjman
- "Çiçek aranjmanı."
-
Düzene koyma; yapılanma, kodifikasyon, regülasyon
-
[hukuk]
Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi; kodifikasyon
-
[müzik]
Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılan değişiklik; aranjman
-
[isim]
Düzenlemek işi; tertip, organizasyon
- DÜZGÜNSÜZ
-
-
[sıfat]
Yüzüne düzgün sürmemiş olan
- "Şu kadını düzgünsüz, boyasız bir hâlde yakından bir görsem."
-
[sıfat]
Yüzüne düzgün sürmemiş olan
- DÜZGÜNLÜK
-
-
[isim]
Düzgün olma durumu
-
[isim]
Düzgün olma durumu
- DÜZDÜRMEK
-
-
[-i]
Düzme işini yaptırmak
-
[-i]
Düzme işini yaptırmak
- DÜZLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Düz duruma getirilmek
-
[nesnesiz]
Düz duruma getirilmek
- DÜMDÜZLÜK
-
-
[isim]
Dümdüz olma durumu
-
[isim]
Dümdüz olma durumu
- GÜNDÜZLÜK
-
-
[sıfat]
Gündüze özgü
-
[sıfat]
Gündüze özgü
- DÜZEBİLME
-
-
[isim]
Düzebilmek işi
-
[isim]
Düzebilmek işi
- DÜZELTMEN
-
-
[isim]
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse; düzeltici, musahhih
- "Bölüm düzeltmenler -eskiler musahhih derdi- ve yazarlar tarafından düzeltilip bana döndüğünde bu atasözünün düzeltilmediğini görünce iyi niyetle çalışma odasına gidip yazar ekibini sözlü olarak ikna etmeye çalıştım."
-
[isim]
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse; düzeltici, musahhih
- DÜZELTMEK
-
-
[-i]
Düzgün duruma getirmek
- "Kirli eşyalarımı paketlere sardım, bavulumu düzelttim."
-
Bozukluğunu gidermek, onarmak
-
Yanlıştan kurtarmak
- "Öğleden sonra nüfus kâğıdını getir, kaydını düzeltelim."
-
[-i]
Düzgün duruma getirmek
- DÜZLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Düz duruma gelmek; düzelmek
-
[nesnesiz]
Düz duruma gelmek; düzelmek