İçinde düz olan 9 harfli 20 kelime var. İçerisinde DÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında düz olan kelimeler listesine ya da sonu düz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Düz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D Z Ü

3 Harfli Kelimeler

DÜZ

2 Harfli Kelimeler

DÜ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜZLEMSEL

  1. [sıfat] Düzlem niteliğinde olan
BEŞİKDÜZÜ

  1. [isim] Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
DÜZELTİCİ

  1. [isim] Düzeltme işini yapan nesne
  2. Bakınız düzeltmen
  3. Düzeltme özelliği taşıyan
    • "... ama gereken yerlere araştırıcı, değiştirici, düzeltici ve ayarlayıcı prizmalar konmuştur." (İsmail Kara)
DÜZLETMEK

  1. [-i] Düz duruma getirmek
SARAYDÜZÜ

  1. [isim] Sinop iline bağlı ilçelerden biri
DALGÜNDÜZ

  1. [zarf] Bakınız güpegündüz
    • "Çakırcalı gibi bir efenin dalgündüz, elini kolunu sallaya sallaya bir kasabaya girmesi elbette niyet kötülüğüdür." (Yaşar Kemal)
DÜZEÇLEME

  1. [isim] Aynı düzeye getirme, yüzey ayrımlarını ölçme; tesviye
  2. [jeoloji] Bir yerin değişik noktalardaki yükseltisini, deniz yüzeyi göre belirlemek için yapılan işlemlerin bütünü
YOLDÜZLER

  1. [isim] Bakınız dozer
ÇEKİDÜZEN

  1. [isim] Düzenli olma durumu
  2. Toplumca kabul gören ölçü
    • "Onun her yazdığı iyi olmayabilir, kendini bırakıp çekidüzen gözetmeden karmakarışık yazdığı da oluyor." (Nurullah Ataç)
DÜZENLEME

  1. [isim] Düzenlemek işi; tertip, organizasyon
    • "En saçma görünen batıl inançlar dahi insanın bir duygusunu, bir davranışını düzenleme gayesini güder." (Mehmet Kaplan)
  2. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne; aranjman
    • "Çiçek aranjmanı."
  3. Düzene koyma; yapılanma, kodifikasyon, regülasyon
  4. [hukuk] Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi; kodifikasyon
  5. [müzik] Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılan değişiklik; aranjman
DÜZGÜNSÜZ

  1. [sıfat] Yüzüne düzgün sürmemiş olan
    • "Şu kadını düzgünsüz, boyasız bir hâlde yakından bir görsem." (Osman Cemal Kaygılı)
DÜZGÜNLÜK

  1. [isim] Düzgün olma durumu
DÜZDÜRMEK

  1. [-i] Düzme işini yaptırmak
DÜZLENMEK

  1. [nesnesiz] Düz duruma getirilmek
DÜMDÜZLÜK

  1. [isim] Dümdüz olma durumu
GÜNDÜZLÜK

  1. [sıfat] Gündüze özgü
DÜZEBİLME

  1. [isim] Düzebilmek işi
DÜZELTMEN

  1. [isim] Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse; düzeltici, musahhih
    • "Bölüm düzeltmenler -eskiler musahhih derdi- ve yazarlar tarafından düzeltilip bana döndüğünde bu atasözünün düzeltilmediğini görünce iyi niyetle çalışma odasına gidip yazar ekibini sözlü olarak ikna etmeye çalıştım." (Mustafa Argunşah)
DÜZELTMEK

  1. [-i] Düzgün duruma getirmek
    • "Kirli eşyalarımı paketlere sardım, bavulumu düzelttim." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bozukluğunu gidermek, onarmak
  3. Yanlıştan kurtarmak
    • "Öğleden sonra nüfus kâğıdını getir, kaydını düzeltelim." (Burhan Felek)
DÜZLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Düz duruma gelmek; düzelmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü