İçinde düz olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde DÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında düz olan kelimeler listesine ya da sonu düz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Düz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D Z Ü
3 Harfli Kelimeler
DÜZ
2 Harfli Kelimeler
DÜ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜMDÜZ
-
-
[sıfat]
Çok düz
- "Mühendislerin keşfine göre, taş ocağı olarak işletilirse yirmi senede dümdüz olabilirmiş."
-
[mecaz]
Sade, basit olan
- "Yirmi iki senelik dümdüz bir hayat."
-
[mecaz]
Bilgisi, görgüsü çok dar bir sınır içinde kalan (kimse)
-
[sıfat]
Çok düz
- DÜZEME
-
-
[isim]
Düzemek işi
-
[isim]
Düzemek işi
- DÜZGÜN
-
-
[sıfat]
Doğru ve pürüzsüz; muntazam
- "Ayşe çayı demlemiş, düzgün dilimlerle francala kesiyordu."
-
Düzenli, kusursuz olan; biçimli, rabıtalı, muntazam
-
Hiçbir eksiği olmayan
- "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil."
-
[zarf]
Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde
- "Düzgün konuşuyor."
-
[matematik]
Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim)
- "Düzgün çok yüzlü."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız fondöten
-
[sıfat]
Doğru ve pürüzsüz; muntazam
- GÜNDÜZ
-
-
[isim]
Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü; gün
- "Tan yeri ağarmış, gündüz olmaya başlamıştı."
-
[zarf]
Günün sabahtan akşama kadar süren bölümünde
- "Ankara'da gündüz tedrisat yapan bu fakülteye devam edebilmek için bir iş aradım."
-
[isim]
Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü; gün
- DÜZLEM
-
-
[sıfat]
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan
-
[isim, matematik]
Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey; müstevi
-
[isim, mecaz]
Bakınız ortam
- "Böyle bir anlaşma var, hem ulusal hem uluslararası düzlemde sessiz bir anlaşma."
-
[sıfat]
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan
- DÜZLÜK
-
-
[isim]
Düz olma durumu
-
Bakınız alan
- "Derenin önündeki düzlükten birdenbire bir ses duydum, durdum."
-
[coğrafya]
Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer
-
[isim]
Düz olma durumu
- BÜGDÜZ
-
-
[isim, tarih]
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
-
[isim, tarih]
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
- DÜZİKO
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bakınız düz rakı
- "Kadeh kadeh düzikoyu yuvarlayarak..."
-
[isim]
Bakınız düz rakı
- DÖRDÜZ
-
-
[sıfat]
Dördü bir arada doğan (çocuk)
-
Dördü bir arada bulunan
-
[sıfat]
Dördü bir arada doğan (çocuk)
- DÜZİNE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca dozzina
-
[isim]
Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım
-
[sıfat, mecaz]
Çok miktarda olan
- "Bundan sonra en kibar adamların bile düzineyle çocuklarını taşımalarına onların gürültüsü, cıvıltısı arasında yaşamalarına şaşmadım."
-
[isim]
Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım
- DÜZKÖY
-
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
- DÜZMEK
-
-
[-i]
Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek
- "Oğlum Sıtkı için son zamanlarda epeyce temiz ev eşyası düzdü diyorlar."
-
Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek
-
[-e]
Şiir, destan, şarkı vb. yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek
- "Yeşil caminin avlusundaki sette oturmuş, Nilüfer ovasına şiir düzerken..."
-
[nesnesiz]
Bakınız uydurmak
- "Bir sürü yalan düzmüş."
-
[kaba konuşmada]
Erkek, cinsel ilişkide bulunmak
-
[-i]
Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek
- DÜZİÇİ
-
-
[isim]
Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri