İçinde düz olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde DÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında düz olan kelimeler listesine ya da sonu düz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Düz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D Z Ü

3 Harfli Kelimeler

DÜZ

2 Harfli Kelimeler

DÜ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜMDÜZ

  1. [sıfat] Çok düz
    • "Mühendislerin keşfine göre, taş ocağı olarak işletilirse yirmi senede dümdüz olabilirmiş." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [mecaz] Sade, basit olan
    • "Yirmi iki senelik dümdüz bir hayat." (Aka Gündüz)
  3. [mecaz] Bilgisi, görgüsü çok dar bir sınır içinde kalan (kimse)
DÜZEME

  1. [isim] Düzemek işi
DÜZGÜN

  1. [sıfat] Doğru ve pürüzsüz; muntazam
    • "Ayşe çayı demlemiş, düzgün dilimlerle francala kesiyordu." (Cahit Uçuk)
  2. Düzenli, kusursuz olan; biçimli, rabıtalı, muntazam
  3. Hiçbir eksiği olmayan
    • "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil." (Memduh Şevket Esendal)
  4. [zarf] Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde
    • "Düzgün konuşuyor."
  5. [matematik] Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim)
    • "Düzgün çok yüzlü."
  6. [isim, eskimiş] Bakınız fondöten
GÜNDÜZ

  1. [isim] Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü; gün
    • "Tan yeri ağarmış, gündüz olmaya başlamıştı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. [zarf] Günün sabahtan akşama kadar süren bölümünde
    • "Ankara'da gündüz tedrisat yapan bu fakülteye devam edebilmek için bir iş aradım." (Nâzım Hikmet)
DÜZLEM

  1. [sıfat] Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan
  2. [isim, matematik] Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey; müstevi
  3. [isim, mecaz] Bakınız ortam
    • "Böyle bir anlaşma var, hem ulusal hem uluslararası düzlemde sessiz bir anlaşma." (Tahsin Yücel)
DÜZLÜK

  1. [isim] Düz olma durumu
  2. Bakınız alan
    • "Derenin önündeki düzlükten birdenbire bir ses duydum, durdum." (Halide Edip Adıvar)
  3. [coğrafya] Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer
BÜGDÜZ

  1. [isim, tarih] Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
DÜZİKO

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Bakınız düz rakı
    • "Kadeh kadeh düzikoyu yuvarlayarak..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
DÖRDÜZ

  1. [sıfat] Dördü bir arada doğan (çocuk)
  2. Dördü bir arada bulunan
DÜZİNE

Kelime Kökeni: İtalyanca dozzina

  1. [isim] Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım
  2. [sıfat, mecaz] Çok miktarda olan
    • "Bundan sonra en kibar adamların bile düzineyle çocuklarını taşımalarına onların gürültüsü, cıvıltısı arasında yaşamalarına şaşmadım." (Halide Edip Adıvar)
DÜZKÖY

  1. [isim] Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
DÜZMEK

  1. [-i] Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek
    • "Oğlum Sıtkı için son zamanlarda epeyce temiz ev eşyası düzdü diyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek
  3. [-e] Şiir, destan, şarkı vb. yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek
    • "Yeşil caminin avlusundaki sette oturmuş, Nilüfer ovasına şiir düzerken..." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [nesnesiz] Bakınız uydurmak
    • "Bir sürü yalan düzmüş."
  5. [kaba konuşmada] Erkek, cinsel ilişkide bulunmak
DÜZİÇİ

  1. [isim] Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü