İçinde durma olan 9 harfli 32 kelime var. İçerisinde DURMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında durma olan kelimeler listesine ya da sonu durma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Durma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D M R U

5 Harfli Kelimeler

DURMA

4 Harfli Kelimeler

DARU, DRAM, DUMA, RUAM, UMAR

3 Harfli Kelimeler

DAM, DAR, DUA, DUR, RAM, RUA, RUM

2 Harfli Kelimeler

AD, AM, AR, MA, RA, UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAZADURMA

  1. [isim] Yazadurmak işi
KURDURMAK

  1. [-e, -i] Kurma işini yaptırmak
SANADURMA

  1. [isim] Sanadurmak işi
DOLDURMAK

  1. [-i] Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek; kaplamak
    • "Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek
  3. [nesnesiz] Ateşli silahların içine mermi sürmek
    • "İki tabanca getirdiler, takır takır doldurdular." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [nesnesiz] Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak
    • "Osmanlı tabiiyetini haiz Müslim diye, yol tezkeresi doldururlardı." (Ömer Seyfettin)
  5. Yaşını, yılını bitirmek
    • "Yirmi yaşını dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı." (Orhan Veli Kanık)
  6. Ses, koku yayılıp kaplamak
    • "Odanın içini kızarmış bir ekmek kokusu doldurmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
  7. Belirli bir süreyi kaplamak, almak
    • "Balıkçılara yardım etmek bütün zamanını doldurmayınca kentin içerilerine, gecekondu mahallelerine gitti." (Ayla Kutlu)
  8. [-le, mecaz] Canlılık kazandırmak
    • "Evi sade sesiyle değil vücudu ile de doldurdu." (Haldun Taner)
  9. [mecaz] Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek
    • "Ah, biliyorum, biliyorum seni o gece doldurdular." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
KONDURMAK

  1. [-e] Konma işini yaptırmak
    • "Koca dağın başına ne güzel bir yapı kondurmuşuz ama gel gör ki yolunu unutmuşuz." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. Gelişigüzel takmak, iliştirmek
    • "Başına çiçekler kondurmuş."
  3. [-i] Birden yapıvermek veya söyleyivermek
    • "Öpücüğü kondurdu."
  4. [mecaz] Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak
    • "Bu senetle bana kondurduğunuz eksikliklerden bir kısmını üstümden atmış olacaktım." (Ruşen Eşref Ünaydın)
AÇADURMAK

  1. [-i] Açmayı sürdürmek
BUYDURMAK

  1. [-i] Bakınız dondurmak
    • "Diz boyu çamur, ince çadır, yüreği buyduran soğuk, keyfe yetmez." (Ayla Kutlu)
YOLDURMAK

  1. [-e, -i] Yolma işini yaptırmak
SOLDURMAK

  1. [-i] Solmasına sebep olmak
    • "Güneş, boyaları soldurdu."
DONDURMAZ

  1. [isim] Bakınız antifriz
YORDURMAK

  1. [-i] Yorumunu yaptırmak, yorumlanmasını sağlamak
OLADURMAK

  1. [nesnesiz] Olmaya başlayıp sürmekte olmak
    • "O iş oladursun, biz yine de ardını bırakmayalım."
  2. Öteden beri olmak
    • "Bu oladuran bir hareket sayılmaz."
KOYDURMAK

  1. [-e, -i] Birinin bir şeyi bir yere koymasını sağlamak
KOVDURMAK

  1. [-i] Kovma işini yaptırmak
DONDURMAK

  1. [-i] Donmasını sağlamak; buydurmak
  2. [mecaz] Bakınız sabitlemek
  3. [mecaz] Hareketsiz hâle getirmek
  4. [mecaz] Bakınız soğutmak
    • "Gönlümü dondurdu kimsesizliğim / Yetişir bu yalnız sürüklendiğim" (Enis Behiç Koryürek)
  5. [mecaz] Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak
  6. [mecaz] Beklemeye almak
    • "Nicedir yaşam işlevlerini sınırlamış, kapasitesinin altına inivermiş, madde değişimini dondurmuştu." (Elif Şafak)
YUMDURMAK

  1. [-i] Yummasını sağlamak
GİDEDURMA

  1. [isim] Gidedurmak işi
BULDURMAK

  1. [-e, -i] Bulma işini yaptırmak
SOYDURMAK

  1. [-e, -i] Soyma işini yaptırmak
    • "Çadırda esvaplarını soydurdu, vücutlarına baktı, beğenmedi." (Ömer Seyfettin)
DURDURMAK

  1. [-i] Durmasını sağlamak; bastırmak, çevirmek, eğlemek, yenmek (I)
    • "Sızıntıları durdurmadan, bir önlem almadan ne diye bütün kitapları, eşyaları taşıdık ki!" (Adalet Ağaoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü